SEKİBAŞI KAHVESİ, KADINLAR… « Hamle Gazetesi

SEKİBAŞI KAHVESİ, KADINLAR…

Bu haber 09 Ağustos 2012 - 0:00 'de eklendi ve 1.112 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Tarihi Sekibaşı Kahvesi’nin Muğla Belediyesi tarafından restore edilip, “Muğla Sekibaşı Kadın Dayanışma Merkezi” olarak hizmete girdiğinde Muğla Belediyesi tarafından dağıtılan broşürün kapağında şöyle yazılı idi:
“Kadınlar İçin Kadınlarla Birlikte El Ele Yürüyoruz”
Merkez 2004 yılında kurulmuştu. Muğla Belediyesi 8 yılda yoruldu mu ne, bu merkez “çay ocağına” dönüşmüş durumda!
Ne kadar doğrudur bilmiyorum, duyumlarımıza göre bu merkez “CHP Lokali” veya “CHP Kadın Kolları Lokali” olacakmış!
Umarım sadece “mış”tır…
 
xx     xx     xx
Sekibaşı Kahvesi 1800’lü yıllarda yapılmış. Camisi, fırını, çeşmesi ile birlikte o yıllarda Hacıkadı Kofrası (Kofra; önemli şahsiyetlerin misafir kabul ettikleri veya edildikleri yer) olarak anılan bir yermiş. Hacıkadı Kofrası sonraki yıllarda Köseoğlu ve Çoksever ailesine geçmiş.
Tarihi Sekibaşı Kahvesi işte o ailelerin mirasçılarından Dr. Hayriye Sema Çoksever tarafından yanlış anımsamıyorsam 2003 veya 2004 yılında Muğla Belediyesi’ne bağışlanmıştı.
Yine yanlış anımsamıyorsam, bağışlama “koşullu” yapılmıştı.
 
xx     xx     xx
Aynı sülalelerin torunlarından Rahmetli Hilal Köseoğlu yapılan bağışlamada büyük rol oynamıştı. Hayırsever Dr. Hayriye Sema Çoksever, rahmetli Köseoğlu’nun halasıdır… Köseoğlu’nun o günlerde bizimle paylaştığı bilgilere göre, halası Dr. Çoksever tarihi kahvenin “Sağlık Ocağı” olarak hizmet vermesini istemişti. Olmadı.. Uzun tartışma ve görüşmelerden sonra Dr. Çoksever şu muvafakatnameyi vermişti:
“Sağlık Ocağı ve Kadın Sığınma Evi olarak kullanılması önündeki engeller kalkıncaya kadar; Kadınlara yönelik faaliyetleri kapsayan, belirli zamanlarda doktor kontrolü hizmetlerinin yapılabileceği bir Kadın Dayanışma Evini kabul ediyorum.”
Aşağı yukarı böyle… Ama gelinen nokta böyle değil.
Eğer rahmetli Hilal Köseoğlu yaşıyor olsaydı, kıyametleri koparırdı!
 
xx     xx     xx
Nedense belediyemiz bunu hep yapıyor.
Nilüfer Caner Huzurevi de bir “bağıştır”… Tarihi Sekibaşı Kahvesi’nde olduğu gibi “koşullu bağış”…
Peki, rahmetli Nilüfen Caner öğretmenimizin bağışladığı tarihi yapı bu gün Muğla Belediyesi Sağlık Müdürlüğü müdür, yoksa huzur evi midir?
Neyse…
 
xx     xx     xx
Dr. Hayriye Sema Çoksever tarafından Muğla Belediyesi’ne bağışlanan önünde havuz ve mutfağı bulunan Sekibaşı Kahvesi, Belediye tarafından 100 milyar lira harcama yapılarak Sekibaşı Kadın Dayanışma Merkezi’ne dönüştürülmüştü. Merkezin açılışında konuşan Belediye Başkanı Osman Gürün şöyle demişti:
“Daha önce semt sakinlerinin uğrak yeri olan Sekibaşı Kahvesi, bundan böyle Kadın Dayanışma Merkezi şeklinde hizmet verecek. Kadınlar haftanın belirli günlerinde bir araya gelerek burada toplantılar yapacak. Çeşitli sosyal aktivitelerin içinde kendilerini geliştirme imkanı bulacaklar.”
Tam anlamıyla olmasa da böyle oldu… Başkan Gürün ayrıca dağıttıkları broşürlerde de şunları söylemişti:
“Muğla Belediyesi üzerine düşün sorumlulukları yerine getirmekte; kadınlarımızın toplumsal yaşamın her alanında ve karar mekanizmalarında yerlerini alması için üzerine düşen çabayı göstermektedir. Bunun en önemli adımlarından biri de Sekibaşı Kadın Dayanışma Merkezi’dir… Sekibaşı Kahvesi, belediyemizce restore edildikten sonra; özellikle kadın bilincinin yükseltilmesi ve toplumsal eşitliğin basamaklarından birinin sağlanabilmesi adına önemli gördüğümüz, bağımsız kadın hareketlerinin kullanımına tahsis edilmiştir.”
Sanıyorum bu güzel, anlamlı sözlerde unutuldu!
 
xx     xx     xx
Aynı zamanda Kent Konseyi üyeleri olan Sekibaşı Kadın Dayanıma Merkezi Yürütme Kurulu Üyeleri Nahide Uçar ile Şengül Yavuz Gökcan, Atiye Sevim Berber, Armağan Erol, Ceyda Hükkamoğlu, Sadıka Üstündağ ve Zaliha Afyonlu başta bu projeden yararlanan kadınlar ve “kadın hareketleri” bu gün Muğla Belediyesi’ne kırgın ve küskünler…
Çünkü o tarihi yapı bu gün bir çay ocağı, kafeterya gibi çalışır hale gelmiş… “Çay ocağı” belediyenin taşeron firmalarından DEPAR’in kadın işçilerinden biri tarafından işletiliyor!
Ayrıca alınan duyumlar doğru ise bu tarihi yapı “CHP Kadın Kolları” tarafından kullanılacakmış.
Başkan Gürün galiba “Kadınlar İçin Kadınlarla Birlikte El Ele Yürüyoruz” sözünü unuttu. Şimdi belediyemiz, CHP’li kadınlarla CHP için yürümeye hazırlanıyor.
Hayırlı olsun!
(09.08.2012)

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.