“Şanghay’dan selam ve sevgiler” « Hamle Gazetesi

“Şanghay’dan selam ve sevgiler”

Bu haber 27 Nisan 2015 - 0:00 'de eklendi ve 1.971 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Geçen cumartesi günkü “Egemenlik ve Hasan Özyer?” başlıklı yazımı “Okur yorumlarına devam edeceğiz.” diye noktalamıştım.

Kılıçdaroğlu Beni Şaşırttı!”  – 23.04.2015; “AK Parti İki Çıkarır Mı?” – 22.04.2015 ve “Büyükşehirle Ne Değişti?” – 21.04.2015 başlıklı yazılarım son zamanlarda en çok yorum alan yazılarım oldu.

Son zamanlarda mersedesli yazılarım internette çok tıklanmıştı. Bazıları 4 bin, 5 bin tık aldı. Ben de şaştım… Ama bu çok yorum alan üç yazım çok tık almadı.

Ben bu yazımı kaleme alırken “Kılıçdaroğlu Beni Şaşırttı!” başlıklı yazım 605 kere tıklanırken,  “AK Parti İki Çıkarır Mı?” başlıklı yazım 735 ve “Büyükşehirle Ne Değişti?” başlıklı yazım 858 kere tıklanmıştı.

Olumlu, olumsuz yorumları ve tıklamaları ile bana doğru çizgide olduğumu gösteren tüm okurlarıma teşekkür ediyorum…

xx        xx        xx

Önce Şanghay’dan selam ve sevgiler gönderen Zafer Karadağ’ın yorumunu paylaşmak istiyorum. Kendisi 20.04.2015 tarihli ve “Vekillerimiz, Kadınlarımız, 100 Yıl!” başlıklı yazıma yorum yapan tek kişi oldu. Bir değil, birkaç kadın okurumun yorum yamasını o kadar da çok beklemiştim… Neyse…

Binlerce km öteden “Sevgili kardeşim” diye başlayan sevgili Zafer şöyle devam etmiş:

Hem kadın, hem de Muğlalı olmak bile, başlı başına bir değer ifadesi olmakla birlikte, ‘Muğla’nın 100. Yılında 100 Kadın’ kitabına dahil etmeyerek Av. Esin Altaş Özel’e haksızlık edenler, aslında O’nu tanıyan ve örnek alan Muğlalı genç hanımların da şevkini kırmış oldular. Ayrıca, MUTSO’nun özrü kabahatinden büyük olmuş. Eğer Esin hanım o liste için kendisini önerseydi, işte asıl o zaman listeye alınmaması isabet olurdu… Muğla’ya hizmet eden değerli kişilerin takdirini ancak Muğlalılar yapabilir. Kendileri değil ve seçici kurulların asıl görevi de o değerleri bulup, ortaya çıkarmaktır.

Zafer kardeşimin, gönlüne, yüreğine, kalemine sağlık…

xx        xx        xx

Sizlerde fark etmiş olabilirsiniz. En sadık okurlarımdan biri Reşat Öztepe öteki de Müşteba Karamanoğlu’dur. Bir de Ömer Kavas vardı. Uzun yorumlarını yayınlamayınca, yorum yapmaz oldu! Sevgili Karamanoğlu da “Büyükşehirle Ne Değişti?” – 21.04.2015 başlıklı yazıma oldukça uzun bir yorum yapmış, ben de yayınına izin vermemiştim. Bunun üzerine aynı yazıma “Umurumdaydı…” diye yorum yapmış.

Sağ olsun. Bu tek sözcük bile Muğla’ya dair her şeyin umurunda olduğunu gösteriyor. 

Reşat Öztepe bu yazıma “Büyük şehir oldu, ama hiç bir şey değişmedi. Değişmesi de mümkün değildir. Baksanıza, benim yetkim yok, ilçeler gidin. Benim yetkim yok, Hükümete gidin. Zaten bu kanunu Hükümet çıkardı. Gidin Tayyip’e sorun. Ondan hesap sorun diye propaganda başladı. Benim oğlum bina okur, döner döner tekrar okur. Bizim Moğla böyle gelmiş böyle gidecek gari.” diye yorum getirmiş.

xx        xx        xx

Büyükşehirle Ne Değişti?” başlıklı yazıma M. Bayraktar adındaki okurum, da “Sn. Özgür, büyükşehir yeni doğan bir çocuk daha. Nasıl ki çocuklar bir yaşında yürümeye başlarsa BŞB de anca yürümeye başlayacak. Eleştiri için henüz çok erken.” diyerek şöyle devam etmiş:

Bu arada Denizli örneği veriliyor. Denizli’nin merkez nüfusu toplam BŞB nin yüzde 70’ni oluşturuyor. Denizli merkez nüfusu çok kalabalık olup, ne bir Fethiye’si var ne de Marmaris, Bodrum gibi ilçeleri… Her şehri kendi içinde düşünmek gerekmektedir. Bence BŞB’nin artıları da var, eksileri de.. Hava Alanı taşıma işi bir arı olup, sizin de belirttiğiniz gibi su ücretlerinin ilçelere göre belirlenmemesi eksidir. Çünkü Marmaris yöresinin su borcunu bütün ilçelere yüklemek zorunda kalmıştır. BŞB için konuşan kişiler öncelikle buraya aday olma cesaretini göstermelidirler. Dışarıdan gazel okumak çok kolaydır.

