Seçmen De Yorulmaya Başladı

Bu haber 05 Temmuz 2018 - 1:44 'de eklendi ve 1.746 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Gündemde CHP‘nin olağanüstü kurultaya gidip gitmeyeceği, giderse seçimli kurultay mı yoksa tüzük kurultayı mı olacağı var. Sadece CHP’lilerin değil, CHP’lilerin önemli bölümü ile birlikte sokağın beklentisinin CHP‘yi yönetenlerin dinlendirilmesi olduğunu gözlüyoruz.

Kolay mı 9 seçim geçirdiler. Bir o kadar kurultay… Tabi ne kadar yorulsanızda kazanınca yorgunluk kalmaz… Ancak sadece kurultay galibiyetleri ile onca yorgunluğu gidermek kolay mı?

Artık seçmende yorulmaya başladı…

Bilindiği gibi Muharrrem İnce, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu‘na seçimli kurultay önerdi. “Evet” derse Kılıçdaroğlu kurultayda Doğal Genel Başkan olurken Muharrem İnce seçilmiş Genel Başkan olacak.

Öteki illerde durum nedir bilmiyorum. Bildiğim Muğla‘nın yaşayan gençlik kolları başkanlarının buluşmasından “Tüzük Kurultayı” çıkmıştı.

Muharrem İnce ile Muğla arasında bir uyumsuzluk, bir çelişki mi var, yoksa İnce’nin hızına yetişilemiyor mu?

Tabi gençler “Tüzük Kurultayı” demiş olsalarda, Muğla‘daki muhaliflerin Genel Merkez Yönetimi‘nin göreve devam etmesinden yana olmadıkları da bir gerçek… Bu belirsiz gibi görünen durum bir biçimde netlik kazanacaktır.

 

xx           xx           xx

Bir kısım CHP’lilerİnce’nin genel başkanlığı bizi memnun eder. Peki bu değişim ilkeden yoksun olursa, hastalık iyileştirilmezse, yine aynı sonuca ulaşırsak, yine yeni bir genel başkan mı harcayacağız? Yokta tüm üyeler ve onların bileşkesi örgütlerle birlikte ilkeli bir örgütlenme ve kurumsal yapıya ulaşmak için öz eleştiri mekanizmasını artık hep metot olarak benimseyecek miyiz?” diye soruyor.

Bir de “Yerel seçime gidderken şimdi iç hesaplaşmanın alemi var mı” diye tepki gösterenler olduğunu da görmek lazım. Bunların yanında, “Muharrem İnce’nin yarattığı sinerjiden yerel seçimde yararlanılmalı” diyenlerde var…

Herkes haklı… Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün de haklı. O da “Başladığım işler var, bitirmem lazım” diyor.

İnsanın “Bırak kalsın, gelen tamamlar” diyesi geliyor.

Hadi parti içi muhalefet “tamam” dedi, sokaktaki muhalefet ne olacak?

Osman Gürün il merkezinde tükeneli çok olmuştu, ama ilçelerde “yaşamadıkları için” karşılığı vardı. Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile büyü bozuldu. İlçelerde hüsran yaşandı, yaşanıyor…

 

xx           xx           xx

CHP‘de Genel Merkez yönetiminin değişmemesi halinde, Osman Gürün‘ün de değişmeyeceği ve üstelik kendisini garantiye almakla kalmayıp, ilçe belediye başkanlarının da yola devam edip etmemeleri konusunda belirleyici olacağı, bu anlamda Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon ile Marmaris Belediye Başkanı Ali Acar‘ın topun ağzında oldukları söylenebilir.

Hatta “genel başkanlık tartışmaları” sona erdikten sonra Disiplin Kurulu’nun faaliyete geçirilebilir. Çok ciddi bir tasfiye yaşanabilir…

Bu öngörünün ardından Muharram İnce taraftarlarına da “Sanki Muharrem Genel Başkan olursa siz de aynısını yapmayacakmısınız?” diye yüklenenler, mevcut yönetimleri savunmaya çalışanlar da çıkmıyor değil…

Muharrem İnce taraftarları da “Biz üyelerle önseçim yapacağız” diye kendilerini savunuyorlar ve “Biz sevgi bağlarıyla veya kin ve nefret duygularıyla değil, parti tüzük ve programıyla siyaset yapmaya devam edeceğiz.” diye ekliyorlar.

İşte bu noktada kimine göre sağ duyu, kimine göre sol duyu ortaya çıkıyor ve şöyle diyor:

Akıllı olun. Çabuk olun. Şu post kavgasını çabuk bitirin. Yola ister Kılıçdaroğlu, ister İnce ile devam edilsin, ister Osman Gürün ister başkası aday olsun önümüzdeki seçim tehlikede

 

xx           xx          xx

Aslında Muğla gündeminde CHP‘de de, AK Parti‘de de il ve İlçe Yönetimleri var.

