Şiddet

Bu haber 28 Kasım 2016 - 9:19 'de eklendi ve 889 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İsmail Atasever

Tüm dünyada olsa da, ülkemiz adına bir açmaz var ki, akıl fikir erdirmek zor.
Üstelik geçmişten günümüze ne yapılsa, ne edilse de maalesef önü alınamıyor.
Buna ilişkin ağırlaştırıcı cezai müeyyideler getirilmesine karşın!..
Hal böyle olunca irkiliyor.
Daha da öte karamsarlığa düşüyoruz.
Nasıl düşmezsiniz?
Gün geçmiyor ki, özellikle kadına yönelik bir şiddet uygulanmasın!
Hem de her yerde.
Birebir gözlenen olaylar bunu teyit ettiğine göre, bir yerde utancımız olup çıkıyor.
Aksi düşünülemez.
Maşallah, bu tür eylemlerde ülkemiz birinciliği kimseye kaptırmıyor!
Kadına yönelik şiddet itibariyle 3.sınıf dünya ülkelerini bile geri bıraktık.
Bu durumda tek şey söylenebilir.
Yazık ki yazık!..
***
Buna karşın kalkıp, demokrasiden dem vurmuyor muyuz!
İnsan haklarından bahsediyoruz ya!
Olursa ancak bu kadar olurdu.
Sanılmasın ki abartılı bir yaklaşım.
Kesinlikle değil.
Zira gözlendiği gibi hemen her gün kadına şiddet uygulanıyor.
Şu veya bu nedenden bir şekilde canına kastediliyor.
Kim ne derse desin bunun karşılığı, utancımızdan başkası değildir.
Tabi anlayana!
***
Aslında yıllardan bu yana konuya ilişkin, çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından açık oturum ve paneller düzenlendi.
Konunun uzmanı bilim adamlarının katılımlarıyla, kadına yönelik şiddetin bir insanlık suçu olduğundan hareketle, mutlak önlenmesi bağlamında bir takım müeyyidelerin uygulamaya konması gerektiği vurgulandı.
Ardından buna ilişkin alınan tedbirler.
Özellikle caydırıcı olması bağlamında yasalara eklenen hükümler..
Dolayısıyla yakın geçmişe baktığımızda, ülkemizde buna yönelik tedbirlerin alındığını görürüz.
Tamam da alsan ne yazar!
Görülüyor ki pek işe yaramıyor.
Yine birileri, kadına yönelik şiddet uygulamaktan vazgeçmiyor.
Özellikle ulusal bazda yayın yapan medya organlarında yer alan benzer haberler, konuya ilişkin fiili durumun devam ettiğini gösteriyor.
Yanı sıra kadına yönelik şiddetin önünün alınması yönünde getirilen cezalar da pek işe yaramıyor.
***
Peki ne yapılmalıydı?
Nasıl bir yol izlenmeliydi ki, kadına yönelik şiddet içeren eylemlerin önü alınsın?
Buna ilişkin geçmişten günümüze birçok toplantılar yapıldığı, ilişkin olarak çeşitli yaptırımlara yönelik karlar alındığı ortada.
Hem de ülkenin her kesiminde.
Ne var ki gözlendiği kadarıyla, alınan kararların eyleme dönüştürülmesi sürecinde, pek fazla etkisi olmadığı aşikar..
Birileri yine kadına yönelik eylem bağlamında yapacağından geri kalmıyor.
Buna ilişkin örnekler her şeyi açıklıyor.
***
Yine de ülke genelinde, kadına şiddetin önlenmesi için valilerin başkanlığında bir dizi toplantılar gerçekleştiriliyor.
Muğla’da da Vali Amir Çiçek başkanlığında “Şiddet Önleme İzleme Merkezi (ŞÖNİM) İl Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Merkezi bir toplantı gerçekleştiriyor.
Aynı birliktelikte amaç;
Kanun kapsamında verilen hizmetlerin koordinasyonunu sağlamak,
Getirilen çözüm önerilerini değerlendirmek,
İldeki şiddet alanında çalışan tüm kurumlar tarafından toplanan verileri değerlendirmek,
İlde şiddetin önlenmesine yönelik çalışmalarda bulunmak.
Alınan bu kararlarla ilgili olarak vali Çiçek diyor ki;
Kadına yönelik şiddette, önleyici ve koruyucu tedbirlerle ilgili yürütülecek çalışmalarla şiddetin önüne geçilebilir.
Şiddetin önlenmesi, şiddetten korunma, şiddete maruz kalma durumunda kanuni hakların neler olduğuna dair vatandaşların bilgilendirilmesi gerekir.
Toplumda sevgi, saygı ve hoşgörü yaklaşımının yaygınlaştırılması halinde şiddetin önüne geçilebilir.
Vali Amir Çiçek ardından, konuya ilişkin son noktayı koyuyor.
Amaç, mutlu birey huzurlu toplam yaratmaktır.
Hiç kuşku yok ki alınan tüm tedbirler iyi niyete yönelik.
Ne var ki tümüyle, kadına yönelik eylemlerin önü alındığını söylemek olası değil.
Bu nedenle tek çare, şartlar ne olursa olsun her bireyin yeterli düzeyde eğitim almasını sağlamaktır.
Değilse bu durum utancımız olmaya devam eder.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.