ŞİMDİ SIRA DEVLETTE « Hamle Gazetesi

ŞİMDİ SIRA DEVLETTE

Bu haber 08 Ekim 2010 - 0:00 'de eklendi ve 616 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Sadece Muğla
değil, Türkiye genelinde her yönüyle gelişme gösteren yerleşim birimlerinden
birinin Milas olduğunda, kimsenin şüphesi yoktur.

Olamaz,
zira veriler ortada.

İster tarım
ürünlerin çeşitliliği ve kalitesi bağlamında, isterse dokumacılık, enerji, turizm
ve madenler yönüyle olsun.

Hani
desek ki kimse eline su dökemez, kesinlikle afaki değil.

Bugün bünyesinde
dünyaca ünlü halıları dokunuyor, dağlarından yağ eksik olmuyor, ovalarından bal
akıyorsa, bilmem fazla söze hacet var mı?

Zaten,
Milas için söylenen “dağlarından yağ,
ovalarından bal akıyor” vurgusu, her şeyi açıklıyor.

***

Buna karşın,
tarım ürünlerinden pamuk adına bir açmazla yüz yüze geldi Milas.

Epey zaman
öncesinde AB üyelerinin getirdiği kota nedeniyle, yörenin en önemli pamuk
üretim merkezlerinden olduğu halde, üretici ister istemez geri çekilmek zorunda
kaldı.

Birde
baktık ki, zamanla bir uçtan diğerine uzanan pamuk tarlalarının kimi boş,
bazıları da alternatif diye getirilen başka ürünlerle kaplı.

Ne
var ki hiçbiri pamuk’un yerini tutmuyordu.

Ekonomik
değer itibariyle, pamukla boş ölçüşecek kapasitede değillerdi.

Dolayısıyla bu
durumdan üretici muzdarip, ilgili sivil toplum kuruluşu Milas Ziraat Odası
Başkanlığı daha bir sıkıntılıydı.

Nasıl
olmasınlar?

Pamuk
ürünü yerine konmak istenen hiçbir alternatif ürün onun yerini tutmuyordu.

Ama
üreticilerin bir kısmı direniyordu.

Bunu
gören Ziraat Odası Başkanlığı, yeniden teşvik etmek adına bir takım
girişimlerde bulunmaktan geri kalmadı.

İlişkin olarak
bu sene 3.gerçekleştirilen “Pamuk Hasat Şenliği”nde

konuşan Milas
Ziraat Odası Başkanı İsmail Atıcı diyor ki;

Türkiye
genelinde uygulamaya konan kota’ya rağmen Milas’ta pamuk ekim alanları her
geçen gün artıyor.

Bugün 10 bin
dönüme yaklaşan ekim alanlarımız var.

***

Şimdi
denecek ki, bir dönemin pamuk ambarı
olan Milas’ta, getirilen kota nedeniyle ekim alanlarının her geçen gün
daraldığının altı çizildi.

Oysa, Oda
Başkanı İsmail Atıcı’nın ifadesine göre 10 dönümlük ekim alanı var.

Bir çelişki yok
mu?

Hayır.

Kota
yüzünden üreticinin istenilen miktarda pamuk ekmediği doğru.

Ne
var ki, Atıcı’nın sürekli yeniden teşvik çabaları semeresini verdiği için bugün
açıklanan miktarda pamuk üretimi yapılmaktadır.

Aslında
başkanın baz aldığı kriterler günümüz koşullarıyla örtüşünce, ister istemez
yeniden pamuk ekimine dönmek zorunda kalıyor üretici.

Başkan
İsmail Atıcı;

“Bugün kota
nedeniyle getirilen alternatif ürünler var. Ama bütün bu ürünler günü
kurtarıyor.

Yani çiftçi
belki Bağ-Kur borcunu ödüyor, çocuğunu okutuyor, günlük geçimini sağlıyor ama
hepsi o kadar.

Geleceğe yönelik
sermaye birikimi yapamıyor.”

Başkan
Atıcı’nın teşvik anlamında üreticiye yaklaşımı sadece bu sözler değil.

Devamla,
üretici arazi alımında, makine ekipman
yenilemede ve diğer yatırımlar adına elinde sermaye olmadığı için yapamıyordu.

Yetmezmiş gibi
zorunluluktan birçok üretici elindeki arazi ile birlikte ekipmanları da satmak
zorunda kaldı.

Bugün pamuk
ürününün fiyatı 2 TL değil 5 TL olsa bile, bazı üreticiler dönmek niyetinde
değil.

Zira elindeki
ekipmanları sattı.

Dolayısıyla
üreticiyi küstürdük.

Ama
küsmeyenlerimiz var.

Ne olursa olsun
ben pamuktan doydum. Her şeyi pamuk sayesinde gördüm diyerek yeni teknolojinin
kullanıldığı ekipmanlara sahip olmak istiyor..

Şimdi ben
diyorum ki, madem çiftçimiz zor günde üretti.

Şimdi,
devletimizin destek vermesi gerekir.

Ancak bu şekilde
üretici yeniden pamuk üretimine yönelebilir.

Bir
açıklama, meselenin özünü anlatmaya yetiyor.

En
zor günlerde, üretici her şeyiyle devletin yanında olduğu aşikâr iken, sıranın
devlete gediği kaçınılmazdır.

Tabi
devletin ahte vefa duygusu dumura uğramamışsa…

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.