“Senin Niyetin Ne?”

Bu haber 27 Aralık 2016 - 0:01 'de eklendi ve 852 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozcanozgur@hamlegazetesi.com.tr
Özgürce

Özcan Özgür

Hamle Gazetesi İmtiyaz Sahibi Hayati Nizamoğlu, yıl veremiyorum, epey bir zaman önce İsmail Atasever’in kızının düğününde gazetecilerin dağınıklığını gördükten sonra bir de meslektaşımız Cüneyt Erdan’ın yakalandığı hastalık karşısında gazetecilerin O’nun için bir şey yapamadıklarını görünce üzüntüden bir yemekli toplantı düzenlemişti.

Akyaka’da Hamle Otel’de yapılan toplantıya bir iki fire ile bütün gazeteciler gelmişti.

Doğrusu ben beklemiyordum…

Muğla il merkezinde görev yapan bütün gazeteciler ilk kez birbirlerine kadeh kaldırmışlardı.

O gece Hayati Nizamoğlu Muğla Basınını bir ve birlikte görmek olan muradını anlatmıştı…

xx           xx           xx

O gecede Hayati Nizamoğlu’nun gerçek muradının ne olduğunu merak eden, sorgulayan gazeteci sayısı da azımsanacak gibi değildi.

Hafta sonunda Cuma gecesi de öyle oldu…

Hayati Nizamoğlu’nun ilk toplantıyı düzenlediği günlerde Muğla Basını’nın bir “Muğla Gazeteciler Cemiyeti” bir de benimde içinde olduğum “Küskünleri” vardı. Yani Cemiyet Yönetimi’ne küskün olanlar… Tabi bumların kendileri arasında da vardı küskünler… (!)

O gece benim ve Nejat Altınsoy’un müdahalesiyle ortaya “Muğla Bağımsız Gazeteciler Platformu” çıktı. Hayati Nizamoğlu da “ilgisi olmadığı” halde “gazetecileri örgütleyen adam” ilan edilmişti!

Bu platform daha sonra il genelinde üyeleri olan “Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti”ne dönüştü.

Nizamoğlu ise o yeni Cemiyetin hiçbir yerinde yoktu…

xx           xx           xx

Hayati Nizamoğlu’nun başka bir muradı var mıydı bilmiyorum. Olduğunu da sanmıyorum.

O’nun bildiğimiz ve kendisinin de açıkladığı muradı “gazetecilerin bir ve birlikte olmaları” idi.

Gelin görün ki Hamle Otel toplantısından önce “bir Cemiyetimiz” varken, toplantıdan sonra “iki cemiyetimiz” oldu…

Nizamoğlu’nun muradı, beklediği elbette bu değildi.

Geçen Cuma ikinci girişimini yaptı. Bu sefer Bağlarbaşı Restoran’da “Gazete Patronlarını” bir araya getirdi.

Yemekli toplantıya sadece Devrim Gazetesi ile Yenigün ve Kent Gazeteleri katılamadı.

Yok hayır, Kent Gazetesi’ni temsilen Nejat Altınsoy yemeğe katılamadığı için bu toplantıdan bir “platform” çıkarılamadı. Hem hiç kimse heves etmesin, patronların iki ayrı örgütlenmeye sahip oldukları görülmüş değil…

Bu seferki toplantıda da Hayati Nizamoğlu’na bu toplantıdan ne beklediğini anlattığı halde espriyle de olsa “Senin niyetin ne?” sorusu soruldu!

xx           xx           xx

Muğla’nın en önemli sorunu nedir?” diye sorulacak olsa herkesin kendine göre bir yanıtı olacaktır.

Bence en önemli sorunumuzun anahtarı bu soru… “Senin niyetin ne?

Kim ülkemiz için, Muğlamız için, toplum için hayırlı bir iş yapmaya kalksa hemen “Niyet ne bunun?” diye sormaz mıyız?

Niyeti ne bunun?

İl Başkanlığına mı oynuyor?

Belediye Başkanı mı olmak istiyor?

Milletvekilliğine mi soyunuyor?

Oda Başkanı mı olacak?

xx           xx           xx

Aslına bakarsanız çoğu zaman hayırlı bir şeyler yapmaya çalışanlarında eninde sonunda bir yerlere aday olduğunu görürüz! Bu yüzden olsa gerek Muğla yararına, toplum yararına iyi, güzel, doğru işler yapanların hepsine aynı gözle bakarız.

İşte onlardan en bilineni:

Ahmet Tan Karaosmanoğlu…

Televizyonda “Genç Bakış” programının yapımcısı ve sunucusu Abbas Güçlü O’na “Vatandaş Ahmet” adını yakıştırmıştı.

O’nun için hep “Siyasete girecek, aday olacak” yorumu yapılmıştı. Oysa herhangi bir partiye üye bile değildi… (!)

Kalktı Bayır’a ekonomisini ayağa kaldırmaya gitti.