Elbette başarıları ile değil, başarısızlıklarıyla demekte zor. Çünkü 24 Haziran Seçimlerinde Muğla‘da CHP İl Yönetimi başarısızlığı” ile bile yoktu… (!)

Sanki İl Yönetimiher şeyi”, kendilerini bile İl Seçim Komitesi‘ne bırakmıştı, ama o komitenin bir işe yayrayıp yaramadığını milletvekili adaylarına sormak lazım…

Tabi “Olur mu, patron Osman Gürün’dü” diyenlerde az değil…

Osman Gürün’ün patronluğunda ve Büyükşehir adaylığında bir yerel seçim sürecinin sonucunu kestiremiyorum!

Neyse, CHP‘de de, AK Parti‘de de 24 Haziran Seçimleri başarısızlığının faturası, başarısızlığın çeşitli nedenleri olmasına rağmen çoktan “yereldeki yöneticilere” kesilmiş durumda… Gerçi AK Parti‘de Mustafa Ataş‘a, CHP‘de Bülent Tezcan‘a fatura kesen de azımsanacak gibi değil ama…

AK Parti’de en çok eleştirilenlerin başında İl Başkanı Kadem Mete geliyor. Doğruyu söylemek gerekirse Şadi Pirci bile o kadar eleştirilmiyor!

 

xx           xx           xx

Muğla‘da ilk defa bu seçimde CHP içinde “seçimin tehlikede olduğu” tartışması yapılıyor. Bu temelsiz bir tartışma da değil… Tabi parti içi muhalefetin böyle bir tartışma içinde olmasını anlamak da mümkün… Ancak bu tartışmanın “yerel iktidar” çevrelerinde de yapıldığı, Yatağan‘da, Ula‘da, Köyceğiz‘de, Dalaman‘da ve hatta Bodrum ile Ortaca‘da seçimin sıkıntılarına dikkat çekildiği görülmekte.

Bu ilçeleri oy dağılımları ile ele alacağız.

Tabi bu tartışmalar pek AK Partililerin umurunda değilmiş gibi de görünüyor. Belki de farkında değiller!

Çünkü AK Parti’de parti içi kavgalar daha çok “il başkanlığını kimin ele geçireceği” ve “kimin milletvekili olacağına” dair kavgalar…

İl Sağlık Müdürü İskender Gencer‘in Menteşe Belediye Başkanı adaylığının eski milletvekillerinden Seyfi Terzibaşıoğlu tarafından engellendiğini saymazsak, AK Parti‘de bugüne kadar Dalaman dışında belediye başkanı adaylık kavgasının veya hesaplaşmasının yapıldığı görülmüş değildir… AK Parti bu yüzden Dalaman‘ı kaybetti. Yine bu yüzden önümüzdeki seçimde de Köyceğiz‘i de kaybedebilirler…

Anlayacağınız AK Parti‘de, özellikle Menteşe ve Büyükşehir için kaybedeceklerine dair garip bir peşin kabul ediş var… (!)

 

xx           xx           xx

AK Parti‘de her ne kadar iki milletvekilliğinin korunmuş olmasınıve bir önceki seçimdeki oya yakın oy alınmış olmasını “başarı” olarak görenler, görmek isteyenler olsa da 2011 seçimlerine göre çok ciddi oy kaybı yaşandığı ortada…

Bunun yanında 600 oyla 3’ncü milletvekilliğinin kaybedilmiş olması ve geçersiz oylarda milletvekilliği aranması da trajikomik bir durum oldu… Ancak buna rağmen önümüzdeki yerel seçimlerde “Cumhur İttifakı” sürerse Muğla’da AK Parti’nin Büyükşehir için şansı var.

CHP‘nin 262 bin oyuna karşılık AK Parti&MHP toplamında 213 bin oy bulunmakta.

Biliyorum, bu rakamlar CHP yerel iktidarı yanlılarını güldürürken, AK Parti yerel kurmaylarına da “Olacak iş mi?” dedirtecektir.

Fakat Muğla‘da CHP yeni bir isimle yola devam etme kararı alıp, tepkileri dindirirse, bana görede olacak iş değil… Bununla birlikte CHP Muğla‘da Osman Gürün ile yola devam etme kararı alırsa ve AK Parti seçmenin karşısına tanınırlığı olan ciddi bir aday çıkarırsa 30 Mart Yerel Seçimi‘ni, yani “CHP Kalesi”ni kazanabilir!

