Sevgisizlik madde bağımlılığı yaratır

Bu haber 15 Şubat 2010 - 0:00 'de eklendi ve 853 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Yeni yüzyıl ve bize sundukları toplumsal değerlerdeki değişim, insanlığı hep mutsuzluğa, sevgisizliğe ve iletişimsizliğe itmekte..
Bunların sonucunda da patlamaya hazır bombalar toplum içinde gezmekte, tohumlarını da serpiştirmektedir..
Yeni yüzyılın dedik ama, bu yüzyılın aktörleri de var… Bunlarda kitle iletişim araçları..
Bu aktörler toplumsal fayda için kullanılırsa, insanlık için gerçek bir fayda ortaya koyulabilir…
İnsanımızın tutkuyla bağlı olduğu görsel, işitsel televizyonlarla çok güzel mesajlar verebiliriz.
Geçenlerde bir yerel televizyonumuzda gösterilen ve benim de rastlantı sonucu seyrettiğim Orman Bakanlığının, “Ağaçlandırma Seferberliği Projesi ve Hedefleri”, seferberlik sonrasındaki ülkemizin ulaşacağı noktaları seyredince, işte budur dedirtti..
Ağacı, taşı ve her türlü canlıyı seviyorum da; bir de yemyeşil bir vatan da yaşam sürmek sanırım yüksek bir onur olurdu…
Hani her yağmurda toprağını kaybetmediği, erozyonun olmadığı bir ülke, bizim bağrımız kabartırdı da şimdi çamur akan sel sularını görünce insanın bağrını yakıyor…
Keşke, çok fazla kitlelere hitap eden ulusal televizyonlarımız misyon edinseler de insanlık için önemli konularda insanlarımıza ulaşılsa da gelişmemize, bilinçlenmemize destek olsalar diyorum..
Bunlar için de fikirlere, projelere ve üretecek emeklere gereksinim var..
Ele alınması gerekli fazlaca da konular var aslında.
Ama her kurum, her kapasiteli insanımız bir şeylerin ucundan tutup çaba gösterirse ve sürekliliği de olursa kim bilir, belki de bir gün millet olarak farklı durumlarda olabiliriz..
Geçenlerde okuduğum bir haber çok dikkatimi çekti. Diyordu ki; ‘sevgisiz büyüyen bir toplumuz..Sevgisiz kalan çocuklarımız alkol ve madde bağımlılığına yöneliyor’
Gerçekten de biz toplum olarak sevgimizi ifade edemiyoruz..
Sevgisiz bir toplumuz da, sevgisiz anne ve baba olarak çocuğumuzla ten temasımız yok.. Çocuğumuzun başını okşayıp da seni çok seviyoruz, sen bizim için değerlisin demiyoruz..
Demedikçe de sürekli madde bağımlılığı içinde olan çocuklarımızın sayısını arttırıyoruz.. Bu çocuklarımız da yıllar sonra, madde bağımlılığı olan anneler ve babalar olarak karşımıza çıkıyor…
Bazı kültürlerde evde büyükler de varsa, ana ve babalar çocuklarını kucaklarına alıp onları sevemiyorlar.. Evin içindeki kültür buna izin vermiyor ki.. Seveceklerse de ya gizlice ya da evde büyükler yok iken seviyorlar. Kırsalda hala bu var,
Kentlerde de öncelikleri farklı, ruhsuz anne ve babalar çocuklarını ihmal ediyorlar..
İlimizde pek yok ama (umarım yoktur) büyük kentlerde madde bağımlılığı olan sokak çocukları ellerinde bali poşetleri ile gruplar halinde dolaşırlar..
Bunlar sevgisizliğin, eğitimsizliğin, sahipsizliğin yarattığı görüntülerdir…
Madde bağımlılığında aile bağı önemli de diğer temel nedenler de çok önemli.. Bunların başında çevre, eğitim, arkadaş grupları ve maddeye kolay ulaşabilirlik bulunuyor..
Ama asıl neden sevgisizlik!
Sevgisizlik de duygusal boşluk yaratıyor..
Doldurulmayan duygusal boşlukları da başka etmenler yani madde bağımlılıkları dolduruyor..
Her insanın değer verilmeye ve sevgiye ihtiyacı var, ama çocuklarımız daha farklı önem arz ediyor… Onlara değer ve önem vermemiz gerekiyor.
Biz toplumsal olarak sevgimizi göstermedikçe sorunlu çocuklar ve gençler yaratıyoruz..
Özümüzde sevgi merhamet hislerimiz var ise çocuklarımız için korkmayalım.. Eğer ki de yok ise kaygı duymalıyız..
Sevdiğimiz değer verdiğimiz insanlarımızla yaşayan bir sevgi köprüsü kuralım.. Bu köprüyü de hep besleyelim…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.