SİT Alanları Avrupa Parlamentosu’nda

Bu haber 16 Mayıs 2017 - 1:40 'de eklendi ve 749 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozcanozgur@hamlegazetesi.com.tr
Özgürce

Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) yarım yılı geride bıraktı.

Doğrusu son yılların STK ve Meslek Odalarının hallerine bakınca MUÇEP’e uzun soluklu bir ömür biçemiyordum.

Altı ayı dolu dolu geride bırakmaları ölçü olmayabilir.

Ama eksilmediler. İyi ki varlar…

Muğla Çevre Platformu’nun altıncı aylık olağan meclis toplantısı, Bodrum Belediyesi ve Bodrum Kent Konseyi‘nin de desteğiyle Bodrum Bitez’de Defne Restoran‘da yapıldı.

Toplantıda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın SİT Alanlarındaki koruma derecelendirmelerini değiştiren çalışmasının Avrupa Parlamentosu’na taşındığı açıklandı.

Değişikliklerin Haziran ayında Avrupa Parlamentosu’nda tartışılması için MUÇEP’e davet geldiği ifade edildi.

 

xx           xx           xx

MUÇEP tarafından yapılan açıklamaya göre, Muğla ve ilçelerinden çeşitli doğal ve tarihi çevre dostu derneklerin temsilcileri yanında duyarlı bireylerin katıldığı MUÇEP toplantısı, 6 Mayıs’ta idam edilen 68 kuşağının önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.

Sekiz saat süren toplantının ardından 7 maddeden oluşan sonuç bildirgesi yayınlandı.

Bildirgenin ilk maddesinde “MUÇEP; öncelikle Muğla ili olmak üzere ülke ve dünya genelinde yaşam kaynağımız olan doğanın geri dönüşü olmayan şekilde tahrip edilmesine yol açan ve korunan alanlara zarar veren girişim ve uygulamalara karşı, her kim ve kuruluş olursa olsun, her türlü karşı duruşu göstermeye ve mücadeleye devam edeceğini bir kez daha vurgular.” denildi.

 

xx           xx           xx

Toplantıda, 4 Mayıs 2017’de Muğla Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından askıya çıkarılan, “Bodrum İlçesi, Yalı beldesi, Adayalı Turizm Merkezi sınırları içerisinde kalan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım ve Uygulama İmar Planı” ve “Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi Muğla İli, Marmaris İlçesi, Okluk Koyu mevkiine ait 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım ve Uygulama İmar Planı” için gerekli girişimlerde bulunmaya, süreci yakından takip etmeye ve yol haritası çizmeye karar verildi.

Toplantıda bir de SİT Alanları ile ilgili açıklama yapıldı. Sonuç bildirgesinde bu konuda şu ifadelere yer verildi:

Bu konuda Çevre Şehircilik Bakanlığı, Başbakanlık, Mecliste grubu bulanan partiler ve Muğla Milletvekilleri ile görüşmelere devam edilecek. Doğal ve Arkeolojik SİT Alanlarındaki değişikliklerin yasal olmadığını; Türkiye’nin taraf olduğu ve imzaladığı uluslararası sözleşmelere aykırı yasal değişiklikler yapıldığını bir mektupla 9 Nisan’da Avrupa Parlamentosu’na gönderdik. Haziran ayında, değişikliklerin Avrupa Parlamentosu’nda tartışılması için MUÇEP olarak davet edildik.

Kuracağımız bir komisyon ile Avrupa Parlamentosu toplantısına katılarak Muğla’nın cennet koylarında yapılan doğal SİT alanlarındaki değişikleri belgeleri ile birlikte anlatacak, yaşanacak felakete dikkat çekeceğiz.

MUÇEP’liler,  yol haritasını çizmek ve hukuksal zeminde mücadele etmek için biraraya gelmeye devam edecekler.

 

xx           xx           xx

MUÇEP’in bir sonraki toplantısının 10-11 Haziran’da Datça’da yapılmasına karar verilirken, Yatağan Turgut’ta yaşanan “zeytinlik katliamına” da dikkat çekildi.

Turgut Yardımlaşma Tabiat ve Kültür Varlıklarını Koruma Derneği üyelerinin de katıldığı toplantıda, Turgut’ta yaklaşık 9 köyün yakın bir zamanda altında kömür madeni bulunduğu gerekçesiyle boşaltılacağı ifade edildi. Kömür için bu köylerdeki zeytinlerin yok edileceğine dikkat çekildi.

Destek istediklerini ifade eden köylüleri dinleyen MUÇEP’liler, sonuç bildirgesinde destek kararı aldıklarını açıkladılar.

17-20 Mayıs tarihleri arasında yapılacak “Oyfest”e bir stant ile katılmaya karar veren MUÇEP, ayrıca 15-19 Mayıs tarihleri arasında gelenekselleşen “Gökova Bisiklet Turu”nda da yer almaya karar verdi.