Herkes aynı düşünmek zorunda değil. Nitekim Bayraktar’a yanıt olsun diye mi bilmem, Reşat Öztepe Kılıçdaroğlu ve Musa Gökbel!” – 24.04.2015 başlıklı yazımın altına şu yorumu getirmiş:

Büyük Şehir Belediye Kanunu 06.12.2012 tarihinde yasallaştı, ama Belediye Başkanımız; Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül beyefendinin kapısının önünde kanunu iptal, veto için ricacı olarak gittiydi. Seçimler ise 30 Mart 2014’te yapıldı. Aradan geçen yaklaşık 2 yıl çalışmış olsalardı. Bu ortaya çıkan konu veya olumsuzluk, bezginlik, rahatsızlık veren olaylarla karşılaşamayabilirdik, ama nafile. CHP aynı CHP, tutucu, statükocu ve marjinal siyasete devam.

Sayın Öztepe’nin Büyükşehir ile ilgili sözlerine katılıyorum. Ancak CHP ile ilgili sözlerine katılamıyorum, ama düşüncesine saygı duyarım. Ayrıca Sayın Abdullah Gül beyefendinin kapısı ile ilgili açıklama gelirse yayınlarız.

xx        xx        xx

Reşat Öztepe’nin bir gün gecikmeli yorumunu saymazsak, “Kılıçdaroğlu ve Musa Gökbel!” – 24.04.2015 başlıklı yazımın altında Hakan Bayrakçı adındaki okurumun yorumu tek yorumdu. Bayrakçı, “Muğla, Musa Gökbel gibi bir hazineyi kaybetti. Musa’nın arkasında durmayan, duramayan, önseçim diyemeyen Mustafa Öztürk milletvekili önseçiminde hak ettiği yeri bulmuştur. Gelelim Muğla’ya ve Muğla’nın sefiri Osman Gürün’e. Çok daha fazlasını hak eden bir Muğla var, ama 2 kere 2; elde var Osman Gürün.” demiş.

İİBF / KKTC rumuzlu okurum, “Büyükşehirle Ne Değişti?” başlıklı yazımın altına özetle şu yorumu yapmış:

Makam arabası, belediyeye 1 yıl içinde alınan birçok hizmet aracı, belediyede dayısı amcası olan birçok kişiyle şişirilen kadrolar, vb. Sanırım suya ve ulaşıma verdiğimiz zamlı paraların nerelere gittiği belli oluyor. Sayın Gültekin Akça’ya da katılmamak elde değil. Büyükşehir olmanın farkını yaşatacak hangi projeye imza atıldı? Hani yeni otogar, yeni hizmet binası projesi? Nerde ulaşım master planı? Nerede Eskişehir’deki gibi görsel zevk yaşatacak projeler? Sadece 1 yılda projelerini ortaya koysaydı ona da razıydık, varsın temeli seçime 2 yıl kala atılsın… Sayın Bahattin Gümüş’ü ayakta alkışlıyorum. 1 sene içinde gerçekten farkını ortaya koydu.

xx        xx        xx

Kılıçdaroğlu Beni Şaşırttı!” – 23.04.2015 başlıklı yazımın altına yorum yapan Nuri Haksever Sayın Kılıçdaroğlu, ‘taşeronlaşmayı son vereceğiz’ diyor. Öncelikle CHP’li belediyelerdeki taşeronlaşmayı kaldırsa da görsek ve inansak. Bu kampanyada başarılı olamazsa genel başkan olarak kalması zor. Para dağıtılması alacak olanların kulağına hoş gelebilir. Ne yalan söyleyeyim benimde hoşuma gidiyor. Ama kaynak gösteremedikleri için de inanmıyorum. AKP’yi eleştirmiyor. Ama kaynağı da onların harcamalarını kısarak bulacağını söylüyor. Türkiye’mizin ekonomisini kötüye götürmeden ne vereceklerse versinler. Bekliyoruz.” ifadesinde bulunmuş.

xx        xx        xx

İİBF / KKTC rumuzlu okurum son zamanlarda hemen her yazıma yorum getiriyor. Biraz da kısa olsa fena olmayacak… (!) 23.04.2015 tarihli yazıma yorumu özetle şöyle olmuş:

