Şaşırtan fizibilite raporu

Bu haber 19 Ekim 2016 - 0:14 'de eklendi ve 1.011 kez görüntülendi.

manset3Menteşe İlçesi’nde bulunan Karabağlar Yaylasında alternatif turizm olanaklarının araştırılması ve teşvik edilmesi amacıyla GEKA’dan yüzde 100 destek alarak gerçekleştirilen ‘Karabağlar Yaylasında Dört Mevsim Turizm’ araştırma ve fizibilite çalışmalarında şaşırtan sonuçlar ortaya çıktı. Yaklaşık 3 ay süren çalışmalar sonucunda hazırlanan raporda bölgede faaliyet gösteren turizm acentalarından yüzde 85’inin, bölgeye gelen turistlerden ise yüzde 72’sinin Karabağlar Yaylası’nı bilmediği, işletmelerin yüzde 56’sının, Menteşe halkının da yüzde 54’ünün Karabağlar Yaylası’nı turistik nitelikte görmediği tespit edildi.

Kadir Tamer

Menteşe Belediyesi tarafından başlatılan Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) tarafından yüzde 100 destek alan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Muğla Karabağları Geliştirme ve Güzelleştirme Derneği’nin ortak olduğu ‘Karabağlar Yaylasında Dört Mevsim Turizm’ araştırma ve fizibilite çalışmaları tamamlandı. Yaklaşık 3 ay süren çalışmalar sonucunda elde edilen veriler Konakaltı İskender Alper Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantı ile kamuoyuna duyuruldu. Toplantıya Muğla Vali Yardımcısı Fethi Özdemir, Menteşe Belediye BaşkanVekili Leyla Ersöz, Ak Parti Muğla eski milletvekillerinden Seyfi Terzibaşıoğlu, Muğla Karabağları Geliştirme ve Güzelleştirme Derneği Başkanı Sevinç Göcügenci ile vatandaşlar katıldı.

Toplantıda konuşan, Menteşe Belediye BaşkanVekili Leyla Ersöz, ‘Karabağlar Yaylasında Dört Mevsim Turizm’ araştırma ve fizibilite çalışmalarının GEKA tarafından yüzde 100 destek alan projelerinden biri olduğunu kaydetti. Ersöz, “Ortaklarımız, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Muğla Karabağları Geliştirme ve Güzelleştirme Derneği ve yüklenici firma olan Etik Araştırma ile beraber 3 ay boyunca çok titiz bir çalışma sürdürdük.  Karabağlar Yaylasında kültür ve doğa turizminin yapılabilmesi, Karabağlar Yaylasının dört mevsim yerli ve yabancı turistlerin ilgi ve cazibe merkezi haline gelmesi, yerel halka sürdürülebilir ekonomik katkı ve istihdam sağlanması bakımından projemiz büyük önem arz ediyor. Karabağlar Yaylasında alternatif turizm olanaklarının araştırılması ve teşvik edilmesi konusunda örnek teşkil edebilecek bir projeyi kazandırmış olmaktan mutluluk duyuyorum. Dört mevsim yapılacak turizm çeşitlerinin belirlenmesi ve yaylanın bu çeşitlilik ile canlandırılması, sürdürülebilirliğinin sağlanması, yaylada sürekli yasayan ailelerin turizme katkı sağlaması ve ekonomik gelirlerinde artış yaşanması, Karabağlar yaylasında yer alan geleneksel kahvelerimizde yerel halkın satış yapabileceği yöresel ürün stantlarının oluşturulması gibi faaliyetler hedeflerimiz arasında yer almaktadır” dedi.

Daha sonra konuşan Muğla Karabağları Geliştirme ve Güzelleştirme Derneği Başkanı Sevinç Göcügenci ise, “Karabağlar Yaylası’nın yeniden ihtişamlı günlerine dönmesi adına bu projenin önemli olduğunu düşünüyorum. Bu proje ile yayla kültürünün ön plana çıkacağına inanıyorum. Bu anlamda projenin destekçisiyiz. Turizm sadece deniz, kum ve güneşten oluşmuyor. Deniz, kum ve güneşten sonra ilk akla gelen kültür turizmidir. Menteşe’de de kültür turizmi konusunda birinci sırada Karabağlar yaylası gelir. Karabağlar yaylasının kendisine has bir dokusu var. Ancak geçmiş yıllara bakıldığında bu dokunun  tam anlamı ile korunamadığını görmekteyiz” dedi.

