Şimdi Ne Olacak?

Bu haber 03 Temmuz 2015 - 0:02 'de eklendi ve 1.220 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Türkiye Sivas’ta katledilen canlarımızı anarken siyaset, Meclis Başkanlığı seçimine ve Bahçeli’nin sözlerine ve tutumuna kilitlendi.

Aradan 22 yıl geçmesine rağmen unutulmadı, unutmak mümkün değil… Bu gün 20-30 yaşlarında olanlar ise bilmezler… Bilmesinler mi, onlar yaşamasınlar mı demeli? Yeni kuşaklara 37 kişinin yanarak ve dumandan boğularak öldüğü gün nasıl anlatılır?

Bilemiyorum…

Bu topraklar, üzerinde yaşayan “bizlere” çok görülüyor. Bizi beze karşı getirmek, bizi bizle vuruşturmak için her zaman bir şeyler buluyorlar. Bizlerde salak gibi o oyunlara geliyoruz.

xx        xx        xx

Sivas’ta 37 kişinin yanarak can verdiği o ortak utancımız olaydan ders alabildik mi?

Keşke bu soruya yanıt verebilsek.

Bir canınızın yakıldığını ve yakanların cezalandırılmadığını düşünebiliyor musunuz? Böyle bir durumda ne yapardınız?

Pek çoğumuz “intikam” almanın peşine düşerdik. Kin ve nefret dolu olurduk…

Geçen 22 yılda ise yananların ailelerinde bu duygular görülmedi. Toplumsal barış bozulmadı…

Oysa daha öncede Çorum’da da, Kahramanmaraş’ta da tüm Türkiye’ye sıçrayabilecek bir başka kibrit çakılmıştı.

Çorum, Kahramanmaraş, Sivas olaylarının acılarını yaşamaya devam edenlerden alacağımız çok ders var… Alabildiğimiz an, gün Türkiye çok daha başka şeyler konuşuyor olacaktır.

Bu olay unutulmamalı… Olayları çıkaranlar bulunmalı ve hukuk zemininde hesap vermeli… Bir daha böylesi kıyımların yaşanmaması için devlete ve topluma düşen sorumluluklar yerine getirilmeli.

xx        xx        xx

Önceki gün 25. Dönem seçilmişlerimiz Meclis Başkanı seçimini yaptı. AK Parti Adayı İsmet Yılmaz 258 oyla Meclis Başkanı oldu… Herkes MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye tepki gösteriyor. Biraz da haksızlık ediliyor…

Bahçeli geçersiz oy kullandırmasaydı AK Parti Meclis Başkanlığı seçimini kaybederdi” deniliyor. Ama aslına bakılırsa ortada kazanılmış, kaybedilmiş bir şey yok. Meclis başkanını seçti o kadar. Elbette sonuç AK Parti yöneticilerini soluklandırdı, AK Parti seçmenini sevindirdi, ama partilerin 7 Haziran’da aldıkları oyların oranı değişmedi. Meclis Başkanlığı seçimi ile AK Parti tek başına iktidar olmadı!

Aslında ne oldu?

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi ortada bir “blok” olmadığı anlaşıldı.

HDP’nin sözünde durduğu görüldü. CHP’li Deniz Baykal’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adayı olmadığı anlaşıldı. AK Parti’nin içinde olmadığı bir koalisyonun kurulamayacağı görüldü.

xx        xx        xx

Bundan sonra ne olur?

Bundan sonra olacak belli. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önümüzdeki hafta Salı günü Hükümeti kurma görevini Başbakan Davutoğlu’na vereceği biliniyor.

Başbakan Davutoğlu önceki gün iftar yemeğinde “CHP’ye de MHP’ye de aynı mesafedeyiz” dedi. Demek ki Meclis Başkanlığı seçiminde MHP’nin ortaya koyduğu tavırdan “MHP ile AK Parti koalisyon için anlaştı” yorumunda bulunmak doğru değil.

Buna karşılık Başbakan Davutoğlu’nun CHP ve MHP’ye aynı mesafede olduklarına dair ifadelerinden “AK Parti HDP ile koalisyon düşünmüyor” yorumu çıkarılabilir mi bilmiyorum.

Hepimizin bildiği HDP’nin AK Parti’den teklif gelse de koalisyona girmeyeceği…

xx        xx        xx

Aslında HDP ile MHP’nin kırmızı çizgileri “birbirlerine hasımlıkları dışında” farklı değil.

Ben önümüzdeki hafta MHP’nin Meclis Başkanı seçimindeki tavrına rağmen, koalisyonda yer almama konusunda en az HDP kadar kararlı olacağını düşünüyorum.

