ŞİLİ’DEN DERS ALMALIYIZ

Bu haber 19 Ekim 2010 - 0:00 'de eklendi ve 559 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçtiğimiz hafta
içerisinde Güney Amerika Ülkelerinden Şili’nin gerçekleştirdiği bir olaydan
ders çıkarılması gerektiği kaçınılmazdır.

Özellikle
benzer faaliyetler içerisinde bulunan ülkeler.

Ki,
bunlar arasında kendi ülkemiz Türkiye’de var. 

Aynı ülke, bir
maden ocağında meydana gelen göçük üzerine mahsur kalan 33 madenciyi, 69 gün
sonra, burunları dahi kanamadan gün yüzüne çıkarıyorsa, sözün bittiği yerdir.

Kimler ve de bir
kısım ülkeler nasıl bir yorum getirse de, Şili’nin üstesinden geldiği inanılmaz
bir başarıdır.

İnsana verilen
değerin, ulvi bir yaklaşımıdır.

Keşke
diyorum keşke, çeşitli maden ocaklarına sahip ülkeler de benzer felaketlerde
aynı duyarlılığı gösterse.

Göstermek
yanında, sonuç alabilseler.

Ama
değil.

Asırlardır
aynı faaliyetlerin sürdürüldüğü ülkeler maden ocaklarında öylesine acılar
yaşandı.

Geride
gözü yaşlı niceleri kaldı.

İster
istemez Şili’nin başarısı üzerine keşke diyoruz.

Keşke,
imkansız olanlar dışında, niceleri kurtarılabilseydi!

Dolayısıyla,
onca acılar çekilmeseydi.

***

Biran
için Şili’ye bakalım.

Güney Amerika
Kıtasının batı kesiminde, kuzey-güney doğrultusunda boylu boyunca uzanan bir
ülke.

Boylu
boyunca diyorum.

Zira
batı-doğu uzunluğu ancak 250
KM. civarında.

İspanyol
ağırlıklı kişilerden oluşan bu ülkenin nüfusu 16 milyon.

Bugün
Devlet Başkanı Sebantian Pinera
önderliğinde demokrasiyle yönetilmesine karşın, çok uzun sayılabilecek süreçte
Totaliter rejimin etkisinde kalmıştır.

Önce
Allende, ardından Pinochet ülke yönetiminde görev
üstlenmişler.

İşte
aynı ülke, geçtiğimiz hafta tüm dünyanın hayranlıkla izlediği bir başarının
sahibi olarak çoktan yerini aldı.

Dolayısıyla
bundan sonra maden ocakları, kazalar ve kurtarılma söz konusu olduğunda ilk
akla gelen ülke Şili olacaktır.

Tabi
ki 33 işçinin 69 gün süreyle, yerin 700 M. derinliğinde mahsur kalması.

***

Bu
inanılması güç olay üzerine bazı ülkelerden yükselen seslere bakıyorum.

Bilhassa
kendi ülkemiz.

Bugüne
değin, benzer göçüklerde kaybettiğimiz insanımız sayısına ulaşabilen bir başka
ülke yok.

Öylesine
kazalar oldu ki kimi zaman 10, kimi zaman 30 kişiyi kaybettik.

Aradakileri
saymıyorum.

Hele
şu sıra göçük altında kaldığı halde hala cesedi bulunamayın 2 kişi.

Buna
karşın, ilgili bakan çıkıp demez mi.

Bizde olsaydı, 2
günde çıkarırdık!

Tamam da sayın
bakan.

Madem elinizde
böyle bir imkan vardı, neden nice göçüklerde yeterince kurtarma faaliyetleri
sürdürülemedi?

Neden, hala
toprak altında bulunan iki madencinin cesedine ulaşılamadı?

Elbet bakanın
vurguladığı gibi Şili’deki Bakır madeni işletmesiyle bizdeki maden kömürü
işletmeleri farklı.

Ama siz yeterli
tedbirlerin alınmasını sağladınız mı?

Grizu
patlamasının muhtemel olduğu ocaklarda, her türlü tedbirin alınmasına karşın,
ölümler olmuşsa bir derece.

Ama
değil.

Yapılan
açıklamalar, alınan önlemlerin
yetersizliği yüzünden, bu tür facialar karşısında Türkiye’deki ölümlerin çok
daha fazla olduğu.

Bu yüzden
diyorum ki, tüm dünyanın takdirle karşıladığı bir kurtarma operasyonu
sergileyen Şili’den, biz dahil ders çıkarılmalı.

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.