“SİT Alanları Kaygıları Yersiz”

Bu haber 16 Kasım 2016 - 0:01 'de eklendi ve 973 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

 Geçen hafta 11.11.2016 da bu köşede çıkan “Valiliğin FETÖ Açıklaması” başlıklı yazımda, Vali Amir Çiçek’in bazı yazılarımız nedeniyle yaptığı açıklamayı paylaşmıştık. Vali Çiçek yazılarımızın kendisinde üzüntüye neden olduğunu belirtiyordu.

Bizim yazılarımızın “kamuoyunu yanıltıcı” ve kendilerinin FETÖ mücadelelerini akamete uğratıcı, zayıflatıcı olduğunu düşünüyordu.

Oysa biz böyle bir niyet içinde olmadığımız gibi, yazılarımızla kendilerine destek vermeye çalışıyorduk. O nedenle bizde 11.11.2016 tarihli yazımda, Vali Çiçek’in açıklamasının yanında “üzüntülerimizi” de dile getirmiş ve yazımı “Sakın yanlış anlaşılmasın. Bizim övgü almak gibi bir derdimiz yok. Ancak yergiyi hak ederek alalım… Bunu istemek hakkımız, ama bundan sonra kalem oynatmayız. Bu Vali Amir Çiçek ile ilgili son yazımız olsun…” diye noktalamıştım.

Dünkü yazımız üzerine arayıp “Vali ile ilgili yazmayacaktınız, ne oldu?” diye soranlar oldu.

Biz medeni insanlarız. Hafta sonunda kahvaltıda tokalaştık…

 

xx            xx            xx

Menteşe (Muğla) Öğretmenevi’nde yapılan basın kahvaltısında Muğla Valisi Amir Çiçek çeşitli konulara değindi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan örnek vererek başta muhtarlar olmak üzere STK’lar, meslek odaları ve şehit aileleri ile etkileşimi en üst seviyeye çıkaracaklarını açıkladı.

Önümüzdeki günlerde kamu kurumlarının performanslarını gözden geçireceklerini belirten Vali ÇiçekYeni yıla girerken ne yaptılar, ne yapmadılar bakacağız. Benim kapım her zaman herkese açık. Kurumlarımız da öyle olacak. Biz vatandaşlarımıza nasıl yaklaşım gösteriyorsak onlarda öyle yaklaşım gösterecekler.” diyerek şöyle devam etti:

Cumhurbaşkanımız nasıl vatandaşla bir araya geliyorsa biz de öyle bir araya geleceğiz. Önümüzdeki haftalarda ilçelere gideceğim. Kaymakamlarda bizim yaptıklarımızı yapacaklar. Zaten dinamiğiz, ama dinamizmimizi arttıracağız.

İlçelerde kaymakamların durumunu bilmiyoruz, ama vatandaşla iletişimde siyasilerin Vali Amir Çiçek’e ulaşmaları zor görünüyor… (!)

 

xx            xx            xx

Kahvaltıda Vali Çiçek’in yanı sıra İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Yavuz Özfidan, İl Emniyet Müdür Vekili Ahmet Yeniçeri, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Uğur Şeren, İl Milli Eğitim Müdürü Celalettin Ekinci, İl Kültür ve Turizm Müdürü Veli Çelik, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Serkan Öçalmaz hazır bulundu.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Uğur Şeren gazetecilerden gelen bir soru üzerine SİT alanları ile ilgili kaygıların yersiz olduğunu söyledi. “SİT alanları 2014’te bize geçti. SİT kararları alınırken bilimsel çalışma yapılmadığı ortaya çıktı. Şimdi bu yapılıyor.” diyerek şöyle devam etti:

Muğla’daki alanlar bir yıl irdelendi. Şimdi ilgili kurumların teklifi alınıyor. Bütün görüşler Bakanlıkta toplanacak. Sonra yapılan çalışma askıya çıkarılacak. Askıda itirazlar alınıp değerlendirilecek. Ortalıkta tartışılan taslak. Teklifleri istenen kurumlara gönderilmişti. Büyük Şehir Belediyesi’ne de gönderildi. Sanıyorum taslak oradan sızdırıldı.