Komik, ama gerçek; ben bunun olabileceğine de ihtimal vermiyorum.

AK Parti’nin fotoğrafı doğru okuması halinde çok sayıda Büyükşehir Adayı çıkacaktır ve milletvekili aday adaylığı sürecinde olduğu gibi dosyalar uçuşacak, aday adayları itibarsızlaştırılacak ve olmadık biri aday yapılarak, Osman Gürün’e “Hayırlı olsun” denilecektir…

Devam edeceğiz…

————————————–                                                   —————————————

GÜNÜN SÖZÜ: Bazı insanları her zaman, bütün insanları da bazen kandırabilirsiniz; ama bütün insanları her zaman kandıramazsınız. (Abraham Lincoln)

ÇİVİ

Muğla Büyükşehir Belediyesi Kodlama ve Robotik Eğitimlerine başlıyormuş. Nedense aklıma birden insanların kodlanması ve robotlaştırılmaları geldi.

Beni Bi Gülmek Aldı:)))

—————————————————————————————————————————-

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Mehmet Keza KUNDAKÇI 05 Temmuz 2018 / 10:15

Hiç kimse bulunmaz hint kumaşı değildir, ancak “öğrenilmiş çaresizliğin esir aldığı zavallı toplumlar,” bu makus talihe mahkum olurlar,
bir kimsenin en verimli zaman aralığı 5 yıl haydi en fazla 10 yıldır, ondan sonrası, ayıpla istigaldir,işgaldir,fırsatçılıktır,
hem işgal edenin ayıbı,göz yumanların kayıbı, hem de,ülkenin demokrasi kalesi denilen memlekete hakarettir.
Eleştirdiğimiz akp’ye verilecek cevabın lafı güzaf olduğunun ispatıdır, hani akp seçmenini,”İTAAT ve BİAT ile eleştiriyoruz ya,
demokrasi bu mu?
İnsana,kadına,doğaya sahip çıkmak saygı göstermek bu mu?
ama biz,İSTİKLAL MARŞINI YÜREKTEN ve İNANARAK OKUYAN TÜRK İNSANIYIZ ve şuna da mutlaka inanıyoruz;
“DOĞACAKTIR SANA VAAD ETTİĞİ GÜNLER HAKKIN, BELKİ YARIN,BELKİ YARINDAN DA YAKIN…”

Reşat Öztepe 05 Temmuz 2018 / 11:55

İl Sağlık Müdürü İskender Gencer‘in Menteşe Belediye Başkanı adaylığının eski milletvekillerinden Seyfi Terzibaşıoğlu tarafından engellendiğini saymazsak. Gocuman; Yazınızı keyifle okudum. ayrıca tarihe not düştüğünüz için de şahsi teşekkür ederim. Bana çarpıcı yanı da buraya aldığım va canlı canlı yaşadığım olayı adeta tarih unutmaz asla dedirten aslî duruşunuz için ayrca tebrikler ediyorum.Sevgi ve saygı

NaciyeBayır 06 Temmuz 2018 / 17:14

Sn. Muharrem İnce’ nin mitinglerde estirdiği rüzgarı inkar etmeden sözlerime başlayayım. Partideki sıkıntı tamamen kuralsızlıktır ki, bunun örneği ise her kurultaydan sonra yapılan tüzük kurultayları dır. Bu kurultaylarda mevcut tüzük ileri gideceğine her seferinde budanmıştır. İlkelerinden vazgeçen, gelişen dünyanın evrensel değerlerini yazıp ama uygulanmaması için ama, veya, aksi durumda gibi sözcüklerle çıkardıkları yönetmeliklerle yerle yeksan edilmesi kabul edilir bir durum değildir. Biz anayasamız olan tüzüğe uyacağımıza tüzüğü kendimize uyduruyoruz.Sayın İnce’ nin bu rüzgarı ülkenin geleceği için aklı selim bir şekilde değerlendirmesi gerekir. Malum, şeyh uçmaz mürit uçurur. İlke ve yöntem konusunda demokrasiden ve emekten yana, ayrıca gençliği kapsan bir çaba göstermesi gerekir ki, henüz bu yönde bir iz göremediğimi belirtmeliyim. Muğla genelinde adaylık açıklamaları bile atamayı- kimden gelirse gelsin- peşinen kabul etmiş gibi… Yönetimler boşaltılıyor, kayyum beklentileri… üzgünüm ama 2014 yılı Bodrum’ unu bir hatırlayalım. Halkın onayını almayan, bağlı olduğu örgütün değerlendirmesine hazır olmayan her aday yalnız kendini iktidar yapar. Oysa, CHP’ yi iktidar yapmak için demokrasiden asla ayrılmadan mücadele etmeliydik.