SINIR TANIMAYAN YANGIN SÖNDÜRME EKİBİ

Bu haber 20 Temmuz 2010 - 0:00 'de eklendi ve 643 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bir dizi
incelemelerde bulunmak üzere önce Milas ilçesi, ardından Muğla merkeze gelen Orman Genel Müdürü Osman Kahveci, orman
yangınlarıyla ilgili öylesine çarpıcı açıklamalarda bulundu ki…

Genel müdürün işaret ettiği hususlar adına sevinmekle
birlikte, düşündürücü noktalar var.

Mutluluğumuz, sadece bizler için değil tüm canlı
varlıklar adına yaşamın olmazsa olmaz varlıklarından ormanlarımızın, yangınlara
karşı korunacak olması.

Korunuyor da.

Bugüne değin
gözlemlerimiz ötesinde bizatihi Orman
Bölge Müdürü İbrahim Aydın ve Orman Genel Müdürü Osman Kahveci’nin açıkladığı
gibi ormanlarımız 24 saat kamere kontrolü altında.

Yanı sıra
ormanların daha kesif olduğu merkezlerde, birçok “yangın gözetleme kulesi” konuşlandırılmış.

Dolayısıyla aynı bölgelerde görev üstlenen yangın
söndürme ekipleri.

Bu tür titizlik
gösterilmesi, orman varlıklarımız adına elbette sevincimiz.

Ancak…

Orman Genel Müdürü
Osman Kahveci’nin dile getirdiği “sınır
tanımayan yangın söndürme ekibi” çok yerinde bir teşekkül olmasına karşın,
şunu söyleyebiliriz.

Siz Orman Genel Müdürlüğü olarak sınır tanımayan
yangın söndürme ekibi kursanız da yangınlar sınır tanımıyor ki.

Sadece ülkemizde değil orman varlıkları itibariyle
daha zengin nice ülkelerde, bugüne değin çıkan yangınlarda binlerce hektarlık
alanlar yandı kül oldu.

Teknik donanım itibariyle Türkiye’den çok iyi ileri
ülkeler dahi icabında yangınlarla baş edemedi.

Sonra aynı yangınlarda hayatını kaybeden diğer
canlılara ne demeli!.

Yangın sonrası ortaya çıkan manzara, her birimizin
yüreklerini dağlamadı mı?

Bu nedenle, sınır tanımayan yangın ekibinin teşekkül
ettirilmiş olması elbette çok önemli de, ah birde yangınların önü alınabilse.

Yıldırım gibi doğal afetler dışında, bilhassa insan
eliyle meydana gelen yangınlar önlenebilse.

Hepsinden önemlisi, bu tür yangınların müsebbipleri
adına yürürlükteki yasaların caydırıcı özelliği olsa.

Hal böyle iken,
Orman Genel Müdürü Osman Kahveci’den bu konuda açıklama beklerdik.

Orman yangınlarında kasıt unsuru varsa, müsebbipler en
ağır şekilde cezalandırılır diyebilseydi.

Yine de şunu
söylerler.

Yürürlükteki yasaların caydırıcı özelliği var.

Madem ki mevcut yasalar çok ağır müeyyideler içeriyor.

Her sene kasıt unsuruna dayanan bu yangınlar neyin
nesi?

***

Bu arada,
sözlerimin teşkilat mensupları tarafından yanlış algılanmasını istemem.

Zira kendilerine
bir takım göndermelerde bulunduğum izlenimine kapılabilirler.

Kaldı ki,
yangınlarla mücadelede Muğla Orman Bölge Müdürlüğünün nasıl bir başarının
sahibi olduğunu, basın mensupları olarak yakından izliyoruz.

Ortada başarıyı simgeleyen
rakamlar var.

Rakamlar gerçeği
yansıttığına göre vurgulamak istediğim, yürürlükteki
yasaların yeterince caydırıcı özelliği olmadığı.

Kanun koyucular
onlar olmadığına göre.

Bu yüzden teşkilat
mensupları, orman yangınlardan kendilerini sorumlu tutamazlar.

Dolayısıyla bir
kez daha altını çizmek istiyorum.

Muğla Orman Bölge Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Baş
Müdür İbrahim Aydın, yardımcıları Mümtaz Kanat ve Ali Gökçöl, İşletme Müdürü M.
Salih Coşkuner, Koruma Şube Müdürü Ümit Döner ile birlikte Baş Müdürlüğe bağlı
işletme müdürlüğü ve bölge şeflikleri yangın ekiplerinin, nasıl can siper
çalıştıklarına tanık oluyoruz.

Hal böyle iken,
bir takım isnatlarda bulunmam asla söz konusuz değil.

Vurgulamak istediğim, en önemli varlıklarımız arasında
yer alan ormanlarımızı, gözünü kırpmadan yakanlar için mevcut yasaların
yetersizliği.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.