Ne zaman Hayati Nizamoğlu bizleri bir araya getirse “Niyeti ne bunun?” diyoruz. İşte bu saçma soru yüzünden Muğla en büyük eksiğine “Muğla Lobisi”ne sahip olamıyor…

Bu Hayati Nizamoğlu’na bağlı bir olay da değil… O’nunki murada eriş için bir arayış… Ki hiç başkalarınca denenmedi de değil, kalıcı olmadı…

Çünkü insanların “kişisel muradı” hep “toplumsal muradın” önüne geçiyor!

Bir de o ego… Bu şehrin kanaat önderleri o yüksek egolarını da bir kenara koyabildiler mi tamamdır…

xx           xx           xx

Sormadan edemeyeceğim. Hem Allah aşkına söyler misiniz Muğla’yı yönetenlerden, temsil edenlerden Ahmet Karaosmanoğlu’nun, Hayati Nizamoğlu’nun eksiği ne?

Aman ha bu sorumun altında da bir şey aranmasın!

Muğla’nın gazete patronlarının bulunduğu toplantıda Hayati Nizamoğluniyetini” şöyle anlattı;

Yeni hastanemizin yaz aylarında hizmete açılacağı söyleniyor. Mevcut hastanenin bulunduğu yerde yine bir sağlık kuruluşu olmalı. Muğla’nın yatak sayısı artmalı. Muğla’da açılmasını beklediğimiz Mimarlık Fakültesi’nin başka bir ilçemize gideceği konuşuluyor. Bu konularda Muğla basını olarak tek ses haline gelmeliyiz. Halkımızın sesi olan basın kurumları kamuoyu oluşturmada daha etkili görev almalıdır

Katılmayan var mı?

xx           xx           xx

Biz gazeteciler birçok konuda, sorunda tek ses olamadık, ama patronlar sayesinde o ortak ses çıkarılabilir diye umuyorum…

Hamle Gazetesi İmtiyaz Sahibi Hayati Nizamoğlu’nun önerisine toplantıda hazır bulunan, Hamle Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Hafize Nizamoğlu Acar, Muğla Gazetesi İmtiyaz Sahibi Zübeyde Fellahoğlu, Şah Gazetesi İmtiyaz sahibi Yelda Özben Erol Gökcan ve Yayın Yönetmeni Süleyman Gökcan, Muğla Haber Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Hüseyin Atılgan, Yazar Tansel ÇoşkunVarız” dediler.

Ben inanıyorum ki o gün gelemeyen Yenigün, Kent ve Devrim Gazeteleri sahip ve yöneticileri de “varız” diyeceklerdir.

xx           xx           xx

Toplantıya katılanların “varız” demeleri Hayati Nizamoğlu’nu muradına erdirmiş midir?

AK Parti Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcısı ve Şah Gazetesi Sahibi Yelda Özben Erol Gökcan’a “Ankara’ya Muğlalılar nasıl geliyorlar?” diye sordum. “Tek tek gelirler. Bazen ikili üçlü guruplar halinde de gelenler olur. Heyet olarak gelenler çok değildir.” diye karşılık verdi. Ardından “Peki Fethiyeliler nasıl gelirler?” sorusunu yönelttim. Yanıtı şöyle oldu:

Onlar her zaman odalarla, derneklerle, meclis üyeleri ve sektör temsilcileri ile heyetler halinde gelirler.

Sonra da gülerek “Abi lobi meselesi” dedi…

İşte mesele bu; Lobi meselesi…

Hayati Nizamoğlu’nun muradı da bu işte… Önceki gece muradının yarısının gerçekleştiğine inanıyorum. Kalan yarısı önemli…

Kalan yarısı “Fethiye Güçbirliği” örneğinde olduğu gibi yerel yönetimin, başta MUTSO ve Tabip Odası olmak üzere meslek odalarının “niyetiniz ne?” diye sormadan yerel gazetelerimizin yaktığı kıvılcımı Muğla’nın önünü aydınlatacak büyük bir çoban ateşine döndürmeleri ile tamamlanacaktır…

Biliyorum şimdi “Sen neresindesin bu işin” diye soranlar, merak edenler olmuştur. Ben gazete patronu değilim. O çoban ateşi yanarsa ben bu köşeden alkışlarım o kadar…

Bakmayın siz benim dünkü yazıma…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

4 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
MUSTAFA TOKSOY 27 Aralık 2016 / 09:32

SAYIN ÖZGÜR, YAZINIZIN BAŞLIĞI SENİN NİYETİN NE? YERİNE BİZİM NİYETİMİZ NE? OLSA DAHA İYİ OLURDU. ŞÖYLEKİ BİZ YANİ MUĞLALILAR (MENTEŞELİLER) NE YAPMAK İSTİYORUZ. NASIL BİR ŞEY YAPALIM.