Kaldı ki, MHP “Vatan, Millet, Bayrak” derken AK Parti de “Recep Tayyip Erdoğan” diyor.

Zor… Bu zorluk CHP-AK Parti koalisyon olasılığı için de geçerli.

Hani Başbakan Davutoğlu, “4 Bakanı Yüce Divan’a sevk edelim, Cumhurbaşkanı yetkili olduğu alana çekilsin” dese CHP, “4 Bakanı Yüce Divan’a sevk edelim, Cumhurbaşkanı yetkili olduğu alana çekilsin, çözüm sürecinden vazgeçelim” dese MHP koalisyona hazır.

Ancak Başbakan Davutoğlu’ndan böyle bir ifade beklemek saflık olur. Bu gün AK Parti’nin aldığı yüzde 41’lik oyun Erdoğan’ın oyu olduğunu bilmeyen yoktur sanırım.

AK Parti Cumhurbaşkanı Erdoğan’a rağmen hareket edemez…

xx        xx        xx

Tabi MHP’nin Meclis Başkanı Seçiminin hemen ardından Suriye konusunda açıkladığı tavrı da dikkat çekici… Meclis Başkanlığı seçiminin hemen ardından yapılan MHP Gurup Toplantısı’nda MHP lideri Bahçeli Türkiye’nin hemen Suriye’ye girmesini istedi.

Bu ikinci adıma da bakıp, MHP-AK Parti Koalisyonu tamam gibi demek de mümkün…

Ancak ben Bahçeli’nin erken seçimden yana olduğunu düşünüyorum. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da erken seçim istediği düşünülmekte… Sanıyorum olası bir erken seçimde AK Parti’nin tek başına iktidara gelebileceği beklentisine sahipler…

Bu günlerde Avrupa’da, hatta Avrupa’nın İskandinav ülkelerinde bile “milliyetçilik” yükselen değer… Bunun Türkiye’ye yansıması da ortada. 7 Haziran’da oylarını arttıran iki partiden biri MHP, diğeri HDP oldu…

MHP’de olası erken seçimde oyunu arttırmayı bekliyor. Tek başına iktidardan söz edenler bile var. HDP’de erken seçimde oylarını arttıracağı beklentisinde…

xx        xx        xx

Türkiye’nin beklentisi ise “Türkiye’yi temsil eden” bir hükümet tarafından yönetilmek ve 4 bakanın yüce divana sevgi ile çözüm sürecinin devam etmesi… Bu sadece bir 7 Haziran Seçimi sonucu değil. Birkaç gündür yapılan anketler de bunu gösteriyor. Anketlerde “Bu gün seçim olsa?” sorusuna verilen yanıtlar, 7 Haziran seçimi sonuçlarını ciddi anlamda değiştirmiyor.

Hal böyle olunca bir koalisyon şart görünüyor.

Çünkü artık AK Parti bir “Türkiye partisi” değil… Ötekileri zaten değildi… AK Parti artık Güney Doğu’da yok… MHP, 7 Haziran’da HDP’ye oy verenleri deve kuşu gibi yok sayarak (Ki böyle yaparak kendi meşruluğunu da tartışılır hale getiriyor) Türkiye Partisi olamayacağı gibi HDP’nin de kendisini her ne kadar “Türkiyeliyiz” dese de bir “Kürt Partisi” olduğu gerçeği değiştirilemez.

Yani MHP’nin Türk Milliyetçisi, HDP’nin Kürt Milliyetçisi olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Tabi kimse de kalkıp ülkenin kıyılarına hapsolmuş CHP için de “Türkiye Partisi” diyemez…

xx        xx        xx

Buradan hangi koalisyon çıkar?

AK Parti-CHP Koalisyonu çıkabileceği gibi AK Parti-MHP Koalisyonu da çıkabilir.

CHP-MHP Koalisyonu da çıkabilirdi… Ancak böyle bir koalisyonun mümkün olmadığı Meclis Başkanı seçiminde görüldü. Meclis Başkanı seçimine bakınca da herkesin aklına AK Parti-MHP Koalisyonu geliyor.

Ancak çözüm sürecinin devamı, demokratikleşmenin ve toplumsal barışın temini için CHP-AK Parti koalisyonunu isteyenler de az değil… Ki genel beklenti CHP-AK Parti Koalisyonu beklentisi… Bir yanda “Alayına karşıyız” diyen bir lider, öte yanda “Rövanşist değiliz” diyen bir genel başkan…

Bana sorsanız, adım adım erken seçime gidiyoruz. Kim ne derse desin ipler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinde. Yani dillendirildiği gibi Kasım ayında veya en geç 2016 Nisan’da erken seçimi gidilir…

Bunun adı da “erken seçim” değil, “koalisyon anlamında” soncu değişmeyen “tekrar seçim” olur.