 

xx            xx            xx

Bu “sızdırma” ifadesi için Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ne der bilmiyorum.

Gerçekten bir sızdırma oldu ise bu hiç de hoş bir şey değil…

Buna karşılık Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Muğla Büyükşehir Belediyesi ile paylaştığı “taslağıMuğla kamuoyu ile paylaşmak istememesi nasıl açıklanabilir bilemem… Ne dersiniz, hoş karşılanabilir mi?

Kahvaltı sohbetinde bu konu da Vali Amir Çiçek’in sözleri de oldukça dikkat çekiciydi. “SİT alanlarını koruyoruz. Daha ortada bir şey yok. Bir olumsuzluk olursa, sizde, bizde, hepimiz sahip çıkarız.” diyordu.

Bu arada Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Uğur Şeren’in açıklamasını pekiştirmek istediğinden mi ne Kemal Önekli söz aldı. Büyükşehir’den sızdırıldığı söz konusu edilen “taslakla” ilgili “tezvirat”ın nereden yapıldığını sordu. Önekli’nin bir ikinci sorusu Muğla’da FETÖ mücadelesi ile ilgili oldu. Her kurumda Mücadele Komisyonu kurulduğunu anımsatarak “Büyükşehir Belediyesi’nin bir açıklamasını göremedik. Belediyelerde mücadele ne durumda? Onlardan FETÖ’cü çıkmıyor mu?” diye sordu.

 

xx            xx            xx

Belediye çalışanlarından da haklarında idari ve adli soruşturma açılanlar olduğunu belirten Vali Amir Çiçek münevver yazar Önekli’nin sorusunu yanıtlarken, “Çıkarırlar çıkarmazlar. Çıkarmazlarsa biz çıkarırız.” dedi.

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile mücadelelerini anlatırken, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında il genelinde yürütülen FETÖ/PDY terör örgütüne yönelik yerel basında ve sosyal medyada “Muğla’da yeterli operasyon yapılmadığına” ilişkin yayınlar yapılmasını eleştiren Vali Çiçek, sürecin devam ettiğini ve bu süreçte FETÖ örgütüyle ilişkilenmiş kim varsa üzerine gideceklerini söyledi. Vali ÇiçekKimse saklı kalmaz” ifadesinde bulundu.

Bu ifade önemli… Bence kararlılığın ifadesi…

Bu kararlılığı desteklemeliyiz.

 

xx            xx            xx

Muğla‘da darbe girişimi öncesinde de FETÖ okullarını kontrol ettiklerini belirten Vali Çiçek, FETÖ mücadelesini anlatırken “Zannetmeyin ki 15 Temmuz’dan önce devletimiz çalışma yapmıyordu. Özellikle Muğla’da kurduğum bir ekiple bu okulları denetledik. Gereken cezalar verildi, kapatmalara kadar da gidildi. Ama hepsi yargı denetiminde yapıldı.” diye konuştu. O konuşmadan bazı satır başları şöyle oldu:

Ülkenin birlik ve beraberliğine engel olmak isteyen her türlü yapıyla etkin bir şekilde mücadele ediliyor. Bizim için FETÖ ne ise DEAŞ, PKK ve diğer terör örgütleri de odur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yıkmak isteyen her türlü terör örgütüyle mücadelemizi dün nasıl yapıyorsak, bugünde aynı şekilde bu mücadeleye devam ediyoruz

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz’daki darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanımızın otelde yaptığı açıklamanın ardından milletimiz meydanlara indi. Cumhurbaşkanımızı Marmaris’ten güvenli bir şekilde yolcu ettik. Hainler emellerine ulaşamadı.

 

xx            xx            xx

Köşe yazarları İsmail Atasever ve Kazım Tokuç’un sorularını yanıtlarken, Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) destek veren bazı kurumları lağvederek vatandaşların kullanımına açtıklarını, okulların ve yurtların taşınmazlarını Hazine’ye devrettiklerini belirtirken, kentte 17 yurt, 14 okul, 8 derneğin kapatıldığını vurguladı.

