Şeyhulislam Bodrumlu Ömer Lutfî Efendi ve Bir Hatıram

Bu haber 10 Nisan 2018 - 0:10 'de eklendi ve 352 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@hamlegazetesi.com.tr

Prof. Dr. Namık Açıkgöz

Muğla’nın ve Bodrum’un önemli bir devlet adamını yetiştirdiğini, 1998 yılı civarında öğrendim. Adını öğrendiğim kişi Ömer Lutfî Efendi (1818-20 Nisan 2018) idi ve Sultan II. Abdülhamid’in şeyhülislamlığını yapmıştı. Ömer Lutfî Efendi eski adı Sırlovası (Eser Ulus’tan bozma) olan Yalıkavak’ın -Sandıma (Gündoğan) beldesindendir.

Ömer Lutfî Edendi’nin adını önce Gündoğan’daki bir sarnıçta görmüştüm. (Bu sarnıç kitabesini Hamle’de yayımladım.) Aynı günlerde Yalıkavak kabristanında yaptığım mezar taşı çalışmalarımda akrabalarına ait mezar taşlarında da Ömer Lutfî Efendi’nin adına rastlamıştım.

Bu kabristanla ilgili bir hatıramı anlatayım…

1999 veya 2000 yılı olabilir. Yalıkavak mezar taşları ile ilgili çalışmalar yapıyorum. Bazı mezar taşları dikili ama bazıları da yıkılıp toprağa gömülmüş. Toprağa gömülü olanların bazılarını ayağa kaldırdım ama birkaç mezar taşı büyük olduğu için tek başıma cesaret edemedim. Kabristanın hemen yanındaki Jandarma Karakolu’na giderek kendimi tanıttım ve Astsubay olan komutandan yardım istedim. Komutan, çok bilmiş bir eda ile: “Size adam veremem. Ya o mezar taşları tarihî değeri olan taşlarsa?…” dedi. Ben de “Tarihi eser olup olmadığı benim çalışmamdan sonra ortaya çıkacak komutanım.” dedim.

Komutan Nuh dedi, peygamber demedi. Ve 5 dakika sürecek bir iş için asker vermedi; bi de ekledi: “Orada çalışmaya devam ederseniz, sizi tutuklarım!…” Ben de “Bakın… Tutuklarsanız ne olur?… Buradan Bodrum kaymakamlığına yazarsınız; onlar da vilayete, vilayet de üniversiteye yazar. Üniversitede rektörlük de konuya ilgili rektör yardımcısı olarak bana sorar. Ama ben nezaretteyim. Mezar taşlarının tarihi eser olduğunu söylesem, başım yanar, tarihi eser olmadığını söylesem içim yanar. Var sen de buna göre karar ver komutanım!…” dedim. Kabristana geçtim ve iki büyük mezar taşını tek başıma kaldırıp duvara dayadım.

Kabristandaki bütün mezar taşlarını yeni harflere çevirdim ve bir ara belediye başkanına (O zamanlar Yalıkavak belediyelikti.) mezar taşlarının korunması gerektiğini söylemiştim. Söylemez olaydım!… Ertesi sene gittiğimde, mezar taşlarının 23 Nisan törenine giden ilkokul çocukları gibi dizilmiş ve hepsinin ayak tarafı betona batırılmış. O mezar taşlarının hâlâ ayakları betonda.

Ömer Lutfî Efendi’ye dönelim.

Bodrumlu Şakir Saat, 8 Nisan gününün Ömer Lutfî Efendi’nin vefat yıldönümü olduğu bilgisini paylaşınca, Muğla ve Bodrum için çok önemli olan bir şahsiyetle ilgili bilgileri kontrol ettim.

Ömer Lutfî Efendi gerekli tahsilini tamamladıktan sonra 18 Ocak 1989 tarihinde Şeyhülislamlık makamına atandı ve 4 Eylül 1891 günü, bir fetvasından dolayı bu görevinden azledildi. O da Küçükçamlıca’daki konağına çekildi; mahallesine bir cami yaptırdı ve Hicrî 1314, Miladi 20 Nisan 1897 günü vefat etti. (Şakir Saat’in ölüm tarihi için 8 Nisan’ı vermesi, mezar taşındaki Rumi takvimden kaynaklanmaktadır. Rumî ve Hicrî takvimlerin Miladi karşılığı 20 Nisan’dır.) Ömer Lutfî Efendi adını taşıyan camiin haziresine defn edildi. Mezar taşında şu metin vardır: Hüve’l-Hallâku’l-Bâkî. Şeyhülislamü’sâbık Bodrumî el-Hâc Ömer Lutfî Efendi’nin ve kâffe-i ehl-i imanın ruhuna li’llâhil fâtiha. Sene 18 Zi’l-ka’de 1314, 8 Nisan 1313. (O yaratandır ve sonsuzdur. Eski Şeyhülislam Bodrumlu hacı Ömer Lutfî Efendinin ve bütün iman ehlinin ruhu için fatiha.)

Yani, dostlar, geçen yıl. Son şeyhülislamlarımızdan Bodrumlu hemşehrimiz Ömer Lutfî Efendinin vefatının 100. yılı idi; unuttuk. Bu sene Şakir Saat’in hatırlatmasıyla fark ettim; kendisine teşekkür ederim.

Gelin 20 Nisan’da Bodrumlu Ömer Lutfî Efendi’yi analım.

Valiliğimize ve müftülüğümüze bizden hatırlatması…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.