Sınırsız beslenme kültürü ve obezite….

Bu haber 22 Şubat 2010 - 0:00 'de eklendi ve 1.091 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Şişmanlık günümüzde önemli sağlık sorunlarından birisi.. Tüm Dünya ülkelerini tehdit eden ve gittikçede, artan bir sorun..
Nasıl olmasın ki?
Sanki kimliğimiz ve benliğimiz kaybetmiş gibi hızlı beslenme ürünlerine yöneldik ve bu pazarlamanın ağına düştük.
Ülkemize hamburger sektörü girdiğinde, adeta büyülendik… Yavaş yavaş beslenme alışkanlıklarımız ve damak tadımız değişti. Değiştirildi!..
Sanki statü gösterisi gibi görüp, buralarda yemek yemeyi marifet sandık..
Çocuklar, erişkinler özgün yemeklerimizi beğenmez oldular..
Bireyleri fasd food bağımlısı toplum yarattık..
Hamburgerleri yutarken bize yaptığımız masumca gibi geldi…
Fakat, masum değildiler. Alışkanlıklarımız değiştikçe şiştik ve tombul olduk…
Şişmanlık, beslenme alışkanlıkları ile yakından ilgili..
Öyle bir direm etin bin ayıp örttüğü filan yok…
Bizde hortlayan bir sorun. Başka ülkelerinde temel sorunlarının başında.. Mesela ABD’de bu olay en önemli halk sağlığı sorunu…
Dünya’da şişmanlık artıkça, Dünya Sağlık Örgütü de sürekli şişmanlıkla ilgili eylem planlarını ortaya koyup, ülkelerin gerekli önlemleri almasını istemektedir..
DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü ) verilerine göre 2015 yılında 2,3 milyar insanın fazla kilolu ve şişman olacağı tahmin edilmekte. Durum vahim…
Ne düşündürücüdür ki, bir taraftan açlıkla yada yetersiz beslenme tehdidiyle yüz yüze kalan milyonlarca çocuk, insan var. Diğer yanda dengesiz beslenme ve sağlıksız yaşam biçimleri yüzünden obezite dediğimiz salgın halini alan bir hastalık var.
Ne yazık ki, obezite sınırsız tüketim kültürünün bir ürünü..
Şişmanlık, erişkinlerin yanısıra çocuklar ve gençleri de tehdit eden bir sorun..
Bazı hükümetler şişmanlıkla mücadele için şimdiden gerekli önlemleri almaya başladılar..
Toplum olarak beslenme alışkanlıklarımız değişti demiştik..
Neredeyse toplum olarak sebze ve bakliyat tüketiminden uzaklaşıyoruz…
İşlenmiş gıdalar mutfaklarımızın baş köşesinde!
Rafinerize şekeri, unu, tuzu ve şarküteri ürünlerini çok fazla tüketir olduk..
Adeta suni beslenme bağımlısıyız..
Gazlı içecekler çok fazla rağbet görüyor. Çocuklarımız sütü, ayranı, taze meyve suyunu içmez oldular…
İnsanımız, özgün yemeklerimizde uzaklaştıkça şişmanladı. Şişmanladıkça, daha erken ölüm, kalp ve safra kesesi hastalıkları, bazı kanser türleri, şeker hastalığı, yüksek kolesterol gibi pek çok sağlık sorunuyla karşılaşmaya başladı..
Dünyada oransal olarak hızla artan kalp ve damar hastalıklarının hazırlayıcısı etkenler arasında, sağlıklıksız ve hızlı beslenme ürünleri önemli bir etmen..
Hızlı beslenme ürünleri gündelik yaşamı kolaylaştırdığı gibi bir görüntü vermesine karşın, gerçekte sağlıklı yaşamı ortadan kaldırmaktadır..
Şişmanlığın toplumsal maliyetleri de var.. Ekonomik ve sosyal kalkınmayı da etkilemekte..
Günümüzde artık, hamburger tarzı fast food gıdaların, besin değerinin düşük, kalori oranının yüksek oluşu, hayvansal kaynaklı doymamış yağ asitleri içermesi, aşırı tüketiminin yüksek tansiyon, osteoporoz ve obezite gibi hastalıklara yakalanma riskini artırması ve koruyucu gibi katkı maddeleri içermesi nedeniyle, zararlı bir beslenme biçimi olarak kabul edilmektedir…
Toplumların hastalığı olarak göze çarpan obezite, giderek bu toplumlardaki yaşam kalitesini düşürmektedir.
Toplum sağlığını korumada ve bilinçlendirmede, eğitim ve gerekli önlemleri önceden almak çok önemli..
Sonuç olarak, Fast food beslenme, insanın sağlıklı, doğru ve dengeli beslenmesine aykırıdır…
Özellikle çocuklarımızın korunması gereklidir.Bu anlamda ,toplumdaki tüm yetişkin bireylere ve sektörlere önemli görevler düşmektedir..
Geçmişten gelen çok özgün bir yemek kültürümüz var. Bu özgün beslenme kültürümüz koruyalım. Çağımızın vebası şişmanlık hastalığını, sağlıklı beslenme ve spor yaparak yenelim..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.