Sıcaklarda nasıl sağlıklı kalmak için….

Bu haber 26 Haziran 2009 - 0:00 'de eklendi ve 932 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Yaz aylarının başlaması ile artan hava sıcaklıkları birtakım sağlık sorunlarını da beraberinde getirmektedir.
Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısımız artmakta ve metabolizmamız bu yeni duruma uyum sağlamaya çaba göstermektedir.
Kalp debisinde düşme, doku ve organlarda oksijenlenmede azalma, kalp atım sayısı ve kan basıncındaki artış nedeniyle yaz aylarında özellikle yüksek tansiyon, kalp yetmezliği ve koroner kalp hastalıklarında  artış gözlenmektedir.
Sıcaklıkların etkisiyle artan terle birlikte su ve mineral kaybı sonucu, bayılma hissi, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri de sıklıkla görülebilmekte.
Yaz aylarında özellikle bebek ve çocuklarda ishal görülme sıklığı artmakta, çünkü sıcak havalarda besinlerin bozulma riskinin artmakta ve besin kaynaklı zehirlenme vakaları sık olmaktadır.
Yaz sıcaklığından en çok çocuklar, yaşlılar, hamileler, kalp ve şeker hastalığı olan kişiler daha fazla etkilenmektedir.
Yaşamın her döneminde yeterli ve dengeli beslenme sağlığın korunması için esastır. Bu nedenle dört besin grubunda bulunan çeşitli besinler en az 3 ana ve 3 ara öğünde yeterli miktarlarda alınmalıdır. Kahvaltı günün en önemli öğünüdür. Yaz aylarında yapılacak kahvaltıda az yağlı peynirler, zeytin ve taze domates, salatalık gibi sebzeler bulunmalıdır. kafein içeren içecekler yerine de süt, meyve suyu, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir.
Yaz aylarında yağlı besinlerin ve kızartmaların tüketiminden kaçınmalıyız. Yemekleri pişirirken kızartma ve kavurma yerine haşlama, ızgara, kendi suyunda veya az suda pişirme gibi sağlıklı pişirme yöntemleri uygulanarak hazırlanmış gıdalar tüketmeliyiz.
Yaz aylarında vücut direncini artırmak ve vücudun yeterli miktarda vitamin ve mineral alınmasını sağlamak için sebze ve meyve çeşitlerinden yararlanılması önemlidir.
Günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmesi gerekir.
Kan şekerini hızla yükselten ve hızlı düşüren besinleri tercih etmemeliyiz. Basit karbonhidrat olan saf şeker ve şekerli besinler yerine kepekli ekmek ve lifli besinlerin tüketilmesine özen gösterilmelidir.
Enerjisi yüksek hamur tatlıları yerine sütlü tatlılar, meyveli tatlıları, dondurma gibi tatlılar tercih edilmelidir.
Terleme ile artan sıvı ve mineral kaybının önlenmesi için yeterli sıvı alımı önemlidir. Ayrıca,yaşamın her döneminde yeterli sıvı alımı vücutta oluşan toksinlerin (zararlı öğeler) atılması, vücut fonksiyonlarının düzenli çalışmasında, metabolizma dengesinin sağlanmasında ve vücutta pek çok biyokimyasal reaksiyonun gerçekleşmesinde son derece önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle, her gün en az 2-2.5 litre (12-14 su bardağı) su içilmeli, sıvı alımının karşılanmasında kahve, çay ve gazlı içecekler yerine süt, ayran ve taze sıkılmış meyve suyu ve mineral soda tercih edilmelidir.
Özellikle yaz aylarında dışarıda ve açıkta satılan yiyeceklerin tüketiminden kaçınılmalıdır, çabuk bozulan potansiyel riskli besinler açıkta bekletilmemeli, besinlerin hazırlanması ve pişirilmesi aşamalarında hijyen kurallarına özen gösterilmelidir.
Sözün kısası, yaz sıcaklarında, sıvı tüketiminde artış sağlamazsak, dengemiz bozulur ve günlük tempomuzu sağlıklı sürdüremeyiz. Yaz sıcaklarında bol sıvı tüketmemiz çok önemli, özellikle ayran, mineral su (soda) taze sıkılmış meyve suları ve  bol su tüketmeliyiz. Özellikle yaşlıların sıvı dengelerini korumaları ve aşırı sıcak saatlerde dışarıya çıkmamaları sağlıklarını korumaları açısında önemlidir.
Yazın şapka kullanmayı bir alışkanlık haline getirmeliyiz ve güneş koruyucu krem kullanmalıyız.
Yaz aylarında sıklıkla görülen sağlık problemlerinin azaltılmasında sağlıklı beslenme ve bu konuda toplumun bilinçlendirilmesi son derece önemlidir. Biz sağlık çalışanları da toplum sağlığının korunmasında ve sürdürülmesinde etkin olmalıyız. Bu aynı zamanda sosyal sorumluluktur.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.