BENCE ÖNCELİKLİ OLARAK YAPILMASI GEREKEN MENTEŞE YADA MUĞLA GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU KURULMALI BU PLAFFORM TÜM MESLEK ODA BAŞKANLARI , TÜM GAZETE SAHİPLERİ, TÜM GAZETE ÇALIŞANLARININ MESLEK ÖRGÜTLERİ VB TOPLUMUN KAANAT ÖNDERİ KİŞİLERDEN OLUŞMALI, BU PLAFFORMUN BİR DÖNEM BAŞKANI OLMALI, VE BU SIRAYA KONMALI, BU PLATFORM AYDA BİR DÜZENLİ OLARAK ÜYELERDEN BİRİNİN EV SAHİPLİĞİNDE TOPLANMALI, BU KURULUN SEKRETARYASI OLMALI ÖNEMLİ KONULARI MASAYA YATIRMALI, BUNLARDAN ÖNEMLİ OLAN İLK ÜÇ KONUYU BELİRLEMELİ, BUNLARIN ÇÖZÜM YOLLARI ARANMALI, BU PLATFORM KENDİ İÇİNDE DEĞİŞİK UZMAN KURULLAR OLUŞTURMALI, MENTEŞE’Yİ YALNIZ MENTEŞE OLARAK GÖRMEMELİ MENTEŞEYE YAKIN OLAN YATAĞAN VE ULA İLÇELERİDE BUNA DAHİL EDİLMELİ, VELHASIL TÜM MUĞLA İÇİN NELER YAPILABİLECEĞİ, NELER SYAPILMASI GEREKTİĞİ TARTIŞILMALIDIR.

BU İŞİN BASIN AYAĞI ÇOK ÖNEMLİ BURDA DA SİZİN GİBİ TECRÜBELİ BASIN EMEKÇİSİ ARKADAŞLARA İŞ DÜŞÜYOR. BU PLATFORMUN SÖZCÜLERİ SİZLER OLMALISINIZ.

mehmet kaya 27 Aralık 2016 / 10:08

Sayın Ahmet Karaosmanoğlu ile Hayati Nizamoğlu’nun her yönüyle Muğla’nın mevcut yöneticilerinden fazlalıkları vardır. Diğerleri tanınırlıklarını belediyeye ve belediye olanaklarına borçlu. Bu iki arkadaşımız kendi olanakları ve kendi akıllarıyla bu noktaya geldiler. Bir de belediye gücünü kullansalar Muğla’da yaratacakları sinerjiyi düşünebiliyor musunuz?

Müşteba KARAMANOĞLU 27 Aralık 2016 / 12:29

Hayırlı Niyet ..
Görsel medya yazılı basın olumlu olumsuz haberleri izleyicilerine okurlarına duyurur.etki ve tepki toplayıp sorunların çözülmesinde iyi güzel haberlerin duyurulmasına yardımcı olur .
Sn.Mustafa TOKSOY Sn.Mehmet KAYA ARKADAŞLARIMI TEBRİK EDİYOR DÜŞÜNCELERİNE TAMAMEN KATILIYORUM ..
Mahalli dernekler ,sivil toplum kuruluşları ,platformlar,federasyonlar,konfederasyonlar sosyal yaşamda insanlar için ayrılmaz bütünün parçalarıdır.
isteklerini görüşlerini mağduriyetlerini beklentilerini görmek istediklerini olumlu olumsuz yaşam sıkıntı ve mutluluklarını paylaştıkları bir sosyal faaliyetlerin odak noktasıdır.
Tüm çalışmalar insanların refah iyi güzel ve haklı olma durumunda söz ve yetki alma durumundadırlar ..
Şu an Muğla,da ve ilçelerinde çeşitli platformlar dernekler fedarasyonlar görev yapmaktadır
Bu çalışmalara meslek odaları ve meslek odalarının yürütme komiteleri ile birleşince ortaya pozitif güç çıkar.SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI MESLEK ODALARI VE YÜRÜTME KURULU VATANDAŞ İLE GÜÇ BİRLİĞİNİ KURARSA HER KONUDA GÜÇLÜ BİR PLATFORMLARA SAHİP OLUR .
Bu çalışma uyumunu basın medya kuruluşları ve güzide üyelerine çok önemli görevler düşüyor
Olaki Akademik olarak Üniversite vatandaş medya basın güç birliği oluşturulursa
sorunların çözümü ve duyurum tanıtım yapılaması açısından önemli kaynaklara sahip olunur .
Niyeti gönlünde yatanların tüm dilek ve niyetlerinin hayata geçmesi temennilerimle başarılar dilerim.2016 yılının son günlerini yaşarken huzurlu bereketli güzel günler diler Yeni yılınızı kutlar .Minnetle ,şükranla hürmetle saygıyla selamlarım ..

günaydın 27 Aralık 2016 / 12:33

Önce komisyon kurulmasına karar vermek için içinde sivil toplum örgütlerinin temsilcilerininde yer aldığı bir komisyon kurulmalı bu komisyon bir komisyon kurulmasına gerek olup olmadığına dair çalışmalar yapmalı meseleleri masaya yatırıp enine boyuna tartışmalı sonra bu komisyon kurulmasına karar verirse geniş katılımlı herkesi kucaklayan tüm düşünce platformlarından sivil toplum kuruluşlarından meslek odalarından devlet kuruluşlarından belediyelerden temsilcilerin katılacağı bir komisyon kurularak meseleler masaya yatırılarak enine boyuna tartışılmalı…………………….
Nasıl öneri ama bununlada çözüm bulunmazsa çözüm yok demektir……………..