“Sevgimizi Toprakla Buluşturalım”

Bu haber 31 Mart 2016 - 0:07 'de eklendi ve 1.068 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Muğla Orman Bölge Müdürlüğü’nün 21 Mart Dünya Ormancılık Günü ve Ormancılık Haftası etkinliklerinde konuşan Muğla Valisi Amir ÇiçekMuğla’da yaşayan 900 bin vatandaşımız birer fidan dikse orman zenginliğimiz artar” demiş.

Elbette artar. Uygun bir yere dikilir ve başına iş gelmeden büyümesi sağlanırsa…

O etkinlikte Muğla Orman Bölge Müdürü Mehmet Çelik de ilimizin %68’inin, Bölge Müdürlüğü sınırları içinde kalan Aydın’ın ise %40’ının ormanla kaplı olduğunu söylemiş.

Senelerdir Muğla’nın %67’sinin ormanla kaplı olduğu söylenir ve Aydın’ın ne kadarının ormanla kaplı olduğunu bilmezdik. Yeni Bölge Müdürümüz Çelik açıklamasa Aydın’da ne kadar orman olduğunu bilmeyecektik…

 

xx           xx           xx

Farkında iseniz Muğla’nın ormanla kaplı alanında %1’lik artış sağlanmış. Malum orman yangınlarının en çok yaşandığı bir bölgedeyiz. Yangın sayısında hemen her sene yangın sayısında artış yaşansa da, yangın sonucu kaybedilen orman alanı miktarında azalma yaşanıyor.

Bu durum orman yangını ile mücadeledeki başarımızı ortaya koyuyor.

Bugün memleketi Antalya’dan AK Parti Milletvekili olan İbrahim Aydın’ın Bölge Müdürlüğü yaptığı dönemde orman yangınıyla mücadelede Muğla, dolayısıyla ülkemiz Dünya’da en başarılı olmuştu.

O gün bu gün en başarılıyız…

Ne zaman kıyılarımızda orman yangın çıksa “Yaktılar. Orada turistik tesis yapılacak.” diye kıyameti koparırız. Ardından da yetkililer “Yanan alanlar hemen ağaçlandırılacak” şeklinde açıklamada bulunurlar.

Yetkililer doğru söylüyor olmalılar. Yoksa Muğla’nın ormanla kaplı %67’si durduğu yerde %1 artmaz, azalırdı… (!)

 

xx           xx           xx

Neredeyse “Orman yangını ile mücadelede başarılı olan Muğla, ağaçlandırmada da başarılı” deyip, başaranları tebrik edeceğim… Ama Bodrum yolu üzerinde Pina Yarıması’nda onca protestoya, koparılan kıyamete karşın “Nesli tükenmekte olan Halep Çamlarının” yerlerine konulamamasına rağmen yükselen turizm tesisleri kafamı karıştırıyor!

Yanan alanlar ağaçlandırılıp, %1 de artış sağlandığına göre Pina Yarımadası’nın Halep Çamları nerede?

Böyle soruyorum, çünkü hep sanılıyor ki, Muğla’nın yüzde 67’si ormanla kaplı; bu alanda yangın sonucu yitirilen yüzde 7 ise, yüzde 60 ormanımız kalıyor. O yanan yer ağaçlandırıldı mı kaybedilen yerine konmuş oluyor…

Yanıtı yeni Orman Bölge Müdürümüz Mehmet Çelik’ten alalım. Bölge Müdürü Çelik, Dünya Ormancılık Günü konuşmasında “Bölge Müdürlüğümüzün genel alanı 2 milyon 50 bin 520 hektardır. Bunun 1 milyon 156 bin 983 hektarı ormanlık alandır” diyerek aslında bizim merakımızı da gidermiş olmuş.

Çelik’in sözlerinden de anlaşılacağı gibi Muğla olarak Aydın ile birlikte kabaca 2 milyon ha “orman alanına” sahibiz.  Buna karşılık 1 milyon ha da “ormanımız” var. Yani 1 milyon ha ağaçlandırmayı bekleyen alanımız bulunmakta… Halep Çamlarını orada arayın…

 

xx           xx           xx

Konya’dan biri gelse ilimizin %68’inin ormanlarla kaplı olduğunu duysa, Pina Yarımadası ile ilgili kıyamet kopartmamızı “şımarıklık” olarak nitelendirebilir. Pina dediğimiz denizde bir çay kaşığı su gibi… Her sene yangınların ardından orman varlığımızda eksilmeyip, arttığına (!) göre, daha ne… Dahası şu;

Kıyılarda kaybettiğimiz ormanı kırsalda yaratıp, sadece “Orman varlığımızda kaybımız yok” diyerek değil, “Orman varlığımızı arttırıyoruz” diyerek te övünebiliyoruz.

Peki, kıyılarımızın betonlaşmasına ne diyoruz?

