Seçmenini Terk Eden İflah Olmadı

Bu haber 10 Mayıs 2018 - 1:10 'de eklendi ve 584 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Hüseyin Nizamoğlu

 

1957’lerde partisini terk ederek ayrılanları hatırlayalım. Adnan Menderes’in Demokrat Partisi’nden ayrılan Yaylacılar denilen bir gurup vardı. İlk ayrıldıkları zaman çok burkulmuştuk. Acaba bu gidenler çoğalır mı? Acaba bunlar başka parti kurarlarsa Demokrat Parti zayıflar mı diye üzülmüştük. Oysa Parti Başkanı ve Başbakan Adnan Menderes, hiç üzüntüsünü belli etmeden “giden gider” diyordu. Bize dönek, korkak ve seçimde kendilerine oy veren seçmenlerini de hiçe sayanlar lazım değildir demişti. Gidenlerin içinde tanınmış hatta bakanlık yapanlar da bulunuyordu. Zaten esas isyanları bakanlıktan alınmaları veya umdukları bekledikleri bakanlık verilmeyişi idi. Bunlar, ilk seçimde piyasadan silindi gitti. Aynı durum Adalet Partisi ve lideri Süleyman Demirel’in sonunu hazırladı. Burada isyan edenler, Adnan Menderes ve arkadaşlarının af edilmesine liderin karşı çıkması idi. Uzun yıllar bu ekip parti içinde milliyetçiler olarak hükümet üyeliğini sürdürdüler. Demokratların affını İnönü sağlayınca, milliyetçi grup kendi liderlerinden tamamen kopmuş oldular. Bu grubun liderliğini Ferruh Bozbeyli yapıyordu. Seçime girdiler ve 50 civarında milletvekili ile meclise girmişlerdi. Aralarında af olan DP Cumhurbaşkanı Celal Bayar da vardı. 1973 seçiminde DP milletvekillerinden bazıları Adalet Partisinden seçime girerek milletvekili olmuşlardı. Muğla’dan Zeyyat Mandelinci meclise girenlerdendi.

Aynı seçimde Erbakan da iyi bir durumda idi. Bu durumda Adalet Partisi koalisyonlara düşmüştü. Zor ve herkese ders olması gereken bir ibret dersi ortaya çıkmıştı. Milli Selamet Partisi anahtar durumunda idi. İlk olarak Ecevit ile Erbakan, ikinci olarak CHP ile Milli Selamet Partisi daha sonra yine Milli Selamet ile Adalet Partisi ortaklık etmişti. Bu dönemde ekonomi ve asayiş yerlerde sürünüyordu. Terör olaylarının önlenemeyişi ihtilal getirdi. Şayet Süleyman Demirel iktidara gelmesinin sebebi olan Demokrat Parti mensuplarına ters düşmeseydi de zaten fikir ayrılığı gibi bir sorun yaşamayan bu insanları bünyesine almaktan çekinmeseydi ve aynı zamanda çok önemli ikinci konu olan, Menderes ve arkadaşlarının mezarlarını yurt içine getirmeye de uzak duran AP lideri kendi sonunu hazırlamış oldu.

SEÇMENİNİ TERK EDEN İFLAH OLMADI

Adalet ve Kalkınma Partisi 3 Kasım 2003 tarihinde partisinin birden parlayıp iktidar olacağını bildiği halde, bazı illerden gösterdiği adaylar partiyi terk edecek kişilerdi. Bunlardan eski ANAP Milletvekillerinden Erkan Mumcu’nun başını çektiği grup 21 kişi olarak partiye topluca alınmıştı. Seçimden sonra Erkan Mumcu bakan tayin edilmek suretiyle bu grup taltif edildi. Erkan Mumcu kendisine yapılan iltifatı halkın yaptığını sanarak, 21 arkadaşı ile Ak Parti’den ayrıldı. Şimdi sormak hakkımız olan suali soralım; bu arkadaşları gören var mı? Acaba, eski milletvekili olarak ayda en az sekiz bin lirayı alıyorlar mı?

İKİNCİ OLARAK TERK EDEN ABDÜLLATİF ŞENER

Ne oldu? Onu da gören var mı? O da eski milletvekili olarak maaş alıyor mu?

ÜÇÜNCÜ VE DÖRDÜNCÜ OLANLARDAN HAKAN ŞÜKÜR

Hakan Şükür’ü hem iyi bir futbolcu ve hem de iyi bir milliyetçi, tarihine saygılı bir dindar olarak biliriz. Bütün yurt genelinde kendisinin milletvekili seçilmesinden çok mutlu olmuştuk.

Ne oldu da bu dershane konusu derken, arka bahçeden cemaat mi çıktı ne oldu? Ecevit’e destek olunmuştu. Destek demişsek lafla değil, oylarını verdiler ve mahalle mahalle dolaştılar. Neticede sol oylar sağ oyların dörtte biri kadar olabildi. O seçimde Ecevit 135, Bahçeli 128, Mesut Yılmaz 100 oy alırken sağdan Çiller, Erbakan kalan 190 oyu bölüştüler. CHP barajı bile geçemedi. Solun zaten yüzde 20 oyu var. Bunu Ecevit alınca Baykal batıyordu. Nitekim 2003 seçiminde Ecevit baraja takıldı, bu defada Baykal yani CHP barajı geçti. Bu hiç değişmiyor. Bunlar ellerine en ufak bir imkân geçince iptal olan anayasa maddelerini tekrar getirirlerdi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.