Sayın Valimiz Esengül Hanım da Mührünü Basmadan

Bu haber 27 Temmuz 2018 - 2:44 'de eklendi ve 811 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Gülten Şimşek

 Geçen hafta bir şekilde bam teline basmıştık.

Bu haftada devam edelim istiyorum.

Nerede kalmıştık kısaca hatırlayalım.

Muğla’da kadim mesleklerin var olduğunu ve bunların ölüm çığlıkları attığını, korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için, envanterlerin çıkarılmasının gerekliliği üzerinde durmuş olup.

Geleneksel meslekleri icra eden son ustalar hayatta iken, bu mesleklere dair ve tecrübe birikimlerinin aktarımının sağlanmaması durumunda, o bilgi ve tecrübelerde ustalar ile birlikte yok olmaya mahkum olduğunu.

Bakırcılığında ölüm döşeğinde olduğunu ve bir kuşak değiştiğinde artık cenazesi hazır bir ceset olduğunu söylemiştim.

Bunlar gerçek tespitler. Bir kuşak değişse, bakırcığın yok olacağı noktasındayız.

Buradan çok gür sesle.

Yönetimdekilere seslenmiştim.

Muğla Valiliğine.

Muğla Büyükşehir Belediyesine.

Kavaklıdere Kaymakamlığına.

Kavaklıdere Belediyesine.

Kavaklıdere ve bakırcılık ölürken, biz de seyrederken hallerdeyiz.

Bakırcılık mesleğinin 1960’lı yıllarında altın çağını yaşamış olduğunu ve günümüz de eskiye oranla oldukça düştüğünü, unutulmaya yüz tutan ve unutulmaması ve yaşatılması gereken Türk el sanatlarından olduğunu …… hepimiz unuttuk.

Muğla kadim mesleklerini kaybetmemelidir. Değerlerini kaybederse kimliğini de kaybeder.

Gelecek kuşaklara aktarılması ve bu kültürel zenginliğin yaşatılması elzemdir.

İlimizde bakırcılık ölürken ve biz seyrederken halleri benim canımı sıkıyordu.

Ümit var olmak istedim, değerlerimizin korunması adına.

Ah Kavaklıdere ah. Bahtın nasıl? Yüzün gülecek mi? Diyorum.

Bir elin parmakları kadar bakır işlemeciliği dükkanları kalmış. Bir dönem gerçekten zirveyi bulmuşlarken şimdi ise sönmek üzereler.

Sıklıkla Kavaklıdere’yi aşındırırken.

Köroğlu Bakırcılık sahibi, Ünal Bey ve kıymetli babası ile tanıştım. Çok güzel insanlar. Ünal Bey babasından usta çırak ilişkisi ile aldığı mesleği yürütüyor. Kıymetli babası da sağ ve bakır işlemeciliğine devam ediyor. Ünal Bey’den sonra bu mesleği sürdürecek kimse yok. İşletme ömrünü tamamlayacak.

Yeni gelen kuşağın bakır işleme sanatı ilgi alanlarına girmiyor.

İşletmeler böyle böyle sona geliyor.

Altın çağından yok olma çağına gelmiş durumda.

Bakırcılığın yaşatılması şart.

Neler yapabiliriz bunu sorgulamalıyız.

Muğla’nın yok olmaya yüz tutan kadim mesleklerinin envanterini ortaya çıkartıp ve kafa kafaya verip ortak akılla çareler aramalıyız.

Gelin…

Muğla Zenaat Müzesi kuralım. Üretimi olan bir müze. Burada kadim meslekleri yaşatalım. Yeni kuşaklara sevdirelim. Geleceğe taşıyalım.

Var mısınız değerlerimizi yaşatmaya? Elimizi taşın altına koymaya.

Bu ülkenin ilk Bayan Valisi Muğla’ya atanmıştı. Sayın Lale Aytaman Melsa’yı yaratarak ilimize mührünü vurmuştu. Melsa yaşıyor ve sıklıkla Sayın L. Aytaman adını zikrediyoruz. Benim de köşe yazılarımı takip ediyor bazen yorumlarda yazarak yanıtlar veriyor. Selam olsun buradan Sayın Lale Aytaman’a.

Sayın Valimiz Esengül Hanım da, şehrimizden mührünü basmadan ayrılacağını hiç sanmıyorum.

Çünkü; kadın demek yaratıcılıktır,başarıdır, azimdir…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.