Sen Kendine Bak Avrupa

Bu haber 29 Aralık 2017 - 1:18 'de eklendi ve 851 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Gülten Şimşek

 

Yeni yıl yaklaştıkça insanın içi kıpır kıpır oluyor.

Evde ya da seyahat planları yapılarak, yeni yıla merhaba demeye hazırlanılıyor.

Masallardaki kadar büyülü ve karlarla kaplı şehirler, rengarenk yeni yıl süsleri ve ışıklarla donatılmış,  bambaşka ülkelere ve şehirlere seyahatler başlıyor.

Muğla’dan da bir çok kişi, yılbaşı kutlamaları için yurt dışına gidiyorlar.

Cazibesi, romantizmi, süslemeleri ve ışıklandırmaları, kentleri cazip hale getirir.

Küreselleşen dünyada kentlerde birbirleriyle yarışmaya ve ön plana çıkabilmek için daha güzel, daha planlı, daha düzenli, daha konforlu olabilmek adına çabalıyorlar.

Yılbaşı içinde fark yaratıyorlar.

Dünyanın en güzel yılbaşı şehirlerine bir göz atın. Masallardaki kadar büyülü, karlarla kaplı şehirler, rengarenk yeni yıl süslemeleri ve ışıklarıyla bambaşka bir kimliğe bürünüyor. Adeta cennete çeviriyorlar.

Meydanları renklendiren süslemeler, bir ev sıcaklığında süslenen cafe ve restoranlarla bir noel hikayesi yaratıyorlar.

Ve inanılmaz derecede yılbaşı için görsel show hazırlıyorlar. Kentlerin aydınlatmaları bile başlı başına sanat.

Adamlar işi biliyorlar.

Temiz ve bakımlı caddeler. Pırıl pırıl binalar. Işıklar, süsler. Sokak sanatçıları. Şiir tadında şehirlerle insanları çağırıyorlar. İnsan ruhunu sarıp sarmalıyorlar.

Kentleri aşk ve sevgi şehri haline getiriyorlar.

Ve benim güzel ülkemden, cazip ve güzel yerlerde, yeni yıla girebilmek için seyahat eden insanlar oluyor.

Güzel. Güzel ama aynı güzelliği ve cazibeyi biz neden yakalayamıyoruz ki?

Eyyy Avrupa diyoruz ya . Onlarda heyt baksan diyebilirler.

Bize de: ‘ bizde ki şehircilik anlayışına bakınız!

Biz çevreyi koruyoruz. Rant ve cep için,  hiçbir güzelliği harcamıyoruz. Sen dağlarını, denizlerini, ovalarını yok ettin. Sen var ya sen, çöplerini yerlere atıyorsun. Pissin pis. Kirletilmiş sularınla balıkların katilisin. Sen havayı kirlettin yahu. İnsanların hastalanıyor. Hem sen neden bu denli zevksiz binalar yapıyorsun ki? Şehirlerinde ağaç yok. Yeşil alan fakirisin’’ derler.

Bizlerde ağzı açık olarak onları dinleriz.

Ruhunda üfledi deniliyor ya, onlar şehirlerine  ruhlarından üflüyorlar.

Bizler ise nahoş binalarla, köstebek yuvası yollarla, çöp yığını çevre ile.

Görgüsüz trafik  anlayışımızla…. Hemen palazlanıp, ‘sen kendine bak Avrupa’ diye karşılık verebiliriz.

Biz doğayı ve insanlık tarihini korumuyoruz.

Kabul etmeliyiz ki Avrupa şehircilik anlayışında bizden on gömlek, yirmi gömlek ötede.

Geçmişlerini  koruyorlar. Özellikle alt yapıya çok önem veriyorlar. Bizler her gün kazıyoruz. Bugün internet için, yarın doğal gaz için, başka gün foseptik için. Ayıptır  söylemesi, lağım için arıtma sistemi olmayan yerlerde var. Eyy Avrupa dediğimiz ülkelerde  şehirlerin altlarına kamyon girebilecek kadar alanlar yapmışlar ve sürekli alt yapı için kazmıyorlar. Adamlar bir kez kazmışlar ve bir daha kazmıyorlar. Aslen elli  gömlek ileri olmaları için neden. Biz ilkel usullerle uğraşı veriyoruz.

Çok yol almalıyız çok.

Çabalamalıyız.

Davranış anlamında da insana ve doğaya saygıyı özümsetmeliyiz topluma.

Eyy Avrupa derken ülkemizin de temel değerlerde gelişmiş olması lazım.

Hala sokağa tüküren, balgamını atan, sokakları çöp bidonu gibi kullanan insanlar var.

Eğitmeliyiz. Eğitmeliyiz.

Çocukların ilk öğretmeni anne-babadır denir ya, çevre bilinci içinde öncelikle aile tutum ve davranışları gelişmelidir diye düşünüyorum.

Düşüyorum. Düşünüyorum. Düşünüyorum.

2018 merhaba diyeceğiz.

Son 3 yıldır, ilimizin havası değişmeli, yeni yıl hazırlıkları ile  insan ruhunu sarıp sarmalıdır diyordum. İnsanların zevklerini okşayan süslemeler, aydınlatmalarla farklı ve bambaşka bir yıla girdiğimizi hissedelim diyordum.

2018 yılına keyifle merhaba diyeceğiniz Amsterdam, Paris, Malmö, Laponya, Provence, Quebec gibi şiir tadında şehirler bizleri çağırırken bizler de Muğla da kalmak ve bu şehri yaşam istiyoruz  diye belirtirken.

Menteşe Belediyesi son 3 yıldır dillendirdiğim konuda kısıtlı da olsa adım attı ve sınırsızlık meydanını yeni yıl için süsledi. Güzel. İnsanlar burada foto çekip sosyal medyada paylaşıyor. Bu da minik de olsa bir gelişme.

Seneye fark yaratacak şeyler yapabiliriz.

Yani ruhu olan şehirler yaratmalıyız.

Ruhu olan sokaklar.

Ruhu olan mekanlar.

Yani güzellikten beslenmeliyiz.

Güzeli yaratmalıyız.

Gelecekte insanları kucaklayan sarıp sarmalayan bir kent olmalıyız.

Sevgi kenti, aşk kenti…

Bizler Muğla da kalmak ve bu şehri yaşamak istiyoruz.

Siz yöneticilerde bu kenti yaşatmak zorundasınız. Bu kentte ruhunu vermek zorundasınız.

Yeni yılın bizi; sağlık, sevgi, bolluk ve bereketle sarması temennisi ile.

Son söz.

Eyy Avrupa Sen Kendine bak!

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.