Sarnıçlar Bir Bir Göçüyor

Bu haber 10 Ekim 2017 - 0:33 'de eklendi ve 307 kez görüntülendi.

Prof. Dr. Namık Açıkgöz

 Sarnıçlar, 1994 Nisan’ından önce hiç dikkatimi çekmemişti. Görevimi buraya naklettikten sonra ilk dikkatimi çeken unsurlardan birisi sarnıçlar olmuştu. Çünkü sadece üniversitenin etrafında birkaç tane vardı ve Muğla Merkezde yani Menteşe ilçesinde de vardı.

Sarnıçların bu bölgede bu kadar yoğun olmasından bir şeyler anlamak lazımdı; bunlar bir şeyler anlatmaya çalışıyordu.

Sarnıçlara kulak verdim.

Sarnıçlar bana, 1522 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın Rodos Seferi esnasında yapıldıklarından söz etti; Mumcular civarında Hacı Bodur’un hayır severliğini anlattılar; Sazköy’deki tepede Gelin Öldüren Sarnıcından söz ettiler…. Fotoğraflar, kitabeler, hatıralar…

23 yıldan beri uğraşıyorum bu sarnıçlarla…

23 yıldan beri uğraşıyorum ve 23 yıldan beri de zaman zaman sarnıçlarla hüzün yaşıyoruz…

Tavas’tan Datça’ya, Bafa Gölünden Fethiye’ye kadar yaygın olan sarnıçların bazılarının göçtüğüne de şahit oluyorum.

Bencik köyü yol ayrımının biraz ilerisinde yolun sağındaki sarnıç çok önceleri göçmüş ki içinden çam ağacı bile çıkmış…

Ula’dan Çaydere’ye inilirken yokuşun bittiği yerdeki koca sarnıç çöküp gitmiş ve kimsenin haberi olmamış…

2000 yılındaydı galiba… Bodrum-Milas Havaalanı ayrımı yapılırken, yolun hemen solundaki yükseltide bulunan biblo gibi bir sarnıcın yıkılışı üzmüştü önce.  Çok üzülmüş birkaç resmi kuruluşa baş vurmuştum… Hiç kimseden ciddi cevaplar gelmedi.

Sonra 2004’te idi galiba, Güvercinlik’in içindeki sarnıç gümbür gümbür yıkılmıştı; ben de yıkılmıştım.

Bodrum-Torba yol ayrımının solundaki sarnıç, yol genişletme çalışmaları esnasında nerdeyse yolun altında kalacaktı. Şimdiki durumu da iyi değil. Yarın öbür gün yıkıldığını duyarız. Kitabesi olan bir sarnıç o. Yani kimliği net bir şekilde belli.

Bir sarnıç yıkılması trajedisine de önceki hafta şahit oldum.

Sarnıçlarla ilgilenmeye başladığım yıllarda, ilk gördüğüm sarnıçlardan biriydi Gündoğan’daki sarnıç. Nefis tâlik yazılı bir de kitabesi vardı. Osmanlı Dönemi şeyhülislamlarından Ömer Lutfî Efendi (1817-1897’nin dedesi yaptırmış ve kendisi de 1888’lerde tamir ettirmişti. Bu sarnıç da 2013’te yıkılıp gitmiş. Şimdi sadece duvarları duruyor. Kubbe ve kitabenin yerinde yeller esiyor. Kubbe yeniden yaptırılır ama kitabe yok kitabe!…

O yörenin tapularından ve nüfus kâğıtlarından biri olan kitabe yok meydanda!..

Sordum, soruşturdum; kitabenin akıbetini bilen de yok!…

Eserler sahipsiz olunca, başlarına bir iş geldiğinde ilgilenen de olmuyor.

Göz göre göre Gündoğan’daki Ömer Lutfî Sarnıcı yok oldu gitti!…

Ben nasıl üzülmeyeyim Süheylâ!…

 

Namık Açıkgöznamikacikgoz@hamlegazetesi.com.tr

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.