SİTEM VE ÖVGÜ BİR ARADA

Bu haber 08 Haziran 2009 - 0:00 'de eklendi ve 705 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Orman Teşkilatının Kuruluşunun 170.yılı münasebetiyle gazetecilerle bir araya gelen Muğla Orman Bölge Müdürü İbrahim Aydın, çalışmaların yansıtılması adına memnuniyetini ifade ederken, bir konuda sitemden geri kalmadı.
Bu defa sizinle beraber olmak için helikopterle gelmedim! derken, geçmişte buna ilişkin verilen haberden dem vuruyordu.
O süreçte bir gazeteci arkadaşımız, bölge müdürü Ula’daki kahvaltıya helikopterle geldi haberini yansıtmıştı.
İlişkin olarak Aydın, görev gereği gittiğim Marmaris’ten dönüşte zaman kaybını önlemek için mecburen helikopterin konuşlandığı noktaya iniş yaptık diyordu.
Tam yeri geldiği kanısıyla, teşkilatımızın çalışmalarını yansıtmada gösterdiğiniz ilgi ve alakadan dolayı, basın mensubu arkadaşlarımızı, kurumum adına teşekkür ediyorum.
Sizler ne zaman bir etkinliğimiz oldu, yanımızda yer aldınız.
Ama diyor!
Bu haberleri yazar ve de görüntülerken lütfen bizlerden bilgi alınız.
O takdirde gelişmelerin ne olup olmadığı tam olarak vatandaşımıza aksettirilir.
Aksi halde eksik bilgilendirme olur.
Bölge Müdürü İbrahim Aydın, doğru söylüyordu.
Haberin halka intikalinde asıl olan, gelişmelerin birinci elden alınmasıydı.
Ancak…
Öyle anlar olur ki, ne bölge müdürü, ne de onun adına açıklama yapacak merci bulmakta zorlanıldı.
Örneğin önceden kaleme aldığım bir yazımda altını çizdiğim gibi, her hangi bir orman yangınıyla ilgili, gazeteci arkadaşımız bilgi almak istediğinde, şimdi sırası mı! cevabıyla karşılaşmıştır.
Oysa karşı taraf şunu bilmeliydi.
Medya mensupları da kamu adına görev yapan kuruluşların temsilcisidir.
Dolayısıyla söz konusu yangınla ilgili bilgi vermek kaçıanılmazdır.
Bu nedenle bölge müdürü Aydın’dan, haberi bizden alın derken, bu tür ayrıntıyı gözden kaçırmamasını isteriz.
***
Ardından, teşkilatın kuruluşuna yöneliyor.
Dolayısıyla mutlu ve gururlu.
Zira kuruluş, en eski teşkilat olmanın ötesinde, sağladığı sayısız faydalar itibariyle, farklı bir konuma sahipti.
Buna kimsenin itirazı olamazdı.
Halkın can ve mal güvenliği ötesinde asayişin sağlanması adına kurulan emniyet teşkilatı ile birlikte geçmişi Osmanlı İmparatorluk dönemine ait bir kuruluştu orman teşkilatı.
1839 yılında kurulan teşkilatla ilgili Bölge Müdürü Aydın;
“Ülkemiz ormancılığı önceleri, iktisadi amaca hizmet etmek için odun hammaddesinin değerlendirilmesi çerçevesinde yürütülüyordu.
Son yıllarda ise rekreasyon alanındaki çalışmalar ön plana çıktı.”
Anlaşılan o ki yüzyıllar öncesinde ormanlardan istifade yüzeyseldi.
Bir taraftan yakacak diğer yandan ev, köprü ve benzeri ihtiyaçların karşılanması adına kullanılıyordu.
Ne zaman dünya sanayi devrimine yöneldi.
Orman ürünleri, çok önemli sanayi hammaddesi olarak yerini aldı.
İşte bu noktada, tam bir açmaz içerisinde olan ülkelerin başında Türkiye’nin geldiği yadsınamaz.
Bir zamanlar uçsuz bucaksız ormanlık alanlara sahip ülke iken bugün ne yazık ki belirli bölgelerde yoğunlaşan ormanlara sahibiz.
Nedeni de tartışma götürmeyecek kadar açık.
Bölge Müdürü Aydın’nın ifade ettiği gibi, başlangıçta ormanlardan bilinçsizce odun hammaddesi olarak istifadeye yönelmek, gelinen noktayı tetikleyen temel unsurdu.
Üstelik bu durum belirli süreler içerisinde sınırlı kalmadı.
Neresinden bakarsanız bakınız 1 yüzyılı geçen süreçte ormanlarımız, akıl almaz bilinçsiz kullanmanın kurbanı oldu.
Yetmezmiş gibi zamanımıza doğru gelindiğinde maruz kaldığı yangınlar, halkın tarla açma eğilimleri ve de erozyon gibi doğal olaylar, günümüzdeki tablonun göstergesi.
Aksi olsaydı, farklı bir manzara ile karşılaşılırdı.
Kaldı ki çok değil yarım asır öncesinde havadan çekilen fotoğraflar, her şeyi anlatıyor.
O fotoğraflarda yer alan ormanlık alanların yerinde bu gün tabir yerindeyse yeller esiyor.
Buna karşın günümüzde ormancılığın istenen düzeyde olması, geçmişi bir tarafa koyarsak, iyimser olmayı gerekli kılıyor.
Zira bölge müdürüne göre bugünkü bakış açısı, orman ve orman kaynaklarını her türlü tehlikelere karşı korumak, doğaya yakın bir anlayışla geliştirmek, ekosistem bütünlüğü içinde ve topluma çok yönlü sürdürülebilir faydalar sağlamak şeklindedir.
Sonuçta, övgü ve sitem içeren birliktelikte, bizleri daha bir mutlu kılan bölge müdürünün, ormancılığın geleceğine yönelik son sözleri oldu.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.