Şeriat, Laiklik Karşıtı Değil

Bu haber 21 Haziran 2018 - 13:10 'de eklendi ve 381 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Hüseyin Nizamoğlu

Türk Milletinin yüzde 99’u Müslüman, yani Şeriat üzere İslamiyet’i yaşarlar. Bunu anasından, nenesinden ve 13 asırdan beri adeta dünya jandarması durumundaki Türk Devletlerinden öğrendi ve yaşattı.

Sivas Madımak Otel’de yangın çıkartarak 37 vatandaşımızın yanarak ölmesinin yıldönümü dolayısıyla Atatürkçü Düşünce Demeği’nin düzenlediği, yapanlara lanetleme toplantılarını dinledik. Ölenlere yapılan muameleyi ancak bir komünist ülkede görebilirsiniz. Stalin’in, Kırım halkına uyguladığı mezalim ve Sibirya’ya sürgün etme gibi, Nazım Hikmet gibi bir komünizm hayranını, Bizim-Radyo adındaki verici ile Türk Milletini ve ordusuna; atasına, mukaddes varlıklarından koparma politikası ile onu aleyhimize gizlice hesaplıca kullanma gibi.

Sivas olayını nefretle kınıyorum. Yapanları da lanetliyorum. Ama ben aynen Atatürkçü Düşünce Demeği mensupları gibi aynı Allah’a, aynı peygambere ve aynı mukaddes kitaba inanıyor ve ibadetimi de aslına göre yaptığıma inanıyorum. Böyle olunca sizde, bende şeriat hukukunun İslâm hukuku olduğunu bilmekteyiz. Kur’an’da insanlar için ticaret düzeni, aile düzeni, giyim kuşam düzeni ve genel düzenleme hukuk düzeni vardır. İşte İslam Hukuku denilince şeriat düzenidir. Laiklik Şeriatın içinde vardır. Türkler İslamiyet’e tabi olduğundan beri diğer dinlere de saygı göstermiştir. Sultan Mehmet İstanbul’u fethettiği zaman, kiliseleri ve din adamlarına karşı laik görüşle diğer dinlere de saygı göstermiştir. Fatih laik olduklarını söyledi. Yani inanç hürriyetinin adı laikliktir. Bunun Atatürk ile başladığı gibi, 2000’den itibaren devam etmiştir.

Sivas olayının o tarihlerden beri, gerek mahkemelerde ve gerekse siyasi malzeme yapılmaya çalışıldığı hep bilinir. Bizim Muğla’ya her yıl göstermelik Kültür Festivalinde davet edilenler arasında Aziz Nesin de olurdu. Bir tarihte Muğla’da iken semt kahvelerine kendisini gezdirdiler. Burada Tabakhane Caddesindeki Şevki İnciroğlu’nun kahvesinin bahçesinde kendisine hoşgeldiniz diyerek sohbetini dinledik, konu din olması gerekiyordu ki, namaz kılanların sakalından, bıyığından bahisle kendisinin Müslüman olmadığını, inançsız olduğunu açıkça söylüyordu! Yani söylediğini ben duydum. İşte bu yapı sahibi 40-50 kişilik bir grup ile Sivas’a gidiyor. Vatandaşın camide olduğu sırada camiye yakın olan Otel’den İslamiyet aleyhine adeta hakaret ediliyor. Neticede camideki cemaat veya dışardan da toplanan halk olay çıkarıyor. Çok acı ve kötü, hiçbir Müslümana yakışmayan olaylar olmuştur.

Şimdi bunun Şeriatla ne ilgisi olabilir? Şeriat insanları saldırın, öldürün mü demektedir. Mukaddes kitabımız Kur’an insanlara; bir karıncayı bile incitmeyin anlamında pek çok sayfasında belirtilmektedir. Büyük atanın düşünce adamları olduğunuza göre iki büyük yanlış yapıyorsunuz. “Türk Milletini üstün kılan 2 fazileti vardır. 1 – Dini inancı, 2- Dili. Dil denilince dünyanın yarısına yakın yerdeki Türkler aynı dili kullanıyordu. Dini inancı deyince daha büyük kitle oluşuyor.

Bir Müslüman vatanı için savaşır da şehit olursa, cennette peygamberin misafiridir Atatürk bunu bilen ve Diyanet İşleri Başkanlığını kuran ve protokolde ön sırada yer veren bir dehadır. Şimdi soruyorum siz acaba cidden Atatürkçü müsünüz?

LAİK OLAN DİNSİZ DEĞİL

Uzun yıllar ülkede laikliği ve Atatürkçülüğü dinsizlik saydık. Bunun devamı olarak başörtüsü yasağı yıllarca sürdü. Nihayet 2002, 3 Kasım tarihi milat oldu. Şimdi en yüksek mevkideki paşalar dahi annesinin tesettür kıyafetine saygılıdır. Şimdi teröre yardım edenlerin yerine geçenler asker ile birlikte cepheye gidiyorlar. Şeyh Edibali’nin, Osman Beye nasihatini bugün bizim ordu uyguluyor. Bu millet aslını ve neslini hiç inkar etmedi ve etmeyecek. 24 Haziran 2018 seçiminin gayesi budur. Hayırlı olmasını dilerim.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.