ŞİKAYET EDEN ÇOK YA……

Bu haber 09 Şubat 2010 - 0:00 'de eklendi ve 611 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bir önemli olay var ki yıllardır çeşitli şikayetlere konu oldu.
Daha da ileri gidenler düzenledikleri eylemlerle, olayın müsebbiplerini protesto ettiler.
“Bari bugünü düşünmüyorsunuz.
Hiç değilse gelecek kuşaklara yaşanmaz bir dünya bırakmayalım” sloganlarıyla, dikkatlerin bu noktaya çevrilmesini istediler.
Peki, yıllardır sürdürülen bu eylemlerden bir sonuç alındı mı?
İnsanoğlu daha yaşanabilir bir dünya için üzerine düşeni eksiksiz yerine getirdi mi?
Üzülerek ifade etmek gerekirse, olumlu cevap verebilmek olası değil.
Hele bizatihi kendi ülkemiz ve halkımız adına.
Dışımızdaki gelişen ülkeler topluluğu, bir asrı geçen süre öncesinde başlattıkları sanayi devrimi, bakıp gördüler çevre ve doğa adına önemli tahribata neden oluyor.
Ancak harekete geçtiler.
Azami ölçüde korumacılık diyerek, bir yerde bilinçlendiklerini gösterdiler.
Ya Türkiye olarak biz?
Dünyanın en bakir ülkelerinden olduğumuzu göz önüne alarak çevre ve doğayı koruyabildik mi?
Günümüzde ekonomiye can suyu veren turizm olgusunu gerçekleştiren denizlerimiz, dolayısıyla kıyılarımız boyunca konuşlanan koy ve körfezlerimizi koruyabildik mi?
Özellikle, global ekonomik krizin etkisini nispeten olsun gidermeye çalışan turizmin vazgeçilmezleri yerlerimizi koruyup, kollayıp, geleceğe taşımak adına azami titizlik gösterdik mi?
Ne yazık ki, tam anlamıyla koruduğumuzu söyleyemeyiz.
Buna karşın, daha da tahribata neden olunmaması için bazı kurum ve kuruluşların harekete geçtiğini memnuniyetle gözlüyoruz.
Bunlardan biri Muğla Çevre ve Orman İl Müdürlüğü.
Bakınız konuya ilişkin açıklama yapan İl Müdürü Mehmet Şahin hangi hususların altını çiziyor.
“Çevre ve deniz temizliğini en üst düzeye çıkarmak, koylarımız ve denizlerimizin geleceğini kurtarmak için başlattığımız “Dijital Mavi Kart Uygulaması” ile bir teknenin atıklarını nereye bıraktığını 24 saat kontrol edeceğiz.
2000’e yakın tekneye mavi kart verdik.
Bu kartlar sıvı ve katı atık boşaltma merkezlerindeki görevlilere verilecek. Boşatılan atıklar kartlara işlenecek.
Böylece hangi teknenin ne zaman, ne kadar atığı hangi merkeze boşalttığı merkezden izlenebilecek.
Artık teknelerde mangal yakma, yediği ve içtiğini denize atma dönemi bitti.
Mart ayına kadar mavi kart sistemine dahil olmayan teknelere liman başkanlığı tarafından sefer izni verilmeyeceği gibi sisteme dahil olmayanlara ağır para cezaları bekliyor.
Denize katı veya sıvı atığını bırakana en hafif ceza 31 bin lira.
Denizden ekmek yiyen, denizi istediği gibi kirletemeyecek.”
Çevre ve Orman İl Müdürü Mehmet Şahin’in açıklamasına karşı çıkmak mümkün olmadığı halde, sormadan edemiyorum.
Acaba, çok yerinde bir uygulama olarak görülen bu karan eksiksiz uygulanabilecek mi?
Olmazsa olmaz koşul olduğu halde, şahsen şikayet eden çok, ya üstesinden gelen noktasında şüphelerim var.
İlişkin olarak Bodrum Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Rüştü Tezcan’ın dile getirdiği;
“Teknelerin katı ve sıvı atıklarını teslim edeceği merkezlerin çoğu çalışmıyor. Alt yapısını oluşturmadan sistem uygulamaya konulursa büyük sorunlar yaşanır” açıklaması görüşümü teyit ediyor.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.