Seçme, Seçilme Anayasal Bir Haktır

Bu haber 28 Ekim 2015 - 23:30 'de eklendi ve 1.172 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Bugün 29 Ekim Perşembe. Seçime 3 gün kaldı.

Bugüne kadar bütün seçimlerde oy kullandım. İlk kez bu seçimde, hastanede tedavim devam ediyor olması nedeniyle oy kullanamıyorum.

Üzgünüm. Bir oy, bir oydur…

Biliyorum şimdi “Kullansan kime oy verecektin?” diye soranlar olacaktır. Sorulmamalı. Bence “oy” da ibadet kadar gizli olmalı.

Kimin, kime oy verdiği kime ne? Siz sonuca bakın…

Sonucu etkilemek istiyorsanız, ne yapıp edip Pazar günü sandık başına gidip oyunuzu mutlaka kullanın…

 

xx           xx           xx

Aslına bakarsanız hastane ile oy kullanacağım sandık arasında mesafe uzun da değil. Gidebilseydim oyumu Endüstri Meslek Lisesi’nde kullanacaktım.

Bırakın yürümeyi, yatağımdan inmem mümkün değil. Sedye ile de gidebilir insan, ama Endüstri Meslek Lisesi’ne sedye ile girmem bile mümkün değil!

Endüstri Meslek Lisesi’nde bugüne kadar 3 kez oy kullandım.

Engelliler için özel bir oy kullanma yeri yok ama Orhaniye Mahallesi’nin bütün engellilerinin zemin katta oy kullanabilmeleri düşünülmüş.

Ne var ki engellinin o zemin kata ulaşabilmesi için Muğla’nın en yüksek rampasını tırmanması gerekiyor!

 

xx           xx           xx

Bugün Cumhuriyet’in 92. Yıldönümünü kutluyoruz. Cumhuriyetin erdemlerine inanmış insanların bulunduğu şehirde yaşıyoruz. Çok şükür…

Ne var ki böyle bir anlayışın yönettiği bu şehirde, 2 metre yüksekliğinde rampa da olabiliyor! Ben Endüstri Meslek Lisesi’nde 3 kere koltuk değneklerimle, eşimin ve kızımın yardımıyla rampayı tırmanıp oyumu kullandım…

Doğrusu tekerlekli sandalye ile bir yerden bir yere gidebilen engelliler, o rampayı nasıl aşıyorlar merak da etmiyor değilim.

Herhalde biri arkadan iterken, biri önden çekiyordur. Keşke bir de o görünümün fotoğrafını çeken gazeteci olsa.

Rampa var mı, var… (!)

xx           xx           xx

Dünkü yazımda AK Parti’nin 2. Sıra Adayı Nihat Öztürk’ü, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin il genelinde toplu taşıma araçlarının engelliler tarafından da kullanılabilir hale getirilmesi çalışmasına karşı çıktığı için eleştirmiştim.

Bu vesile ile Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ü engelliler ile ilgili bu çalışmasından ötürü kutluyorum. Ama sormadan da edemiyorum;

Şehir içinde engelliler kendileri için düzenlenmiş o otobüslerle evlerinden çıkıp nereye gidebilecekler? Otobüsten indikleri yerde tekerlekli sandalye ile şehrin bütün kaldırımlarına çıkıp inebilecekler mi? Sadece il merkezinde, Cumhuriyet Caddesi ve Recai Güreli Caddesi üzerindeki pastane ve kafelerde tuvalet ihtiyaçlarını giderebilecekler mi?

Dostlar alışverişte görsün!

 

xx           xx           xx

Bildiğiniz gibi seçme ve seçilme ülkemizde Anayasal bir haktır.

Seçilme özgürlüğüne girmeyeceğim, konumuz o değil. Seçme özgürlüğüne gelince, Seçim Kurullarınca belirlenmiş olan yerlerde oy kullanabilmenin yanında cezaevlerinde de oy kullanılabiliyor.

Yani, ülkemizde mahkum olmanız vatandaş olmanızın engeli değil. Dolayısıyla oy kullanmanızın da engeli değil.

Bu yüzden midir nedir eski seçimlerde ya genel af çıkarılır ya da genel af havası yaratılırdı…

Nedense hapishanelere oy sandığı koymayı düşünebilen yasa koyucu, hastanelere de oy sandığı koymayı akıl edememiş!

 

xx           xx           xx          

Tabii şimdi hastanede oy kullanma işleminin nasıl olabileceği düşünülebilir.

Ben de düşündüm. Başıma bu durum gelinceye kadar, benim de hiç aklıma gelmemişti.

Aslında bu durum, dava konusu bile olabilir.

Seçimin iptaline neden olabilir mi onu bilmiyorum?!

Tabii şöyle düşünülebilir; Özcan Özgür hastanede olduğu için oyunu orada kullanacak, sonra da bir yolunu bulup, daha önce kendisine oy kullanabileceği yer olarak gösterilen sandığa da gidip oy kullanacak… Bu işin içinden çıkılmaz!

İlk anda böyle görünüyor.

