Seçmen Mesaj Verir Mi?

Bu haber 25 Haziran 2015 - 19:06 'de eklendi ve 962 kez görüntülendi.
Ünal Bozyerunalbozyer@hamlegazetesi.com.tr
Sosyolojik Bakış

Her seçim sonrası ilk manşetler ve tartışmalar seçmenin verdiği mesajlar üzerinedir, bu seçimde olduğu gibi. Seçmenlerin bir araya gelerek ya da birlikte düşünerek oy kullanmaları mümkün müdür? Seçmenler bu seçimde şu siyasilere şöyle bir mesaj vereyim tarzında düşünceye girerek oy kullanmazlar. Seçmen davranışları üzerine yapılan araştırmalarda oy kullanma davranışını etkileyen pek çok faktör ortaya çıkmıştır, çıkmaktadır. Örneğin ülkemiz gibi ülkelerde duygusal, hissi yönelimlerle oy verilmektedir.

Halkımızın veya seçmenlerin kendi dertleri ve sorunları vardır. Seçimlere katılım oranlarımız Batılı ülkelere göre oldukça yüksek seyretse de vatandaşlarımızın siyasete ilgisi oldukça düşüktür. Partilerde aktif görev alanlar, yönetim kurullarında yer alanlar dışında her gün siyaseti takip edenler, sanılanın aksine toplumun küçük bir kesimidir. Kamuoyu araştırmalarında siyasete ilgi duymayan kesim, “kararsızlar” olarak değerlendirilmektedir. Nitekim siyasi tansiyonun düştüğü, seçim tarihinin gündemde olmadığı zamanlarda yapılan anketlerde kararsızların sayısının %30’ları geçtiği gözlenmektedir. Siyaset bilimci Prof. Dr. Süleyman Seyfi Öğün hocanın ifadesiyle; “seçmenlerin kendi dertleri vardır. Herkes derdince bir tercihte bulunur. Bunun elbette bir “aklı” vardır ama bu aklın sağduyu temelinde “akılcı” olmasını bekleyemeyiz. Seçimlerin ardından çıkan tablo, soyut ve sağduyulu bir seçmen ideal tipinin eseri değildir. Homo Economicus ne kadar masalsa, “Zoon Politicon” da o kadar efsanedir.”

O halde seçimlerde ortaya çıkan tabloyu analiz ederken seçmeni örgütlü, bilinçli tek bir grup olarak ele almamak gerekir. Seçimler siyasal partiler açısından ayrı ayrı analiz edilmeli, ortaya çıkan tablonun siyasal sonuçları üzerinden de yeni dönemin siyasal süreçlerine kafa yorulmalıdır. Aslında her seçim dönemi bir önceki dönemi sonlandırmaktadır.

Siyasal partiler, seçim kampanyalarını bu gerçekler üzerine kurarlar ya da kurmalıdırlar. Seçim kampanyasını bu akılcı gerçekler üzerine inşa eden siyasi partilerin seçimlerden başarıyla çıktıklarına şahit oluruz. Toplumsal yapıyı iyi analiz ederek, seçmenlerin beklentilerine uygun program hazırlayıp, siyasal söylem geliştirebilen adaylar ve siyasal partiler başarılı olurlar. Günümüz siyasetinde partilerin, adayların ve liderlerin siyasal iletişim alanında yoğun emek harcamaları gerekmektedir. Seçmenler özensiz, dağınık, uygun siyasal söylem geliştiremeyen adaylara ve partilere şans tanımamaktadır.

Bu değerlendirmeler ışığında, seçim sonuçlarını partiler temelinde yapabiliriz. Meclis’te temsil edilen dört partiyi önce ülke genelinde sonra da ilimiz açısından analiz edebiliriz. İlk olarak ülke genelinde en çok oyu alarak, açık ara birinci parti olan AK Parti’yle başlayabiliriz.

AK Parti, ülke genelinde %41 oy alarak birinci parti olma konumunu sürdürse de aynı zamanda en çok oy kaybeden parti olmuştur. Kaybettiği %9’luk oy, üst üste kazandığı seçim başarılarından sonra ilk kez gerçekleşmiş ve tek başına iktidar olma şansını yitirmiştir. Önceki seçimlerde güçlü partilere avantaj sağlayan %10 barajlı don’t sistemi bu kez birinci partiyi vurmuştur. Barajı geçen parti sayısının 4 olması bu sonucu doğurmuştur. Bunun yanında diğer üç partinin belirli bölgelerde güçlü olmaları da yine bu tablonun ortaya çıkmasında etkili olmuştur. Yani mevcut seçim sistemi özellikle belirli bölgelerde CHP ve HDP’ye büyük avantaj sağlamıştır. 56 ilde birinci, 23 ilde ikinci olarak her şeye rağmen büyük bir performans gösteren AK Parti’ye bu kez seçim sistemi milletvekili sayısında oyun oynamıştır.

Yapılan hesaplamalara göre bazı illerde küçük oy sayılarıyla milletvekilini diğer partilere kaptıran AK Parti, 18 eksikle Meclis’te çoğunluğu elde edememiştir. Yapılan bu hesaplamaya göre 18 milletvekilinin karşılığı 90 bin oy olmuştur. Haftaya devam edelim…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reşat öztepe 28 Haziran 2015 / 17:55

Ünal Bey Kardeşim; düzenlemiş olduğunuz yazınız gerçeğin ta kendisidir. Tabi ki anlayana,veya anlaşyışı iyi olanlara. Tutturmuşlar Seçmen Koalisyon dedi diye. yok böyle bir olay. seçim sisteminin düzensizliği ile Güney Doğu ve kısmen da doğu Anadolu da silah zoruyla,sindirme sonucu veya yıldırma ile oy alınmış ve bir başka partiye kaydırılmıştır. Medya görmemezlilikte gelmeyi bırakın da bu çalışmaya alkış tutmuştur. Tabiyatıyla kaçınılmaz son da bu şekilde tecelli etti. Bu durum sadece Muğla da görülmedi belki ama,zaten Muğlada da hatlar belirlenmiş idi. Yazınız için tebrik ediyorum. sağlıcakla kal.