SIRADAN OLAY OLMAKTAN ÇIKTI « Hamle Gazetesi

SIRADAN OLAY OLMAKTAN ÇIKTI

Bu haber 19 Haziran 2013 - 0:02 'de eklendi ve 977 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yaklaşık 20 gündür devam eden İstanbul Taksim Gezi Parkı olayları üzerine dile getirilecek o denli ayrıntılar var ki.
Bir kere peşinen vurgulamak gerekirse, bu sıradan bir olay değil.
Bizzat Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği gibi “birkaç çapulcunun” yaptığı bir eylem hiç değil.
Dikkat edilirse, 7 den 70’şe eyleme katılanlar arasında her yaş, düşünce ve yeterli eğitim almış kişilerin çoğunlukta olduğu görülür.
Dolayısıyla belirttiğim gibi, geçmiş siyasi dönemlerde sıkça vurgulanan çoluk çocuk işi olmaktan uzak.
Kim ne derse desin, nasıl bir yorumun sahibi olsa da bu bilinçli ve organize bir hareket.
Bu nedenle, önce AP, sonrasında DYP Genel Başkanı ve en son Cumhurbaşkanı olan Süleyman Demirel’in sıkça dile getirdiği benim köylüm, benim esnafım ve benim çiftçim diyerek geçiştirdiği süreci, AK Parti kurmaylarının kolayca üstesinden gelebilecekleri gözlenmiyor.
Zira sadece İstanbul ve Ankara değil Türkiye’nin pek çok kentinde benzer direnişler var.
Hatta yaşadığımız kent Muğla’da dahi “sınırsızlık meydanı” o gün bugün aynı eylemlere sahne olmaktadır.
***
Bu arada aynı olaylarla ilgili asla tasvip edilmeyen, eylemcilerin arasına karışan provokatörler.
Bunlar olmasaydı, en azından aralarına art niyetliler karışmasaydı, gelişmeler bu hal almazdı.
Hiç gereği yok iken aynı provokatörler etrafı yakıp yıkınca, zihinlerde çeşitli istifamlar doğurdu.
Bir yerde siz ne denli haklı olsanız da haksız pozisyona düştünüz demektir.
Zaten hükümet yetkilileri, özellikle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dozajı aşan açıklamalarının altında yatan budur.
İlişkin olarak önce Ankara’nın değişik semtlerinde ardından İstanbul’da AK Parti tarafından düzenlenen “milli iradeye saygı” mitingi altında yatan gerekçe, misillemeden başkası değil.
Siz hiç gereği yok iken gezi parkını bahane ederek bu tür eylemlere girişseniz de halk bizimle beraberdir.
Meydanlar bunu anlatıyor demeye getirdiler.
Hele mitinge katılma oranı tahminlerin çok üzerinde bir sayıya ulaşınca başbakan Erdoğan gövde gösterisi yaptı.
Buna karşın denebilir ki, bu mitinglere gerek var mıydı?
Oysa benzer girişimler yerel ve genel seçimler sürecinde yapılır.
Bugüne dek böyle gördük.
Bu arada AK Partinin Ankara ve İstanbul’da düzenlediği “milli iradeye saygı” mitinglerini “inatlaşma” olarak yorumlayanlar var.
Şahsen bu düşüncede olunduğunu sanmıyorum.
En azından olmamalı.
Zira halkla inatlaşma olmaz.
Hele aynı parti son seçimde % 50 nispetinde ol almışsa.
***
Gelinen noktada asıl dikkat çeken ve de gözden ırak tutulmaması gereken en önemli ayrıntı, gezi parkı olaylarına destek veren insan profilleri.
Dikkat edilirse bu defa olaya tepki gösterenlerin tamamına yakını, bilinçli hareket edenler.
Aralarında tepki çeken bazı isimler olsa da eğitim düzeyi üst seviyede olanlar daha bir çoğunlukta.
Yanı sıra halk deyimiyle tuzu kuru olanlar da aynı eylemin destekçileri.
Hal böyle olunca hükümetin bu tabloyu çok iyi görmesi ve ne istendiğini iyi okuması gerektiğine inanıyorum.
Görmeliler ki AK Parti Hükümetinin iktidar olduğu süreçte bu ülke adına yaptığı hizmetler, görmemezlikten gelinmesin.
Bugün bazı alanlar hariç, atılan çok yerinde adımlar sonucu Türkiye’nin konumu tasvip edilen bir noktaya geldiğine göre gelişmeler iyiden iyiye irdelenmeli.
Dolayısıyla bir konsensüs sağlanarak, ülke geçmişte olduğu gibi belirsizliğe sürüklenmemeli.
Ancak o zaman demokratikleşme adına atılan adımlar sekteye vurmamış olur.
Değilse bundan hepimiz zararlı çıkacağız demektir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.