Sanıyorum Dünya’da “Malzemesini; değerlerini tüketen bir turizm çeşidi” bizden başka bir ülkede daha yoktur!

 

xx           xx           xx

Vali Amir Çiçek o etkinlikte bütün iyi niyeti ve insani duygularıyla herkesin ormanları koruması ve fidan dikmesi gerektiğini belirtirken, sözlerini şöyle sürdürüyor:

Canlıları, bitkileri ve ormanı seveceğiz. Topraktaki fidanı korumak, yoksa da fidan dikmek gerekir. ‘Seviyorum’ demek yeterli değil. Ben inanıyorum tüm vatandaşlarımız ormanı seviyor. Ama yılda bir fidan bile dikmiyor. Muğla’da yaşayan 900 bin vatandaşımız birer fidan dikse orman zenginliğimiz artar. Sevgimizi toprakla buluşturalım

Bu sözlerin altına da imzamı atarım…

Peki, Pina Yarımadası’nın önünden geçen, Bodrum Yarımadası’nın, Milas, Dalaman, Fethiye kıyılarının ikinci konutlarını gören birinden sevgisini toprakla buluşturmasını nasıl isteyeceğiz?

Fethiye’de seneler önce Yanıklar’ın, Göcek sırtlarının, Marmaris’in Beldibi, Armutalan sırtlarına nasıl saldırıldığını; Güvercinlik’in nasıl yaratıldığını bilmeyen var mı?

 

xx           xx           xx

Ben bir “tekerlekli sandalye” bir de “ağaç fidanı” dağıtılmasını şaşkınlık içinde izlerim.

O dağıtım törenlerini yabancı biri görse, benim izlediğim gibi değil de bir başka şaşkınlık içinde izlemiş olsa herhalde şöyle diyebilir:

Şu Türkler ne güzel insanlar. Engellisine, doğasına sahip çıkan, insan sever, ağaç sever bu insanların ülkesinde terör, terörist nasıl olur?

Yine de bir gerçeğin altını çizmemiz, bir hakkı teslim etmemiz gerekirse; tekerlekli sandalye ve fidan dağıtımları ile çok önemli bir farkındalık yaratıldığını da söyleyebiliriz…

Ama ben ne yalan söyleyeyim, o tekerlekli sandalyelerin nereye gittiğini, fidanların nerelere dikildiğini, dikildikleri yerde kuruyup, kurumadıklarını da hep merak etmişimdir.

Hiç unutmam, seneler önce komşumuzun ilkokula giden oğlu o pikapla dağıtılan çam fidanlarından bir değil, üç tane kapıp gelmiş (o yıllarda naylon tüp içinde çok küçük fideler dağıtılırdı) annesinden “Len endeklene nettiriyon” diye bir güzel fırça yemişti. Sonra ikisini komşu çocuklarına verip, birini de tenekeye dikmişti. Her gün sulamıştı da, ama fidanın kurumasını engelleyememişti…

 

xx           xx           xx

O gün Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ile Menteşe Gazi Anadolu Lisesi işbirliğinde düzenlenen etkinlikte, öğrenciler ve askerler okul bahçesinde 12 farklı türde bin fidanı toprakla buluşturmuşlar.

Bu fidan dağıtımı, dikimi yeni değildir.

Turgut Reis Lisesi ile Merkez Ortaokulu aynı bahçedeydi. 40 yıldan fazla oldu. Okulların bahçesinde belirlenen yerlere ve bahçe duvarının (yoldan yana) dibine fıstık çamı fidanları dikmiştik…

Ne zaman oradan geçsem, “görecekmişçesine” bakarım, fıstık çamlarını göremem!

Menteşe Gazi Anadolu Lisesi bahçesine dikilen fidanları dikenler yetiştiklerini 20-30 yıl sonra görürler mi? Sorunun yanıtını seneler önce atalarımız vermişler;

Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur.

 

xx           xx           xx

Muğla Orman Bölge Müdürü Mehmet Çelik, ağaç dikme töreninde bilgi verirken 2015 yılında 26 bin 880 hektar arazide çalışma yapılarak 1 milyon 253 bin 30 fidan dikildiğini de vurgulamış. Neden daha çok dikim yapılamıyor? Muğla ve Aydın’da neredeyse 1 milyon hektarın üzerinde ağaçlandırılmayı bekleyen alan için de bir seferberlik yapılmıyor?

Aslında soru çok. Mesela ben hep merak etmişimdir; mermer ve taş ocakları açılırken orada zarar gören ağaçların yerine yenilerinin dikilmesi için işletme sahiplerinden para alınır. Peki kapanmış bir taş veya mermer ocağı yerinin ağaçlandırıldığını gören var mı?

Neyse… 21 Mart Dünya Ormancılık Günü’nde fidan dikimi ve dağıtımı her şeye rağmen bence de amacına ulaşmıştır. Ulaşmasa bu yazı olmazdı. Yarın da devam ederiz.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.