Sayın Ünal Türkeş’in Feryadı

Bu haber 26 Eylül 2014 - 10:58 'de eklendi ve 1.339 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Sayın Ünal Türkeş’in Feryadı

 

Hayat güzeldir.

Bu kentte inanılmaz güzel.

Huzur ve dinginlik şehri.

Minik bir kent olması, yaşanılacak kentler sıfatından, artılar katmış iken, eksileride var…

İnsanın yüzünü kızartabilecek cinsten.

Hangi çağda yaşıyoruz kavramını sorgulatabilir.

Günümüzde sağlık hizmetlerine erişim önemli bir konu.

Bazen medeniyetlerin kucağı Muğla desenizde, sağlık hizmetlerine erişemediğiniz anlarda, kas katı katılıp kalırsınız.

Eriştiğiniz hizmetlerde de, kalite nasıl sorgulamak gerekli.

Yaşayan tarih küpü, Sayın Ünal Türkeş’in değerli yakını, sağlık hizmetine erişemedikleri bir anda, nasılda dünyaların başlarına yıkıldığını Devrim Gazetesi’nde ifade etmiş.

Bende bir sağlık çalışanı olarak okuyunca etkilendim. Üzüldüm. İçim buruldu. Muğla adına kabul edilemez olarak görüyorum.

Bu konuyu gündemde tutmak ve vicdanlara mesaj göndermek ve koltuğa başka illerden koşa koşa gelipte oturan, fakat sıkıntıları çözümlemeyenlere gönderme yapmak istedim.

Sayın TÜRKEŞ, bağrını yakan olayı şöyle anlatmış;

DEVLET HASTANESİNE ONKOLOG GEREKLİ ONKOLOG…

‘ Kemoterapi tedavisi gören hastaların en çok ihtiyaç duydukları “Onkolog”un önemini “GATA”da bizzat yaşayıp gözlemledik.

İnsan sağlığını oldukça tehdit eden kanserin bol Onkolog’lu hastanelerde nasıl kontrol altına alındığını yine son iki yıllık gözlemlerimizle görüp anladık.

Ankara’da yaptırdığımız iki terapinin üçüncüsünü Muğla Devlet Hastanesinde yaptıracaktık. Terapi günümüz bugündü Muğla Devlet Hastanesindeydik.

Terapimize bugün başlanamayacağını hemşire hanımlardan öğrendik.

Onkolog Özgür Bey’in Muğla dışında olduğunu söylediler.

Telefon adresi sadece hemşire hanımların notlarındaydı.

Kolay yolu nasıl bulabileceğimiz sorularına aldığımız taş gibi katı ve hasta kalbini yorucu yanıtlardan hastamızın ağlamaya başladığını gördük.

GATA’da yattığı 5 ayın anılarını ağlayarak ifade etmeye çalışıyordu. Müdavi hekimi Tabip Tuğgeneral Fikret Arpacı’dan servis hemşirelerine kadar hepsinden övgüyle bahsetmeye başlamıştı. Can sıkıntısı bu hastalığın hiç affetmediği durumdu.

Kendisini zor teskin ettik’, diyor.

Bu durumu araştırdığımızda ortaya çıkan gerçek Muğla Devlet Hastanesinin başka Onkologlara duyduğu ihtiyaçtı. Muğla, nüfusu hızla çoğalan bir ildi. Turizmin getirdiği insan hareketlerinden nasibini Muğla Devlet Hastanesi de almaktaydı. Büyükşehir olmanın içeriğinde Muğla Merkezin giderek kalabalıklaşan bürokratik yapısı vardı. Bütün bu gelişmelere karşın çareler tükenmemeliydi. GATA’nın başkentte erişmiş olduğu yüksek tedavi olanakları ve mükemmel insan ilişkileri ilimiz Muğla’da benzer bir gelişmenin ivmesi olmalıydı. Bir hasta yakını olarak İl Sağlık Müdürlüğü’nün konuyu çözümler raporuna geçirmesini beklemekteyiz diyor Sayın Ünal Türkeş.

Bütün Muğlalı yoruldu. Çile bitmeli. Gece yarısı insanlar tedavi olmak için çevre illere gitmemeli.

Sayın Türkeş sağlık sisteminin dışında ve bu yaşanan sıkıntıdan dolayı, İl Sağlık Müdürlüğü’ne seslenmiş. Ben ise; Muğla Devlet Hastanesi, Muğla Tıp fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi olduğu için, Tıp Fakültesinin Sayın Dekanına seslenmek istiyorum. Lütfen ivedilikle Sayın Rektörümüze bilgi vererek sıkıntıları çözümleyiniz. Kadro açıp, Onkolojiye hoca (prof. doç ) ve onkoloji uzmanları alınız. Hocasız yerde eğitim olur mu?

Muğla Devlet Hastanesi ve Tıp Fakültesi girift şekilde bir birine girdi ve hizmet kalitesi düştü.

Eskiden daha iyi hizmet vardır.

Arkadaşım meme muayenesine, Muğla Eğitim ve Araştırma Hastane gitti. USG (ultra sonografi ) yapılacak ve 6 ay sonraya randevu verildi. Bize soruyor bu sürede öleyim mi? Haklı yani. Ölsün mü? Hasta kanserse, bu sürede ölmesi lazım. Bu çağda USG gibi basit görüntüleme yöntemi aynı günde yapılmıyorsa, biz Muğla ‘da bedavadan yaşıyoruz. Şu anda ekmek yoksa pasta yesinler zihniyeti var.

Görünen o ki, çok ama çok büyük sıkıntılar var.. Hizmete erişim yok. Hizmetin kalitesi ise sonrası bir mevzu.. Anlaşılan o ki, Muğla’nın daha 40 fırın ekmek yemesi lazım diyeceğimde, en iyisi Muğlalıya 40 fırın ekmek yedirirler DİYEYİM.

Duacıyım. Rabbim hiç kimseyi hasta etmesin.                                                                                                                                        Sayın Ünal Türkeş’in değerli yakınına, şifa dileklerimle…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Melike Onur 12 Ekim 2014 / 09:23

Evet size katılıyorum,Muğla gibi bir ilin üniversitesinde ve hastanesinde bir onkolog olmamalı,ben bir kanser hastası olaraktan Mart ayından beri gözlemleyebiliyorum ve Dr.Özgür Tanrıverdi’nin tek başına günde kaç hastaya(kanser hastası)bakabilir veya bakması normaldir?Bende sanşsızlık yaşadım ve benim ilk kemoterapimi almam gereken tarihlerde Dr.Özgür beye ulaşamadım,kendisi oldukça yoğun ve konferansa gideceği için bende Ankara’ya gittim ilk kemoterapim orada oldu sonra Muğla’da tedavime başladım ve hala devam etmekteyim.Başka illerdede tedavi olma imkanım var ama ben doktorumdan memnunum eğer o giderse bende Muğla üni.hastanesine gitmeyi bırakırım,ayrıca bunu ücretli sigortasız bir hasta olarak bilginize sunmak istedim.Bence de allah kimseyi hastaneye düşürmesin yani hasta etmesin ama onlarsızda bırakmasın.