Seçmenin de Kırmızı Kartı Var « Hamle Gazetesi

Seçmenin de Kırmızı Kartı Var

Bu haber 09 Temmuz 2015 - 0:22 'de eklendi ve 933 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Oruç tutma alışkanlığına sahip olup da sonra tutamamak sıkıntılı bir durum.

İnsan hüzünleniyor, üzülüyor, suçluluk duyuyor.

Halen tedavisi süren hastalığım nedeniyle ben bu sene tutamadım. Tutabilenlere ne mutlu… Üstelik şanslılar. Gün uzun, ama havalar serin…

İnananların oruçlarını Allah inşallah kabul eder.

xx        xx        xx

Geçtiğimiz günlerde bir TV programında Deniz Baykal, Meclis Başkanı seçimi ile ilgili soruları yanıtlarken, MHP’den Yusuf Halaçoğlu ile CHP’li Levent Gök‘ün buluştuğunu ve Halaçoğlu’nun Levent Gök’e, “Bir sıkıntı yok, kutlarız. Baykal seçilebilir. Çünkü biz grubu serbest bırakacağız” dediğini iddia etti. Tabi Halaçoğlu da hemen programa bağlanıp, yalanladı.

O görüşme oldu mu olmadı mı tartışıladursun, ertesi gün basın toplantısı düzenleyen MHP Grup Başkanvekili Halaçoğlu’nun “Biz eğer Sayın Baykal’ı desteklemiş olsaydık, kamuoyunda şunlar yansıtılacaktı: ‘Siz Baykal’ı seçtiniz, bir muhalif adı altında’ AKP’nin tabiriyle ‘dinsiz bir partinin inançsız bir partinin adamını seçtiniz’ diye bize yükleneceklerdi” sözü CHP’lilerin tepkilerini çekti.

Herkesin tepkisini çekmeliydi…

xx        xx        xx

Son genel seçimde AK Parti‘den 7 milyon az, MHP‘den 4 milyon fazla; 11 milyon 518 bin oy almış bir parti dinsiz, inançsız olarak gösterilirse elbette tepki görür.

Bu gün orucu tutmayıp, camiye gitmeyen ve CHP’li olmayanlar olduğu gibi orucunu tutup, camiye giden CHP’liler de var…

Üstelik bu kimi ilgilendirir?

Ortak değerlerimizi siyasetin malzemesi yapmaktan bir türlü kurtulamadık. Bir kurtulabilsek…

xx        xx        xx

Halaçoğlu dün bir açıklama yaparak yanlış anlaşıldığını söyledi. “Benim orada belirttiğim şey CHP’nin dinsiz olduğu değil, öyle bir şey söylemem söz konusu bile değil.” diyen Halaçoğlu şöyle devam etmiş:

Önce yazıyı okuyup anlasınlar, sonra işlerine baksınlar. CHP’yi ben herhangi bir şekilde dinsiz diye nitelendirmiyorum, “böyle yapsaydık, böyle nitelendireceklerdi” diyorum. Bizim inancımız, CHP’nin dinsiz olduğu şeklinde değil, düşüncemiz de böyle değil, buna karar verecek kişi de biz değiliz. Oradaki yazımı okurlarsa iyice anlarlar, daha fazla bir şey söylememe gerek yok.

Ben tatmin olmadım. Umarım CHP’liler tatmin olurlar…

xx        xx        xx

Ramazan Bayramı için geri sayım başladı.

Şunun şurasında bir hafta kaldı. Muğlalı bu Ramazan’da da davulsuz bırakıldı…

Doğrusunu söylemek gerekirse, MHP Grup Başkanvekili Halaçoğlu’nun CHP’lilerle ilgili “dinsiz, inançsız” nitelemesi beni ne kadar üzdü ise, CHP’li Menteşe Belediyesi’nin hem de “ayrımcılık” yaparak Menteşe İlçe Merkezi’nde Ramazan Davulu yasağını sürdürmesi de o kadar üzüyor…

Ramazan Bayramı bu sene 4 gün resmi tatil olacak. Tabi 2 gün demek daha doğru… 3. ve 4. günler hafta sonuna denk geliyor. Ramazan Bayramı 17 Temmuz Cuma günü başlayacak. Ramazan ardı yerli turist bekleyenlerde Ramazan Bayramı’ndan çok bir şey anlayamayacaklar.

Hele “emekliler” hiçbir şey anlayamayacaklar. Hevesleri kursaklarında kalacak…

xx        xx        xx

Görünen o ki bu Ramazan Bayramı’nı “seçilmiş bir hükümete sahip olmadan” geçireceğiz.

Meclis Başkanı seçildi, ama Meclis Divanı daha oluşmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ancak Divan oluştuktan sonra hükümeti kurma görevlendirmesi yapabilecek.

