Şehit Babasının Ziyareti

Bu haber 19 Aralık 2015 - 0:21 'de eklendi ve 1.428 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Allah kimseyi gelenden gidenden etmesin.

Tedavim süresince arkadaşlarım, dostlarım ve özellikle okurlarım beni hiç yalnız bırakmadılar. Onların çoğu ile de yeni tanıştık.

Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi’nde 80 günü geride bıraktık. Hastanenin ortopedi servisinde en fazla kalan hastalardan biri olarak rekora doğru koşuyoruz.

Beni burada yalnız bırakmayan herkese teşekkür ediyorum.

Ziyaretime gelenlere geçtiğimiz günlerde Diyarbakır‘ın Silvan ilçesinde teröre kurban verdiğimiz şehidimiz rahmetli Jandarma Teğmen Altuğ Pek’in babası Mehmet Pek eklendi.

Çok duygulandım. Benim için ziyaretçilerimin en değerlisi oldu…

 

xx           xx           xx

Şehit babası Mehmet Pek belli ki acılı evinin bahçesinden alıp gelmiş; tıklayan kapıyı açıp içeri girdiğinde küçücük saksıda mor kasımpatı çiçekleri ile dikiliyordu.

Nedense Kasımpatı çiçekleri bana hep Mustafa Kemal Atatürk’ü hatırlatır. Belki de ilkokulda iken her 10 Kasım’da, sınıfımızda ‘Atatürk Köşesi’ yapmak için okula götürdüğümüz Kasımpatı çiçekleri götürmemizden ötürüdür.

Sanıyorum bundan sonra nerede, ne zaman Kasımpatı çiçeği görsem Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte şehidimiz Altuğ Pek’i hatırlayacağım.

 

xx           xx           xx

Mehmet Pek bana geleceğine, ben O’na gitmeliydim. Durumum belli. Gidemedim, gidemezdim. Ben Mehmet Pek’in acısını paylaşıp, azaltacağıma, O benim derdimi dert edindi. “Sen hapislik, işkence neleri geçirdin. Bunu da geçirirsin.” diyordu. Ben O’na “Senin acında geçer.” diyemedim. Nasıl denir? Hem geçer mi?

Allah kimseye evlat acısı vermesin…

Mehmet Pek, Muğla’dan Diyarbakır’a yürüyerek “kardeşlik” mesajı vermek istediğini söyledi.

Böyle bir yürüyüşün Mehmet Pek’in acısını dindireceğini de sanmıyorum. Ancak yaşadığımız terör ortamında Mehmet Pek’in mesajı çok önemli ve anlamlı da olacaktır.

Pek, “Oğlumun şehit düştüğü topraklara kadar yürümek, yolculuk sırasında güzergahta yer alan il ve ilçelerdeki jandarma karakollarında konaklamak istiyorum. Bu düşüncemi Kavaklıdere ve Yatağan Jandarma Komutanları paylaştım. Cevap bekliyorum.” diyor.

Bu yürüyüşün gerçekleşmesi için gereken yapılıp, yardımcı olunmalı…

 

xx           xx           xx

Şehit babası Pek, bir bankadan emekli ve 20 yıldır Salihpaşalar da çiftçilikle meşgul. Gazeteciliğe de meraklıdır. Bir yerde yazıyor mu, nerede yazıyor bilmiyorum. Kendi imkanları ile fotokopi makinesinde çoğaltarak dağıttığı iki yapraklı kendi gazetesini görmüştüm. Valilikteki resmi toplantılarda karşılaşırdık.

Meslektaş sayılırız.

Şehit oğlu Altuğ Pek’in hukuk okumak istediğini, ama Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde matematik okuduğunu belirten Mehmet Pek, “Bunun başımıza geleceği aklıma gelmezdi. Maddi durumumuz yok. Kursa filan gönderemedik. Matematik öğretmeni olarak mezun oldu, ama ataması yapılmayınca 5-6 ay önce sözleşme imzalayarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nde göreve başladı. Hukuk okuyabilseydi, ataması yapılsaydı… Kader… Ne yapalım vatan sağ olsun. Ardında bir kız, iki erkek kardeş bıraktı. Allah bize onları bağışlasın.” diye anlattı.