O seçimde seçmen kimi, kimleri cezalandırır bilemem… Ve umarım bu arada Suriye’de kendimizi savaşın ortasında bulmayız…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
hüseyin canel 03 Temmuz 2015 / 01:19

Saygıdeğer üstadım..
Aziz Nesin ;125 kitap yazmış. Eserleri bir çok dile çevrilmiş. Zübük filmi ile akıllara kazınmış , yüzlerce çocuğun eğitimine imkan sağlamış.. değerli bir düşün ve edebiyat değerimiz. Madımak otelinin 4 katından itfaiye merdiveninden inerken.” Öldürün kafiri” nidaları eşliğinde.. Lince katılanlar sopayla yazarımıza saldırıyor Ve aziz nesin günlerce yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyor.. Ona saldıranın içinde yaşadığı topuma bir kıymeti harbiyesi var mı ? topluma zerre katkısı var mı.. bence Koca bir hiç ve tabiri caizse güruh…..Asıl sorgulanması gereken bu iptidai az gelişmiş yaratıkların ruhlarını ,beyinlerini ırkçılık mezhepçilik zehiri ile zehirleyen popülist siyaset tacirleri ve eğitim sistemi….
Çorum katliamına katılan yaşlı bir adamın itirafı kanımı dondurmuştu…. Utanç duyuyor muydu pişmanlığı var mı bilemem.. Ama bir gerçeğin altını çiziyordu..” vurun diyorlardı vuruyorduk ”“ diye mazeret bulmaya çalışıyordu davranışını.. sorgulamadan uzak sürü psikolojisine yatkın cahil bir topluluğu birkaç insanlıktan nasibini almamış soytarı harekete geçirebiliyor. Bu gerçek insanın yüreğini acıtıyor.. Sıvasta 33 insan hangi mezhepten . hangi dilden hangi fikirden olursa olsun bu ülkenin insanı ve yurttaşıydı…2 temmuz 1993 tarihimizin kara bir lekesi ve utancı …dilerim bu tür utançları bir daha yaşamayız..
Toplumsal gerginliklerin kutuplaşmaların azalması için keşke geniş tabanlı ak parti chp koalisyonu kurulsaydı.. ama görünen mhp ile bir koalisyon hükümeti.. ne diyelim hayırlısı olsun..
Sağlığınıza kavuşmanız dileği Anamur’dan saygılar…selamlar

Ataşehir Escort 03 Temmuz 2015 / 09:20

Mutlaka başkanlık sistemine geçilmeli. Yoksa bu kısır döngü hep karşımıza çıkacak. Türk milliyetçiliği ve Kürt milliyetçiliğinin ivme kazanması Türkiyeyi ileride çıkmaza sokar mı bilinmez. Bir gerçek var. Seçim meydanlarında birbirlerine hakaretlere varan sözler sarf eden liderlerin bir araya gelmesi ve ülkeyi yönetmesi zor gibi. Mhp 1999 seçimlerinde Apo yu asacağız sözleri ile oyunu artırıp kualisuon ortağı olması fakat asamaması gibi etkenlerden dolayı şuan yoğurdunu üfleyerek yemesi gibi etkenler. Chp nin zaten durumu belli. Keşke herhangi bir parti tek başına iktidara gelseydi.

Şişli Escort 03 Temmuz 2015 / 14:21

Gocuman; 07 Haziran seçimlerine giderken her üç parti de AK PARTİ’siz bir hükümet olmak için çabaladılar. seçim sonucunda da bu ihtimal belirdi. toplam üç partinin sandalye sayısı 292 vekil. Salt çoğunluktan 16 vekil fazla. bilhassa 1980 doğumlu ve yeni oy kullanan seçmenlerin görüp yaşaması için bu üç parti hükümeti kurmalıdır. Seçim meydanlarında söz vermek başka bişr şey vermeye benzemez.habire üç partide hem Ak partisiz bir hükümet ve hemd vaadler-vaadler. haydi kurun da şu hükümeti yeni oy veren de hayatında hiç koalisyon yaşamayan da bir yaşasın. Zira Ak Parti’nin Tek başına iktidar olması için 18 vekil bir yerlerden bulunamaz ama. belki birkaç gönüllü çıkar da fedakarlık! yapalım da Ülkemizi Hükümetsiz bırakmayalım derler. hani aklınızda bulunsun. saygı ve sevgi.