Sevinç ve Üzüntü İç İçeydi

Bu haber 21 Temmuz 2015 - 19:09 'de eklendi ve 860 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçtiğimiz hafta, mübarek günlerin ardından Ramazan Bayramını eda etmiştik.

Son yılların en yüksek sıcaklık değerlerinin gözlendiği Muğla’da bayram sevincini tadarken, ne yazık ki peş peşe gelen iki dostumuzun ölümüyle sevinç ve üzüntüyü birlikte yaşadık.

Elbette, Yüce Yaratanın yarattığı her fani mutlak ölümü tadacaktır.

Bundan kimsenin kuşkusu olamaz.

Ne var ki dostunuz ve de yakınınızı kaybetmişseniz, ister istemez içiniz burkuluyor.

Onları bir daha göremeyecek olmanın üzüntüsü, sizi farklı bir haleti ruhiye içiresine sokuyor.

Aynı duygular içerisinde kaldım kısa bir süre içerisinde.

Önce, dostluğumuz çok uzun senelere dayanan sevgili Haldun Tamer ağabeyimi kaybettik.

Oysa kısa bir süre öncesindeki görüşmemizde, geçmişi yad etmenin dışında, ne olacak memleketin hali? demişti.

Geçmişi yad etmek derken, yıllar öncesinde belirli bir kesimi aynı çatı altında birleştiren Yılmazspor’lu günlerdi asıl olan.

Rahmetli Haldun ağabeyim de, Muğla sevdalısı ve de dönemin en güçlü amatör takımı olan Yılmazspor taraftarı olmanın dışında yöneticisiydi.

Aynı takımda futbol oynadığım için beraberliğimiz aramızdan ayrılana dek sürdü.

Bununla da kalmamış, bizim parti bir daha toparlanabilir mi? demekten geri kalmamıştı.

Bizim parti dediği, gerçekten olmak veya olmamak noktasına gelen DP idi.

Zaman zaman birlikte olduğumuzda geçmişten dem vurur, siyaset ağırlıklı konuşurduk.

Haldun ağabeyimle yakınlığım sadece bunlarla sınırlı değildi.

Şu an Hamle Gazetesi Sorumlu Yazı İşler Müdürlüğü görevini üstlenen oğlu Kadir Tamer’le de kader birliğimiz vardı.

Onu farklı kılan bir özelliği daha vardı ki, ülke meselelerine ne denli duyarlı olduğunun göstergesiydi.

Her karşılaşmamızda, Hamle Gazetesinde yer alan haberler üzerine konuşmak yanında, ülkemizin genel yapısından dem vurmadan edemezdi.

Özellikle geçmişte ve günümüzde ülke yönetiminde bulunan hükümetlerin icraatlarını irdelerdi.

Haldun Tamer ağabeyimle dostluğumuz bu minvalde giderken, yakın süreçte rahatsızlanmıştı.

Derken hastaneye kaldırılır.

Çoğu kez oğlu Kadir’e babanın durumu nasıl? dediğimde, hocam bir değişiklik yok demişti.

Derken, kaçınılmaz son Haldun ağabeyin de başına gelir.

Yüce Yaratanın sevgili kulu imiş ki mübarek bir günde bu dünyadan göç eyledi.

Hem de geride ailesi ve çok sayıda eşini dostunu bırakarak.

***

Haldun Tamer ağabeyin üzüntüsü geçmemişken bu defa bir başka dostumuzun ölüm haberiyle sarsıldık.

Şahsen şok oldum.

Yıllarca, zaman zaman birlikteliğimiz dışında onunla en son İzmir’de sohbet etme imkanı bulmuştum.

Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cem Kaytan’la, İzmir’de gerçekleştirilen “Mermercilik Fuarına” katılmıştık.

İşte en son birlikteliğimiz orada olmuştu Abdullah Koçar ile.

Tabi rahmetli Koçar ile olan dostluğumuz bununla sınırlı değildi.

Hamle TV’de gerçekleştirdiğimiz “Günleri izlerken” programında Muğla Mermerciliğini masaya yatırmıştık.

İşinden son derece memnun olmasına karşın, bazı konularda sıkıntı çekiyoruz! demişti.

Nedir? diye sorduğumda, özellikle ihracatta güçlüklerimiz var.

İzmir limanından sevk etmek bir dert..

Paranın tahsil edilmesi ayrı bir dert demişti.

Tabi bu yaklaşımı Milas Güllük Limanı yapılmadan önceydi.

Her ne kadar şu aşamada mermercilik sektörü bir takım sıkıntılarla yüz yüze gelse de o sıralar daha bir sıkıntı içindeydiler.

Her şeye karşın, tevekkel etmiştir Abdullah Koçar.

Elbette bir takım sıkıntılar çekiyoruz ama bu işin doğasında var. Ben gelecekten ümitliyim demişti.

Aradan epey zaman geçmesine karşın İzmir Mermer Fuarındaki birlikteliğimizde gördüm ki,  meseleye yaklaşımında pek fazla değişiklik yoktu.

Dedim ya o çok inançlı birisiydi.

Bu yüzden Hac Faraziyesini yerine getirmekle kalmamış bu kez Umre ziyaretinde bulunmuştu.

Ne var ki Umre dönüşünün gecesinde hayata veda ediyor.

Hem de çok genç yaşta. Daha Muğla’ya ve ülkesine çok şeyler katacağı bir sırada.

O, birçok hayır ve hasenatta bulunmasına karşın, yine hizmette var olacağım diyordu.

Ama olmadı. Yüce yaratan Abdullah Koçar’ı genç yaşta aramızdan aldı.

Kısa sürede bizleri derin üzüntülere sürükleyen Haldun Tamer ile birlikte Abdullah Koçar da böylelikle hakkın rahmetine kavuşmuştu.

Her iki dostumuzu Allah’tan rahmet, geride kalan ailelerine sabırlar diliyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.