Şenliğin yedincisi yapıldı

Bu haber 21 Mayıs 2017 - 23:17 'de eklendi ve 641 kez görüntülendi.

Metin-Bilim Enstitüsü tarafından bu yıl yedincisi gerçekleştirilen ‘Yerkesik Oyun ve Oyuncak Şenliği’nin yedincisi Yerkesik’te yapıldı.

Muhittin Direk

Metin-Bilim Enstitüsü tarafından bu yıl yedincisi gerçekleştirilen Yerkesik Oyun ve Oyuncak Şenliği 20-21 Mayıs’ta Yerkesik İlk Okulu Bahçesinde yapıldı.
Her yıl olduğu gibi Kültür Bakanlığı’nın katkısı, Menteşe Belediyesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ve Muğla Ticaret Odası’nın desteği ile Metinbilim Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen ‘Yerkesik Otantik Oyun ve Oyuncak Şenliği’ne ilgi büyük oldu.

Şenlik hakkında bilgi veren Metinbilim Enstitüsü Derneği Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ümral Deveci, çocukların tekno-kültür alanında bir teslimiyet ve boyun eğme ile zaman geçirdiklerini belirtti. Başkan Deveci şunları söyledi:

“Çocuklarımız ve gençlerimiz, birer pasif tüketici konumunda bulunmaktalar. Kendi bireysel güçlerinin ve yaratıcılıklarının farkına varamadan, kendilerine sunulan tekno-kültürü, bir kültür obezitesi iştahıyla tüketiyorlar. Hızla tüketilen bu kültü, bireysel şahsiyet oluşumunda hiç etkisi olmayan bir popüler tüketim aracı olmaktan öte gidemiyor. Yani modernite ve vahşi kapitalizm, çocukları ve gençleri kirletiyor.”
Dernek Başkanı Yrd. Doç. Dr. Deveci, enstitü olarak çocukların, nitelikli, geleneksel ve şahsiyet kazandırıcı bil kültür üretimi ve tüketimi eylemi içerisinde bulunmasına katkı yapmak istediklerini belirterek, “İnsanlığın en temiz çağı olan çocukluk çağlarından başlayarak kendisini yeniden kurmasının gerektiğine inanıyoruz. Çocuklar dışarıda müdahale olmadan doğal olarak bu oyunlar sayesinde toplumsal rollerini edinirler, ortaya çıkan problemleri ve krizleri yönetme becerisi kazanırlar. Bedenlerinin ve zihinlerinin sınırlarını keşfederler, zihin beden kordinasını yeteneklerini geliştirmeyi öğrenirler. Bugün tüketen yaşam tarzı, ne yazık ki çocuklarımıza da bu girdabın içine çekmektedir.  Çocukları doğal yaşam alanlarından evlere hapseden bilgisayar oyunları çoğu zaman acımasız, kanlı rekabet ortamıyla onları gerek dünyadan bencil bir yalnızlığın içine çekmektedir. Karşısındaki rakibini hiç tanımadan sanal bir ortamda sanal düşmanlara savaşmayı öğrenen çocuklar, en büyük insani kodlardan biri olan ‘ Merhameti” kaybetmektedir. Oysa bir sokak oyununda düşüp dizini yaralayan bir çocuğu acısını diğer arkadaşları da çeker ve onun yardımına koşardı. Kıyasıya, öldüresiye yarışmazlardı. Birbirleriyle sokak oyunlarında, rekabet ve yarış çocukların insiyatifinde oyunun doğallığı içinde gelişir. Kırıcı yakıcı olmaz. Çocuklar o sınırları kendileri ayarlar. Ancak biz büyükler bugün belki farkında belki değil çocuklarımızı yapay bir rekabetin içine sokuyor. Aslında kendi hırslarımızı gerçekleştiremediğimiz düşlerimizi çocukları kurban ediyoruz. Eğitim sistemimizde de yerleşen yarış kıyasıya zihniyetinin bize getirdiği nokta ortada. Çocuklarımız büyüklerinin ideallerini gerçekleştirmek zorunda ve sorumluluğunda hissediyorlar. Bu büyük baskı çocuklarımızı psikolojisini, bedensel ve zihinsel uyumunu bozuyor. Gelmek istediğimiz nokta biz metin bilimciler olarak iki gün sürecek bu şenlikte çocukların dışarıda müdahale edilen ve özellikle büyükler için gösteri niteliği dönüşen yarışmalardan uzak tutarak çocuk oyunları şenliği doyasıya yaşamalarını istiyoruz’’ şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından çocuklar unutulmaya yüz tutmuş oyunlarla gönüllerince eğlendiler.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.