Şartlar Zorlayınca

Bu haber 20 Ekim 2015 - 0:03 'de eklendi ve 769 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Çok değil kısa bir süre öncesinde siyasi partiler bir açıklama yapmıştı.

1 Kasım tarihinde yapılacak milletvekili seçimiyle ilgili mitingler düzenlemeyeceğiz.

Özellikle mihalif kanatta yer alan CHP, MHP ve BDP.

Buna karşın Ak Parti, önceden belirlenen iller dışında sadece metropol kentlerde seçimlere ilişkin mitingler yapılacağını belirtmişti.

Aslında zaman kısa olduğu için partilerin tüm illerde açık hava toplantıları yapmaları mümkün değildi.

Hele şok bir olayla yüz yüze gelinince.

Dolayısıyla bu gelişme partilerin mitinglerle ilgili eğilimlerini değiştirdi.

En azından yetkili kurullarının aldığı karar bu yöndeydi.

Buna neden, Ankara’da meydana gelen elim bir olay.

Bunun üzerine parti kanatlarından açıklamalar geldi.

Seçimlere yönelik olarak mitingler yapmak yerine vatandaşlarla birtakım istişare toplantıları yapacağız.

Bu şekilde görüş belirtmişti partiler.

İlişkin olarak Ak Parti kanadından benzer bir açıklama gelmedi.

Demek ki aynı parti, belirlenen program doğrultusunda açık hava toplantıları yapacaktı.

Ama bir farkla.

Partinin yetkili kurulları, aynı olayın etkisiyle, sadece belirli kentlerde mitingler yapılacağının altını çizdiler.

***

Şimdi…

Kimler nasıl bir görüş belirtsede partilerin aldığı karar yerindeydi.

Her ne kadar zamanın kısalığı engel teşkil etse bile, böylesine elim bir olaya karşın mitingler yapmak, yakışık almayacaktı.

Dolayısıyla partilerin eğilimleri, yerinde bir davranış olarak görüldü.

Doğrusu da buydu.

Zira Ankara’da meydana gelen ve çok sayıda vatandaşımızın ölümüne neden olan olay basit bir eylem değildi.

Olamazdı da.

Kaldı ki, bu sayıda vatandaşımızın hayatını kaybettiği vahşetin dünyada bir eşi daha yoktu.

Hal böyle iken seçimlere yönelik de olsa mitingler düzenlemek, ne derece yerinde olurdu!

Belirttiğim şekilde partiler de aynı görüşte birleştiler.

Ancak…

Meselenin önemli bir yönü vardı ki, yadsınamazdı.

Türkiye 1 Kasım tarihinde seçime gidecekti.

Bunun bir başka anlamı, 7 Haziran tarihinde gerçekleştirilen milletvekili seçimlerinde her hangi bir partinin tek başına iktidar olamadığıydı.

Dolayısıyla o günden bugüne ülke yönetimi, yine Ak Parti dönemindeki kadrolarla idare ediliyordu.

Elbette ülkenin hükümetsiz kalmaması noktasında bir alternatifti.

Ne var ki muhalif kesim bundan rahatsızdı.

Halk Ak Partiyi tek başına iktidar şansı vermediğine göre hala hükümet olmaları gasptan başkası değildi!

***

Her şeye karşın partilerin gerçekleştireceği mitingler, tartışmaya açık bir olay olduğuna şüphe yoktu.

Zira, bir süre öncesinde meydana gelen elim olay, görmemezlikten gelinemezdi.

Dolayısıyla her yerleşim biriminde seçime yönelik mitingler yapmak, ne derece doğru olurdu?

En azından yakışık alır mıydı?

Kim ne derse desin bu şekilde düşünenler az değildi.

Dolayısıyla karşı çıkılamazdı.

Ancak…

Bir önemli nokta daha vardı.

Ülkenin hükümetsiz kalmaması adına seçimlerin yapılması kaçınılmazdı.

Her ne kadar yaşanan olay sıradan olmaktan uzak olsa da milletvekili seçimleri, demokrasinin olmazsa olmaz koşullarından biriydi.

Bu nedenle 1 Kasım tarihinde partiler, bir adım öne geçebilmek için vatandaşın karşısına geçecekler.

Bunan da bir tek yolu vardı.

Mitingler.

İşte bu yüzden siyasi teşekküller, prensip kararı alınmış olsa da bazı kentlerde miting yapmanın kaçınılmaz olduğu noktasından hareket ediyorlar.

Böylelikle her parti, metropol kentlerde açık hava toplantıları yapma eğiliminde.

Yapıyorlar da.

Bir tarafta iktidar partisi, diğer yanda muhalif kanatta yer alan partilerden MHP.

Şüphesiz, seçime kadarki süreçte ana muhalefet partisi CHP de, özellikle metropol kentlerde seçime yönelik açık hava toplantıları gerçekleştirecektir.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.