SİT Derecelendirmeleri Kalkıyor

Bu haber 22 Kasım 2018 - 1:04 'de eklendi ve 927 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Hüseyin Nizamoğlu

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürü Osman İyimaya, SİT derecelendirmelerinin kalkacağını, hassas bölgeler tanımı getirileceğini açıkladı.

Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürü Osman İyimaya SİT derecelendirmesinin yerine ’Hassas Alanlar’ teriminin getirileceğini, özellikle kırsal alanlardaki SİT alanlarda evlilik yaşına gelmiş gençlerin ev yapmalarının kolaylaştırılacağını söyledi.

İyimaya, Doğal SİT alanlarının yeniden irdelenmesi gerektiğini belirterek, “Bu alanların bilimsel temelinin olması gerekiyor. 4 dönem izlenmesi gerekir. Bu dört dönemin aralarında eğitim toplantıları ile arazi çalışmaları da yapılacak. Arazi çalışmalarında arazileri yerinde görme imkânımız olacak. Özel Çevre Koruma alanlarında bundan 15-20 yıl önce ilan edilmiş ve yapı yasağı olan alanlar var. Özel mülkiyet içindeki bu alanlara vatandaşlarımız ne ekebiliyor, ne biçebiliyor. Biz diyoruz ki bu alanlara vatandaşın gerçekten ihtiyacı varsa, buralarla ilgili devletimiz gerekli tedbiri almalıdır, buralar ile ilgili devlet çözüm üretmelidir. Vatandaşı rahat ettirmeliyiz. Bu düzenleme Büyükşehir Belediyelerini de rahat ettirecektir. Özel Çevre Koruma (ÖÇK) sınırlarımız ile ilgili bir değişiklik yok. Kendi içindeki kullanım kararları ile ilgili yeniden gözden geçirilmesine ihtiyaç duyulduğunu söylüyoruz. Bu da SİT derecelerinin yeniden irdelenmesi amacını taşıyor. Önceden 1. 2. ve 3. derece ve Doğal SİT’ler vardı. Biz bu isimleri literatürden kaldırıyoruz. Yeni bir çalışma ile bu alanlara ‘Hassas Koruma Alanları’ getiriyoruz. Hassas koruma alanları içinde vatandaşın özel mülkiyeti olmamalı diyoruz. Buraları devlet koruyacak. Eğer bilim adamlarımız bu alan doğal SİT alanından çıkarılmalı diyorsa çıkarılacaktır. Korunması gereken alanlar içinde eğer içinde vatandaşlarımız var ise, vatandaşlarımızı mağdur etmeyecek şekilde Bakanlar Kurulu’na arz edeceğiz. Bu konuda yeniden değerlendirme çalışmamız devam ediyor. Yılsonunda veya 2016 yılının başında bu tartışma bitmiş olacak. Koruma amaçlı imar planlarını yapamıyoruz. Plansız büyüyoruz ve bu da kaçak yapılaşmanın önünün açıyor. Birinci derecede doğal SİT alanı içinde kalan yerleşim birimlerinde ev yaptırmıyoruz. Ama evlenecek gençler de ev yapamıyor. Bu konuları içeren yeni bir düzenleme çalışmamız var” dedi.

Sayın İyimaya’nın, Ocak 2015’de Muğla’da valilikte yapmış olduğu açıklamayı verdik.

Diyoruz ki.

DERECE VERİLECEKSE DENİZLİ YOLU VE SİT OLMASI GEREKEN YER ORADA SIRITIYOR

Kendileri Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürüdür. Ayrıca Tarihi Eserleri Koruma Genel Müdürlüğü var. Muğla’da bulunan müdürlük tarihi eserleri koruma ama isterlerse kızıl dikenli kıraç yerlerde sit olabiliyor, mesela Muğla’dan çıkış Denizli yolunun sağ tarafı üniversite güneş parlıyor, hayat fışkırıyor. Sol tarafı Karabağlar yaylası tarafıdır. Yoldan 300 metre civarı sit alanına doğru eski tütün tarlaları imiş. Hala tütün damları oralarda var. Hatta şehre bitişik küçük sanayi sitesine bitişik tarlalar sit ama dayısı olanlar gayet rahat bina yapabiliyorlar.

Sit alanına yakın yerlere model evler yapıldı. Yeni mahalle olan bu yerler ile Denizli yolu arasında olan tarlalar inadına sit olarak kalmasından zevk alanlar var. Adresini öğrendiğimize göre ilgili makama dilekçemdir.

Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’ne Muğla

Menteşe sınırları içinde, küçük sanayi bölgesinden devamla Denizli yolunun Karabağlardan tarafta yol ile sit alanı arasında 300 metre aralıkta hiç tarih yok, yaşlı ağaç yok. Bu alan sit dışına çıkarılmalıdır.

Buradaki tarla sahipleri fakir insanlardır. Üniversiteye ihtiyacı olan küçük otel odaları veya küçük evler yapma şartı getirilse, bir kişi değil de bütün aile kalkınmış olur SAYGILAR.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.