SENİ PARTİDEN KİM İHRAÇ ETSİN?

Bu haber 12 Ağustos 2010 - 0:00 'de eklendi ve 653 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Süleyman
Soylu, eski DP Genel Başkanı’dır… “46 ruhu”, “Menderes’in mirası”,
“demokratlık” dediğimiz şeylerle imtizaç edebilmiş en sahici DP’lilerdendir.
Delikanlı da bir adamdır… Soylu, referandumda “evet” oyu kullanacağını
açıkladı. Mantık çerçevesinde gerekçelerini de sıraladı. Bunu yaptığı için de
başına gelmedik kalmadı. Önce DP’liliği meşkuk Hüsamettin Cindoruk’un hışmına uğradı,
sonra da “ihraç” istemiyle disiplin kuruluna sevk edildi. Şimdi Hüsamettin
Bey’in disiplin kurulu memurları oturacak, parti disiplinine aykırı davrandığı
gerekçesiyle Süleyman Soylu’nun DP’liliğine son verecek. Diyecek ki,
“Referandumda evet oyu kullanacağını söyledin. Senin DP’lilikle, Menderes’in
mirasıyla, 46 ruhu denilen şeyle alakan kalmamıştır, var git kendi yoluna…”

Bu kadar
kolay mı? Kişiyi inançlarından, aidiyetlerinden, düşüncelerinden, politik
tercihlerinden koparıp almak ve “Bundan sonra sen busun” demek bu kadar kolay
mı? Dahası, buna kimin hakkı var? Peki, kendileri Menderes’in mirasıyla ne
ölçüde örtüşüyorlar? Daha doğrusu, örtüşüyorlar mı? Mirasa konan eşhasa
bakıyoruz ve iç açıcı bir manzarayla karşılaşmıyoruz. Bunların yekûnunu, CHP’nin
dümen suyunda hareket etmeyi marifet bellemiş ve “devletine” itaatte kusur
işlemeyen birtakım “arkaik muhafazakârlar” oluşturuyor… Ki, başı hepinizin
bildiği üzere, muhterem Süleyman Demirel çekiyor. Bir de yamağı var: Hüsamettin
Cindoruk. İlk postmodern darbemizin mimarı olan Demirel, büyük umutlarla
mirasın başına konuşlandırılmıştı ama mirasına konduğu adamlara (yani
DP’lilere) af gündeme gelince, ilk kirişi kıran kişi olmuştu. Konunun
tafsilatını Ferruh Bozbeyli’ye sorun, anlatsın… Hüsamettin Cindoruk da, bize
yıllarca “DP’liymiş gibi” yapan ama DP’yle de, Menderes’le de, 46 ruhuyla da
ilgisi olmayan sıra üstü bir Demirelseverdir, başka da bir şey değildir.
Hüsamettin Bey’i yıllarca bize “Menderes’in avukatı” diye yutturdular. Mahdum
Aydın Menderes açıkladı da, öğrendik. Değilmiş… Menderes’in yargılanmasıyla
ilgilenmiş, birkaç kez Yassıada duruşmalarında görülmüş ama Menderes’in avukatı
değilmiş… Bilakis, Menderes’e karşı kurulmuş Hürriyet Partisi’nin (ki,
kurucularından biri de Coşkun Kırca’dır) ateşli müntesiplerinden biriymiş.

İşte bu
Cindoruk, Menderes’in ocağında oturmuş, “demokratlık raconu” kesiyor.

Partiler
referandumda taraf olabilirler. “Evet” ya da “hayır” kampanyası yapabilirler.
Taraftarlarını ve üyelerini yönlendirebilirler… Ama hangi yönde oy
kullanacaklarına ilişkin “grup kararı” alamazlar… Hele, “Şu renk oy
kullanacaksınız” diye dayatmada hiç bulunamazlar… Suçtur… Hüsamettin
Cindoruk’un partisi, hem taraftarlarına baskı yapıyor, hem de olmayan grup
kararını gerekçe göstererek “ihraç” mekanizmasını işletiyor.

İki kere
suç… Eğer DP’den birileri ihraç edilecekse, o Süleyman Soylu değil,
Hüsamettin Cindoruk olmalıdır. Hüsamettin Cindoruk, çünkü, “Yerel seçimde oyumu
Kemal Kılıçdaroğlu’na verdim” diyerek, ihracı gerektiren en temel suçu işlemiş,
daha doğrusu bu suçu işlediğini itiraf etmiş bir siyasetçidir. Üstelik,
herhangi bir siyasetçi değildir.

DP’nin
Genel Başkanı’dır…

AHMET
KEKEÇ     STAR GAZETESİ      10/08/2010

 

 

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.