 

xx           xx           xx

Ancak, her şeye bir çözüm bulunabilir. Bilindiği gibi gümrük kapılarında da oy kullanılıyor.

Aynı şekilde, hapishanelerde de olduğu gibi hastanelere de sandık konulabilir. Bu noktada “İyi de, hapishanedekiler dışarı çıkamıyor. Çıkıp ta ikinci bir oy kullanamazlar.” denilebilir.

Doğrudur, ama hastanelerde dışarı çıkabilir durumda olan hastaların çıkışları da seçim günü bir şekilde engellenir. Olmadı; her seçmene “seçmen kimliği” verildiğine göre o kimlik oy kullanılan yede mühürlenir ve böylece hastanın da oy kullanması sağlanabilir.

Aslında buna benim, sizin kafa yormamız da gerekmiyor. Yasa koyucu buna bir şekilde çözüm getirmelidir. Anayasal hak kullandırılmalıdır.

Bildiğim kadarıyla hala değişmediyse oy kullanmamak suçtur. Oy kullandırmamak ta suç olmalı. Pazar günü ben, herkes oyunu kullanırken “oy kullandırılmamış” olacağım. Bunun da bir cezası olmalı. Bana tanınmış olan Anayasal hakkı kullanabilmem için devletin, gerekeni yapması gerekir.

İnşallah oy kullanmadım diye seçimden sonra bana bir ceza gönderilir!

 

xx           xx           xx

Bugün Cumhuriyetimizin 92. Kuruluş Yıldönümü’nü kutluyoruz. Seçim nelere kadir… 92 yılda ilk defa bir resmi bayram bir günden fazla tatille kutlanıyor. 5 günlük tatili kullanmak isteyen olur mu olmaz mı? Seçime 3 gün kala en çok merak edilenlerden biri de bu…

Görünen o ki kullanılmayacak. Şu ana kadar turizm merkezlerimizden hiçbir doluluk haberi gelmiş değil. Tatil yapan sayısı %10 u geçmez deniliyor. Tabii o %10 seçmenin %10’u değil yatak sayısının %10’u!

Baştan beri seçim süreci büyük bir sessizlik içinde geçti. Bu sessizlikten, sandık başına gidenin az olacağını ummak veya düşünmek de yanlış olacaktır. Görünen o ki, sürecin bütün sessizliğine rağmen seçmen Pazar günü sandığa gidecek…

Çünkü hepimiz hükümetsizliğin sona ermesini istiyor ve bekliyoruz.

 

xx           xx           xx

Önceki yazılarımdan birinde de vurguladığım gibi bugün Genç Cumhuriyetimiz ile birlikte Cumhuriyetimizin erdemlerine inanmış insanların yaşadığı Muğla’mızın da Aydın’dan ayrılarak, il oluşunun 92. Yıldönümünü kutluyoruz.

Cumhuriyet’e ve varlığı yokluğu belirsiz, kör topal demokrasimize inanan insanlar Cumhuriyet’in 100., 200. Yılı için Pazar günü sandık başında olacaklardır.

Üzgünüm ben sandık başında olamıyorum. Cumhuriyet’in ve Muğla’nın 92. Yılı kutlu olsun.

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
hüseyin canel 29 Ekim 2015 / 10:25

Okuma yazma oranı 87.4
Satın alma gücü : 8407 usd (Kaynak: Birleşmiş Milletler 2005
Dünya İnsani Gelişme)
Günde ortalama 172 iş kazasının yaşanıyor..
T.C. Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu’nun yaptığı araştırma
sonuçlarına göre aile içi şiddet ülkemizde yaygındır. Fiziksel şiddete
ailelerin % 34’ünde, sözlü şiddete ise
% 53’ünde rastlanmaktadır. Çocuklara yönelik fiziksel
şiddete rastlanma oranı da Ailelerde cinsel şiddet ve tacize rastlanma oranı %
9’dur.
Kadına yönelik
şiddet, çocuk gelinler, işçi
ölümlerindeki rakamlar insani
gelişmişlik ve medeniyete ulaşma yolunda kat edilmesi gereken daha uzunca bir yol olduğunu söylüyor..
Norveç İzlanda, kanada gibi dünyanın en refah ve gelişmiş toplumlarının homojen bir toplum yaratma hamasetlerini çoktan aştığını toplumun tüm farklılıkları ile eşit yurttaşlık
temelinde insani gelişmişlik düzeyine ulaştığını gördüğümüz de içimiz burkuluyor..
cumhuriyetin 92 yılında hala engellilerimize rampalı otobüsler yapmaktan hala uzaktaysak. Hastanelerde oy kullanma hakkını kullanamayan yurttaşlar varsa. yaşam kalitesini yükseltme daha iyi hayatlarımız yerine ayrıştıran politikalara öncelik veriliyorsa..
92 yıl önce çağdaş, laik, demokratik sosyal hukuk devletini
inşa etme idealine ulaştığımızı gönül rahatlığı ile söyleyebilir miyiz.
Tekrar geçmiş olsun.. Cumhuriyetimizin 92 yılı hepimize kutlu olsun..