MUÇEP Bahar Etkinlikleri” kapsamında 27/28 Nisan tarihlerinde yapılan “Gökova Deniz Turu” etkinliğinin, kamuoyunda farkındalık yaratma amacına başarı ile ulaştığı ve benzer etkinliklerin sürekliliğinin sağlanmasına karar verildiği de belirtilen sonuç bildirgesinde şöyle devam edildi:

MUÇEP’in birincil ve tekil bir sorunu yoktur. Doğal sit alanları başta olmak üzere tahribatın yaşandığı bölge aciliyetine göre, gündeme öncelikli olarak alınacak ve yol haritası çizilecektir.

MUÇEP, uluslararası sözleşmelere aykırı gelişen uygulamalar için başlattığı uluslararası ilişkileri geliştirerek sürdürmeye ve hızlandırmaya karar vermiştir.

 

xx           xx           xx

Bu arada Muğla Çevre Platformu’nun internette “Change.org” da başlattığı imza kampanyası da devam ediyor. “Change.org” da MUÇEP’in Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile sit alanlarının yeniden derecelendirilmesi çalışmasını yürüten bilim insanlarına “vazgeçin” çağrısına bu yazının kaleme alındığı an itibariyle 18 bin 7 kişi imza attı.

İmza sayısı 25 bini bulunca, kampanya metni Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Proje Yöneticisi – Ekolog – Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hayri Duman’a teslim edilecek. Kampanya metninde projeyi yürüten bilim insanlarına şöyle sesleniliyor:

Muğla’da eşsiz ormanların, bakir koyların, zeytinliklerin betonlaştırılmasına neden olacak  ‘bilimsel’ raporu hazırlayan bilim insanlarına, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na açık çağrıda bulunuyoruz: Bırakın Muğla’nın Kıyıları, Koyları, Ormanları, Köyleri, Sulak Alanları Doğal Kalsın! Sayın akademisyenler, teknik uzmanlar, farkında mısınız? Türkiye’nin bugüne kadar görmediği duymadığı büyüklükte bir doğa tahribatının sorumluları olarak tarihe isimleriniz kara harflerle kazınmak üzere! Henüz vakit varken Türkiye’nin gördüğü en büyük doğa tahribatı hazırlığından imzanızı çekin! Sizlerin iyi niyetle hareket ettiğinize eminiz. Ama imzalarınızın, Türkiye’nin en büyük doğal yaşam ve peyzaj mirasının ölüm fermanı anlamına geldiğini fark edin.

2016/12 ‘Muğla 4 Mevsim Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Raporu’na atmış olduğunuz imzalarınızı geri çekin.

 

xx           xx           xx

Bırakın Muğla’nın kıyıları, koyları, ormanları, köyleri, sulak alanları doğal kalsın” diye noktalanan imza kampanyası metninde “Proje Hayata Geçerse Neler Olacak?” başlığı altında şu görüşler yer alıyor:

Özel Çevre Koruma Bölgeleri (ÖÇKB)  içinde kalan bu bölgelerdeki söz konusu arazilerin tümü, düne kadar 1’inci derece SİT alanı idi. Şimdi 14 kişilik bir heyetin gözlemleriyle 2’inci derece koruma alanı ya da 3’üncü derece sürdürülebilir turizm alanı olarak tanımlanıyor veya tamamen koruma statüsü dışına çıkarılıyor!

Bu rapor kabul edildikten sonra ÖÇKB çevre düzeni revizyonu, revize imar planları yapılacak ve bu eşsiz doğa mirasımız yerine konulamaz şekilde yok olacak.

Gökova’nın neredeyse %75’i, Bodrum’daki sit alanlarının %77’si, Karaada, Kissebükü kullanıma açılacak.  Datça Yarımadası’nın ve Hisarönü Körfezi’nin yarısına yakını, Gökova Körfezi kıyılarının tamamı ve körfeze bakan yamaçları; hatta Fethiye’deki Göcek Kıyıları-Adaları, Ölüdeniz kıyıları ve Kelebekler Vadisi gibi Türkiye Turizmi denince akla gelen ilk 10 fotoğraf karesi içinde yer alan doğal zenginlik miraslarımız beton kamyonlarının insafına terk edilmek üzere.

Bu değişiklik ile; Mavi Yolculuk, Doğa Gezileri, Bahçecilik, Zeytincilik, Doğal Tarım, Arıcılık gibi ekonomik açıdan sürdürülebilir sektörler ve yerel ekonomik faaliyetlerin yaşam alanları kalmayacaktır.

 

xx           xx           xx

İmza metninde adı geçen alanların tümü Birleşmiş Milletler doğa koruma envanterlerinde tescilli.

Buna karşılık getirilen doğal sit derecelendirme değişikliği ile bakan düzeyinde imza konulmuş uluslararası sözleşmeler, Bakanlar Kurulu kararı ile onanmış “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” düzenlemeleri fiilen yok sayılacak…

Metinde yer alan görüşlere katılıyorsanız hala siz de bir imza verebilirsiniz…

 

 

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.