Her şey yavaş seyrediyor…

Oysa bir CHP-AK Parti veya MHP-AK Parti Hükümeti kurulmuş olsaydı bu Ramazan Bayramı 11 milyon emekli için tam bir bayrama dönüşebilirdi. Kim bilir bundan belki turizm bile nemalanabilirdi…

xx        xx        xx

Genel seçimde muhalefet, özellikle CHP ve MHP emeklilerin oyuna oynadı…  11 milyon emeklinin oyunun tamamını alması halinde CHP’de, MHP’de iktidar olabilirdi!

CHP emekliye zam ve bayram ikramiyesi vaat ederken, MHP emeklilere yılda iki kez asgari ücret tutarında zam yapmayı taahhüt etti. HDP ise maaş adaletsizliğini giderme sözü verdi.

Galiba emekli seçmeni inandıramadılar!

Ama olsun… Emekli CHP’lilerin ve MHP’lilerin sözlerini yerine getirmesini bekliyor.

Görünen o ki hangisi sözünü yerine getirirse, bir dahaki seçimde emeklilerin de oylarını alabilir…

Tabi CHP ve MHP’nin sözünü yerine getirebilmesi için önce hükümet ortağı olması gerekiyor. Ne var ki her ikisinin de kırmızı çizgileri var…

Üstelik sadece CHP ve MHP’nin değil, AK Parti’nin de kırmızı çizgileri var!

xx        xx        xx

Seçmenin kırmızı çizgisi filan yok. İlle de olması gerekiyorsa; seçmenin kırmızı çizgisi uzlaşma, istikrar, barış, huzur…

Ancak “kırmızı çizgiler” nedeniyle partilerin uzlaşmaları zor görünüyor. Üstelik AK Parti hala kendini “iktidar” görüyor. Kolay değil tabi… Bir boksör düşünün. 9 defa rakibini nakavt ediyor, 10’ncu da maçı puanla kaybediyor. Böyle bir yenilgi zor kabul edilir, zor hazmedilir…

CHP, o AK Parti’yi iktidardan düşürdüğünü düşünüyor! MHP de HDP ile birlikte hemen hemen aynı oyu almayı, hatta İstanbul’da HDP’nin gerisine düşmeyi hazmedemiyor.

Ancak demokrasi bir “uzlaşma”, bir “hazım” sistemi…

Bakarsınız Ramazan Bayramı buna vesile olur… Siyasiler bayram tatilinden kırmızı çizgileri ile değil, seçmenin beklentileri ile meclise dönerler… (!)

xx        xx        xx

Peki, partiler bayramdan sonra meclisi seçmenin beklentileri ile dönüp, koalisyon hükümetini kurabilirler mi?

Zor görünüyor. Bir kere parlamento fotoğrafı çok ilginç… Alışık olduğumuz gibi demokrasilerde parlamentolarda bir iktidar bir de muhalefet olur. Bu gün bizim parlamentoda bir iktidar, bir muhalefet, bir de muhalefete muhalefet var…

Ülkenin sorunları ağır… Dış borç ödemelerimizde çok önemli bir kaynak olan turizmimiz pek de parlak değil… Komşumuz iflas etmiş. Öteki komşularımızla komşuluk ilişkilerimiz kalmamış… Savaş tam tamları çalıyor.

Ve emekli “ikramiye” bekliyor!

Bir de dikkat çekici bir durum var ki; sanki Başbakan Davutoğlu koalisyon kurmak istiyor da, Cumhurbaşkanı Erdoğan erken seçim istiyor. Erken seçim istiyor izlenimi veren öteki parti de MHPCHP ve HDP ise en az Başbakan Davutoğlu kadar bir hükümet kurulmasından yana… Tabi son tahlilde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dediği olur…

Meclis Başkanlığı seçimi de bu sonucu kaçınılmaz hale getirmiş bulunuyor.

xx        xx        xx

Elinizi vicdanınıza koyun. Yorgun musunuz değimlisiniz? Ben yorgunum. Dinlenmek, huzur bulmak, “sen, ben” dememek, gelecek endişesi yaşamamak istiyorum. Kimin, kimlerin iktidar olduğu beni çok ilgilendirmiyor. Şu anda vatandaşlarımızı da ilgilendirdiğini sanmıyorum.

Bir an önce MHP-AK Parti mi, CHP-AK Parti mi, HDP destekli CHP-MHP mi hangisi olacaksa bir Hükümet kurulmalıdır. Ki, en kötü hükümet, hükümetsizlikten iyidir.

Keşke AK Parti, CHP, MHP, HDP katılımlı geniş tabanlı bir Hükümet kurulup, bu hükümet “ortak sorunları” halledip ülkeyi öyle erken seçime götürse…

Zor çok zor… Kırmızı çizgilerimiz var…

Olsun… Seçmenin de kırmızı kartı var!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.