Bugüne kadar FETÖ‘ye destek verdiği belirlenen bin 146 devlet memuru hakkında soruşturma başlattıklarını anımsatan Vali Çiçek, bu kişilerden 432’sinin görevden uzaklaştırıldığını, 250’sinin tutuklandığını, 459 kişinin görevden atıldığını, 122 kişi hakkında adli kontrol verildiğini ve 5 kişinin de arandığını ifade etti.

Sadece kamu kurumlarında değil sivil yaşamda da gerekeni yaptıklarını ve yapmaya devam ettiklerini söyleyen Vali Çiçek şöyle devam etti:

Operasyonlar sivillere de yansıdı. İl genelinde 281 sivile işlem yapıldı ve bunlardan 154’ü tutuklandı. Kimse saklı kalamaz, kalmayacak. Devlet devletinin yanında olan vatandaşı korur. Teröristleri korumaz.

 

xx            xx            xx

Biliyorum şimdi “Kamu, sivil tamamda, siyaset nerede?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim…

Nedense Kemal ÖnekliBelediyelerde mücadele ne durumda?” diye sorarken “Siyasi partilerde mücadele ne durumda?” diye de sormadı. Belki de aklına gelmedi…

Gerçi Vali ÇiçekHakkında işlem yapılan kamu görevlilerinin içinde belediye çalışanları da var” dedi, ama meselenin bu yanı biraz eksik kaldı.

Herkeste “Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) her yere girmişte bir tek siyasi partilerle belediyelere mi girmemiş?” sorusu var. Bana kahvaltıda bu soruyu neden sormadın diyenlerde olacaktır. İyide kahvaltıda bir ben değil, Muğla Basını vardı… Zaten Vali Çiçek de “Süreç devam ediyor. Kimse saklı kalmaz” diyor.

Köyün delisi olmaktan yoruldum!

Kahvaltıda ilin valisi ile Muğla’yı konuşmak güzeldi. Tekrarını bekliyoruz…

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
muğlalı vatandaş 16 Kasım 2016 / 11:58

sevgili özcan özgür sit alanları ile ilgili olarak endişelenmemek mümkün mü? rahmetli Oktay Ekinci’nin anma gününde Menteşe Belediyesi tarafından düzenlenen toplantıya katıldım.oradaki bir çok değerli büyüğümüz bu deşifre olan taslak hakkında açıklama yaptı,Fethiye’den Bodrum’dan bir çok insanın katıldığı toplantıda söz alan herkes bu cennet memleketin rant talanına kurban gideceği görüşünde bu sit alanlarının 1. dereceden 2. ve 3. derecelere düşürülmesi demek bu cennetin cehenneme dönmesi demektir. Bu sit alanlarında yaşayan mağdur olduğunu düşünen vatandaşlara bir kaç cümlem olacak;şu anda arsalarına ev yapamıyorlar ya da istedikleri gibi düzgün bir evde kalamıyorlar tamam buraya kadar itirazım yok keşke sadece bu sit alanları konusunda tek derdimiz bu olsa ama gerçek şu ki örneğin Akbük’te arsası olan mehmet ağa sen dinle bak bu sit kanunu geçtikten sonra sana ev yaptırırlar mı orada sanıyorsun? İstanbul’un kodamanları gelecek oraya sana ömründe görmediğin parayı verecek ondan sonra ne olacak her yer betona dönecek bu cennet hepimizin bu cennete el süren herkes cehenneme gitsin. Yerel basında yer aldığı gibi yerli halkın ev yapabilmesi için güzel bir haber falan değil bu bildiğin cennet satışı bildiğin rant talanı. bu talana ortak olan çanak tutan herkes suçludur. bakın Bodrum da bir zamanlar cennet idi şimdi oraya toki geleceği konuşuluyor ve taslak plana göre şu an yerleştiği alan 10 kat genişliyor.