Sayın Bakanlarımıza Açık Mektup

Bu haber 26 Ocak 2013 - 20:12 'de eklendi ve 1.073 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Sayın Erdoğan Bayraktar ve Sayın Ertuğrul Günay; İktidarın değerli bakanları Muğla’mıza hoş geldiniz.

Muğla hakkında elbette hizmet kervanını tetkik etmek için geldiniz. Bu vesile ile halkımızın çok istemesine rağmen bu güne kadar güçlü iktidarlar olmaması sebebiyle konu akim kalmıştır.

Anıtlar kurulu, Muğla’da belediyenin arzusuna göre sit binalar ve alanlar tespit etmiştir. Kurulun yetkisi sorumsuz ve kontrolsüzdür. Kurumların çalışma şeklini ve tatbik edilen kararları daha açık olarak anlamak için aşağıda sunduğum bir profesör kurul üyesinin, seneler önce basına açıkladığı içler acısı durumu görmek ve okumak, her şeyi gözler önüne sermektedir.

Bizler Muğlalı olarak, sit olan arazilerin gözden geçirilmesini istiyoruz.

Üniversitemiz ile sit edilmiş eski tütün ve arpa tarlaları arasında Denizli’ye giden şehirlerarası yol vardır. Bu yolun bir tarafı kampus, bir şehir olmuşken karşı taraf diken tarlası halindedir. Korunması gereken ne var şaşıyoruz. Bu yanlışı mahkeme bakamıyor, vali bakamıyor. Adam satmak istese, parsel edilmesi yasak. Bir yanda kireç sanayi var öbür yanda üniversite bulvarı var. Bu bölge Denizli yoluna paralel olarak iç tarafta; Kır kahvesi – Kozlu kahve- Narlı kahve- Elmalı kahve ve Ortaköy sınırına kadar sit kalkmalıdır. Yol boyunca mağazalar talebe yurtları gibi üniversiteye hitap eden iş yerleri yapılmalıdır.

PROFESÖRÜN SİT İSYANI

4 yıldır sürdürdüğü İzmir 1 Nolu Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’ndan istifa eden ve Güzel Sanatlar Fakültesindeki görevine geri dönen Prof. Dr. Çınar Atay, Sit kurullarının hissilik ve politize olmaktan sağlıklı karar alamaz hale geldiğini söyledi.

Konu ile ilgili CHA muhabirine ilginç değerlendirmelerde bulunan Prof. Atay Kurulda 1993 yılından bu yana birçok ekiple çalıştığını ifade ederek, şöyle konuştu “özellikle son gruplarla yaptığımız toplantılarda meslek ahlakına uygun kararların alınmadığını gördüm. Alınan kararlar mesleğimizi ve meslekleri rencide eder duruma gelmiştir. Bilimsellikten uzak kararlar alındı. Kararlar belli odakların extrem görüşleri doğrultusunda ve belirli bir düşünce sisteminin yansıması şeklinde olmaya başlamıştır. Onların taraflı ve hissi kararlarının faturası bana da çıkarılmaya başlandığı ve düşüncelerim den ödün verdiğimi hissettiğim için, istifa ettim hodri meydan. Görelim bundan sonra nasıl kararlar alınacak.

KURULUN SAYGINLIĞI KALMADI

Koruma kurulunda alınan taraflı hissi ve ideolojik kararlardan dolayı halkın tarihi eserlerle doğal değerlere sevgisinin azaldığını ve bu kurula güveninin kalmadığını ifade eden Prof. Dr. Çınar Atay, acilen önlem alınmasını istedi. Sit kurullarının saygınlığının kaybolduğunu ifade eden Atay bunların en kısa zamanda bağımsız bir kuruluşa bağlanarak politize olmaktan kurtarılması gerektiğini belirtti. Atay milli sarayların bağlandığı gibi bu kurulların da başkanlığa ve TBMM’ye bağlanabileceğini söyledi.

ATAY’IN MUHALEFET ETTİĞİ KARARLAR

Prof. Dr. Atay’ın muhalefet ettiği bazı kararlar söyle:

– Liman arkası dediğimiz Alsancak’taki bölgede ilan edilen tescilli binalara zaman ve teknik acısından itiraz ettim. Çünkü, büyük şehir ve konak belediyelerinin imar planlarından sonra buradaki 53 bina alalacele sit alanı ilan edildi. Adama sormazlar mı daha önce aklınız nerede idi diye!… Çünkü o binalar ve kurul yıllardır var. İmar planı yapılınca mı akılları başlarına geliyor.

– Agora bölgesini arkeolojik sit alanı ila ederken oradaki mal sahiplerini perişan ettiler. Ne vatandaşın arsasını kamulaştırıp kazı yapıyorlar, ne de vatandaşlara imar için müsaade ediyorlar, olayı tamamen kilitlediler.

– Yine Karşıyaka’da sit tescilden akıl almaz kararlarla tekrar tescile alıyorlar. Örneğin 5 yıl önce tescilden düşürülen bir binayı, 5 yıl sonra vatandaşın inşaat müracaatında tekrar tescile aldılar. Tescile alacaktınız da niye çıkardınız? Anlaşılacak gibi değil.

KORUMA YASALARI ÇOK MUĞLAK

Müstefi kurul üyesi Atay, tabiat varlıklarını koruma kanunlarının çok muğlak olmasından dolayı acilen değiştirilmesi gerektiğini vurguladı. İşte Çınar Atay’dan muğlaklığa iki örnek:

– Mesela doğal sit diye bir kavram var yasada bu iki kelime sadece iki satırla tarif edilmiş. Yani bu tarife göre bizim okulun bahçesini ya da herhangi bir buğday tarlasını rahatlıkla sit alanı ilan edebilirsiniz.

– Yine kanunda bütün camiler, hanlar, hamamlar, tren istasyonları tarihi sit kapsamına alınıp tescillenmiş yani herhangi bir mahalledeki uyduruk mimaride ki bir cami ile benim mesela bir hafta sonra yaptıracağım bir hamam bile tescilli olacak. Bunu mantıkla izah etmek mümkün değil.

Bilgilerinize sunarız.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.