Karabağ Yaylası’nı tanıtamamışız

Proje kapsamında yaklaşık 3 aylık çalışmaları gerçekleştiren yüklenici firma Etik Araştırma’dan Beril Çelikgil, konuşmasında fizibilite raporlarının sonuçlarını açıkladı. Karavbağlar yaylası ile ilgili olarak yöre halkının yanı sıra Bodrum ve Marmaris’te turizm acentası ve bölgeye gelen turistler ile bir görüşme yaptıklarını söyledi. 380 kişi ile yapılan ve bu görüşmelerin ardından hazırlanan fizibilite raporunda Karabağlar Yaylası’nın tanıtımının yapılamadığının ortaya çıktığını kaydeden Çelikgil, “Araştırmamızın amacı Karabağlar Yaylasında ekolojik bilgilere uygun tarihi, toplumsal ve kültürel değerleri koruyan, yerel halkın refahını gözeten dört mevsim sürdürülebilir bir turizm modelinin ana hatlarını ortaya koymak ve mevcut durumu incelemektir. İkinci bir amaç olarak ta Menteşe Belediyesinin kültür ve doğa turizmine hedef koymuştur Karabağlar Yaylasında. Bu turizm türü için yapılabileceklerin araştırılması projemizin ikinci amacıdır. Bizim araştırmalarımızın temel alanları dört ara başlık altında toplayabiliriz. Yaylanın tarihi ve kültürel değerlerinin saptanması,  yaylanın doğal unsurunun belirlenmesi, yaylanın alt yapı ve imar durumunun incelenmesi, yine yaylanın turizm durumunun incelenmesiydi. Araştırmamızda 380 kişi ile birebir görüşmeler yaptık. Araştırmamızın hedef kitlesi Menteşe İlçesi, halk ve esnafı, Karabağlar Yaylası halk ve esnafı. Yine Menteşe İlçesi’ne gelen turistler Bodrum, Marmaris gibi popüler turist destinasyonlarındaki tur operatörleri ve turizm acenteleri ve merkezdeki kurum yetkilileridir. Çalışmamız sonucunda yaylanın bir tanıtım yetersizliği olduğu, yaylada konaklayacak tesislerin yetersiz olduğu, yaylanın sit alanı olması sebebiyle bazı restorasyon zorlukları yaşadığı ve çeşitli alt yapı sorunlarına sahip olduğu görülmüştür” dedi.

Menteşe halkı ve işletmeleriyle yapılan görüşmelerde yaylanın bilinirlik oranının ortalama yüzde 90 olduğuna dikkati çeken Çelikgil, “Ancak işletmelerin yüzde 56’sı Menteşe halkının da yüzde 54’ü Karabağlar Yaylası’na turistik nitelikte görmemektedir. Bu çok ilginç bir sonuçtur ve bunun sebepleri araştırılmıştır. Buna göre ilk sırada gelen cevap yaylanın turistik bir cazibesinin olmadığı yönündedir. İkinci sırada gelen cevap ise yeterli turistik tesis olmadığıdır. Üçüncü cevap ise yaylanın tanıtım yetersizliğinin devam ettiğidir. Yine halk ve işletmelere göre turizm acenteleri ve turistlere yaylanın bilinirliği sorulmuştur ve burada alınan cevaplar Menteşe İlçesi’nin halk ve esnafında tam tersi bir özellik göstermektedir. Buna göre turizm acentelerinin yüzde 85’i, turistlerinde yüzde 72’si Karabağlar Yaylasını bilmemektedir. Bilen yüzde 28’lik kısmın yüzde 82’si daha önce Karabağlar Yaylası’na hiç gitmediğini ifade etmiştir” diye konuştu.

Turizm acentelerine ve turistlere yaylada turizmi artıracak faaliyetlerin neler olduğu sorusunu yönelttiklerini kaydeden Beril Çelikgil konuşmasına şöyle devam etti:

“Turistlerin yüzde 13.16 oranı ile birinci sırada önerisi yaylada festival ve şenlikler düzenlenmesidir. İkinci sırada yaylada bir halk ekolojik pazarı kurulması yüzde 12.5 oranıyla gelmektedir. Yine turizm acenteleri de yöresel yemekleri tatma olanaklarını yüzde 12. 25 ile yaylada sunulması durumunda yaylada turizmin artacağını ifade etmiştir. Karabağlar halkıyla ve esnafıyla yapılan görüşmeler sonucunda yaylanın başlı başına iki sorunu belirlenmiştir. Bunlardan bir kuyu sularının temiz olmayışıdır. İkincisi de elektrik direklerinin ve tellerin yangın riskini arttırıyor oluşudur. Kurumlar yetkililer ve halk önderleriyle yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen sorunlarda yaylada su tahliye sisteminin tıkanık olması sebebiyle yaylada su birikmesinin yaşandığı göllenme alanı olarak tabir ettiğimiz su birikmelerinin yaşandığı hatta tarlalara da su baskınları yaşandığı saptanmıştır. İkinci olarak Karabağlar Yaylasındaki yolların izinsiz bir şekilde dolgu yapılması, izinsiz bir şekilde yükseltilmesi sorunu ortaya çıkmıştır. Üçüncüsü de yaylanın eşsiz güzelliğini oluşturan kesitlerin tahrip ediliyor oluşu üçüncü bir sorun olarak ortaya çıkmıştır. Bununla beraber Karabağlar Yaylasının güçlü yönleri de hem yaylaya hem de ilçe kurumu ve yetkililerine sorulmuştur. Tüm çalışma kapsamında ayayla için öne çıkan güçlü yönler söylenecek olursa 100 yakın anıt ağacı, tarihi kahveleri, yine tarihi en eski yapıları, yemekleri, göç göç çiçeği gibi yaylanın eşsiz doğal dokusunu oluşturan ürünler gelmiştir. Bunlar Karabağlar yaylasının dört mevsim turizmi için oluşturulacak projesinde yol haritasında güçlü yönleri olarak kullanılmalıdır.”

Neler yapılmalı

Toplantıda son olarak konuşan Etik Araştırma’dan Murat Saraca ise Karabağlar Yaylası’nda neler yapılabileceği konusunda bilgi verdi. Karabağlar Yaylası’nın tanıtıma ihtiyacı olduğuna dikkati çeken Saraca, “Muğla’nın Karabağlar’a sahip çıkması pek çok sorunu ortadan kaldıracaktır. Bahsettiğimiz asla Türkiye’de şu anda uygulanmakta olan kitle turizmi aklınıza gelmesin. Biz burada farklı alternatif bir turizm anlayışından bahsediyoruz. Bu Türkiye’de fazlalıkla uygulanabilecek olan kültür turizmidir. Eko turizm, gastronomi turizmi olarak maddelendireceğimiz bir turizm anlayışından bahsediyoruz. Alan yönetimini devreye soktuğumuz taktirde öncelikli çalışmamızın bu olması gerekir. Bununla birlikte aynı anda yürüyecek olan ikinci işi ise turizm planlaması yapmadır. Alan yönetimi içerisinde, alt yapı, mimarlığı bahsedilen su ve elektrik sorunlarını çözmenin yanında, bunların korunarak yapılması ile ilgili bir takım çalışmaları ilettik. Kuyu sularının temizlenmesi aynı zamanda da organik tarıma yönlendirilmesi kuyu sularının doğal olarak temizlenmesini de sağlayacaktır. Bu anlamda bağcılığın tekrardan canlandırılması, organik tarımın tekrardan gündeme getirilmesi bu bölgede bizlere çok ciddi katkı sağlayacaktır. Butik otelcilik veya ev pansiyonculuğu aynı şekilde çok ciddi olarak irdelenmesi gerekir. Şu anda butik oteller var, yanına yenileri kazandırılabilir. Karabağlar yaylamız gerçekten güzel. Yapacağımız turizm farklı bir turizm. Kitle turizmi yapmıyoruz biz, özel turistlere bu konuya ilgi gösteren harcama düzeyi daha yüksek olan turistlere yönelik bir hamle yapıyoruz. Sayımız daha az olacaktır ama çok daha işlek olacaktır. Bu anlamada şansımız ve potansiyelimiz var. Planlamamızı yaparken mutlaka tanıtım öncelikli olmalıdır. Festivallerle canlandırılması şeklinde bir talepte var. Yenir destinasyon yaratmak  çok kolay değildir. Bunlar 5-6 ayda olacak şeyler değildir. Çok güzel bir hale getirmek için elimizde potansiyel var. Organik bir Pazar oluşturabilmek için her şeye sahibiz.  Kış dönemlerinde extreme sporlarını da mutlaka düşünmeliyiz” diye konuştu.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.