 

xx           xx           xx

Pek ailesinin haberlerde gördüğüm ev denilemeyecek ev karşısında, şehidimizin toprağa verilmesinin ardından kaleme aldığım yazımda “Şehitlerin baba ocakları neden hep böyle olur” diye tepki göstermiştim.

Menteşe Belediyesi su basmanını yapıp, üzerine şehrimizin hayırsever işadamları Ekip Araç Üstü Ekipmanları Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Safa Altaş, Acarlar A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sinan Acar, Ermaş Mermer Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Ercan, HAS Petrol Sahibi Uğur Çolakoğlu, Karaosmanoğlu İnşaat Ltd. Şti. sahibi Ahmet Tan Karaosmanoğlu tarafından prefabrik ev yaptırıldı.

Allah gönüllerine göre versin…

Şimdi geride iki erkek, bir kız kardeş var.

Keşke benimde yapabileceğim bir şey olsaydı…

Şehidimizin cenazesi şehide ve Muğla’ya yakışır biçimde yapıldı. Ama galiba unuttuk. Unutmamalıyız…

 

xx           xx           xx

Şehitsiz gün geçirmiyoruz.

Ah, vah edip, PKK’ya öfkelenip geçiyoruz.

Oysa düşük ölçekli bir savaş halindeyiz.

Ateş düştüğü yeri yakıyor. Analar, babalar, eşler, kardeşler, evlatlar ağlamaya devam ediyor. “Barış” giderek hayal olmaktan bile çıkıyor!

Minik Eymen şehit babasının cenazesi götürülürken annesine “Babam nereye gidiyor?” diye soruyor. Annesi “Cennete” diye karşılık verince EymenAnne sen oraya gitme” diyor…

Allah hepimize ve herkese akıl fikir versin. En önemlisi vicdan versin…

 

xx           xx           xx

Şehidimiz DiyarbakırSilvan’da şehit düşüp gelmişti. Geçenlerde Diyarbakır Sur’da patlayıcıları imha ederken PKK’lıların keskin nişancı tüfeği Kanas ile ateş açması sonucu bomba imha uzmanı Haydar Çetin (32) şehit düştü. Ekranlardan izledik, son yolculuğuna gözyaşlarıyla uğurlandı.

Şehidimizin 6 yaşındaki yavrusu Eymen Çetin, babasının Türk Bayrağına sarılı tabutunun önünde en ön safta yerini aldı. Eymen’in cenaze töreninde döktüğü gözyaşları ise herkesi üzüntüye boğdu.

Ki, Oyuncu Şahan Gökbakar da etkilenmiş. Şehidin emaneti küçük Eymen için sosyal medya hesabından bir mektup paylaşmış. “Senin o gözyaşların kalbimin içine aktı minik adam” demiş…

 

xx           xx           xx

Ünlü komedyan Gökbakar, Instagram hesabından şehit çocuğunun fotoğrafını paylaşırken altına şu notu düşmüş;

Senin o göz yaşların kalbimin içine aktı minik adam. Üzüldüm… Çok hem de… Göğsümün üstüne koca bir kaya oturdu sanki. Anneciğine sorduğun o masum sorular ve o güçlü ananın kendi acısını bir kenara koyup senin acını almaya çalışmasını gördüm…

Bir an kendi çocukluğumu hatırladım. Bende senin yaşlarındaydım babamı kaybettiğimde, benzer sorular dilimde. Benimkini trafik terörü aldı başımdan, seninkini kalleş, hain terör…

İkisi de cennette şimdi merak etme minik adam. Annen hep yanında olacak merak etme. Babanda hep yanında olacak… Sen göremesen de o seni hep görecek ve seninle gurur duyacak merak etme…

Uzun ve güzel bir hayatın olsun minik adam. Güzellikler dolu olsun geleceğin. Acın asla yok olmasa da sabrını verecek Allah merak etme. Küçükken yaşanan acılar olgunlaştırırmış insani.. O yüzden sen artık 7 yaşında bir çocuk değil 7 yaşında koca bir adamsın… Allah yardımcın olsun minik adam! Tüm Polis ve Askerlerimizin Allah yardımcısı olsun! Şehitlerimize rahmet diliyorum!

 

xx           xx           xx

Annesi, babası Gökbahar’ın dediği gibi hep minik Eymenlerin yanında olacaktır. Biz de olmalıyız. Bizim onlara olan borcumuz ödenir borç değil!

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.