CHP iktidara gelmek istiyor ve ekonomi vaatleri hayal gibi. YÖK’ün kaldırılması, en çok bu hayal gibi geliyor bana. Çünkü herkes YÖK karşıtı olarak iktidara gelip sonra YÖK’ü savunuyor. Birçok ekonomik atılımdan bahsediliyor. Yani halkın cebinden giden paranın azalacağı vaat ediliyor. Gel gelelim bu vaatleri veren CHP yönetiminin Muğla’daki üst düzey temsilcileri 3 CHP Milletvekili, Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP İl Başkanı sanırım genel merkezle aynı şeyleri düşünmüyor. Banka kiraladı bizim için diye ‘son model, lüks’ makam arabası savunuluyor ve kimse Muğlalıyı adam yerine koyup bir açıklama yapmıyor…  Osman Gürün ve onun danışmanlarına bu makam aracı olayında hesap sormayan genel merkezin samimiyetine nasıl güvenelim? Bu seçimde bence ders alması gerekenlerin ders aldığı ve Muğla halkının kazançlı çıkacağı bir sonuç olur umarım. Yoksa bu devran böyle giderse, CHP’nin kalesi, ötekinin şusu, berikinin busu diye Muğla bir adım ileri gitmeyecektir…

Yılmaz Gündüz adındaki okurumda da aynı yazının altına şu yorumu yapmış:

Yapılamaz diye bir şey yok. Havuz medyası ve Cengiz İnşaat 400 küsur milyon $ ceza nasıl affedildiyse, milletvekili maaşları nasıl zam yapıldıysa, emekli neden olmasın. Taşeron kanunu ve çiftçiye mazot, emekliye 1. 500 hayal değil. Destekliyorum.

xx        xx        xx

AK Parti İki Çıkarır Mı?” – 22.04.2015 başlıklı yazıma yapılan yorumlarda oldukça ilginç. Onları da sonra paylaşırız.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

4 ADET YORUM YAPILDI
Müşteba KARAMANOĞLU 27 Nisan 2015 / 01:11

SİZDEMİ BRUTÜS …
Yazacaktım Büyükşehirle ilgili makalalerim uzunda olsa şehrimiz için önem teşkil ettiği için ve sorunlara yerinde müdahale açısından değerde idi
Yüzbinlerce sorun (100.000 ) arasında en acil ve önemlileri yazıyorum ..
İnanırmısınız 26 – 04 – 2015 ( Pazar ) GÜNÜ
Şehrimizle ilgili 10 .( 10 ) acil sorunla karşılaştım …
1. Açık pazar yeri sosyal Alanın Geleneksel düğün ve mevlütlerde hemşerileriize hizmet verecek yeterliliği olmadığı ..( Yemek pişirme ,lavabo, rüzgar ve toz dan korumalı , yemek malzemelrın tasıma raflarının olmadığı bir alana sahipiz ……..
2.Tekzen ,den Kötek,liye giderken yeni yapılan otobüs durak ,ının karayollarına uygun olmadığı kod farkı ve cep kaldırımın ve giriş çıkışlarda Otobüs lerin zorlandığı defalarca yapılmasına karşın şu an yine randımanlı ve düzgün olmadığı ( Kullanıcı sürücülerin öneri ve dilekleri )
3-Menteşe nin 66 Mahallesinden olan Kafacaya 2 saat otobüs bekledim 11- -13 -saatları arası tatıl günleri iki saate hareket varmış..
4 -Kafacada yeni açılacak taş ve beton santralinin olumsuzlukları ..
5i – İstimlak edilen Salih paşalar bayır Kafaca hudutları içinde kalna kömür çıkarmak için ilk önce durdurulan sonra tekrar gündeme gelen Konu ,tarla ,ve arazılerin yeniden istimlak ola sebebi ile kalp krizi felç ,inme geçirecek durumda olan hemşerileriimizin feryatları ..
6- Kafaca beldesinin yeni olan otobüslerinin Büyükşehir olmasından sonra Çırpı mahallesine verilmesi ( Tabiki Çırpı mahalleside otobüssüz kalmayacak ..)
7 -Mahallemiz (Yeni mahalle olan ) yollarında tali yolların trafık levha işaretlerinin olmadığı ve yolların tamamen bakımsız ve sorunlu olduğu ..
8 -Gazi Mustafa Kemal Kültür merkezinde 26 – 04 – 2015 ( Pazar ) günü Datça Müzik sevenler Derneğinin Sıra geceleri konserine Büyükşehir ve Menteşe Belediyesinden yalnızca spor ve kültür daire müdür ydc.sının katıldığı ve şehir sanat sevenlerin konsere ilgi göstermediği ..
9-Kışla Mevkiinde Kültür merkezinden yaya olarak tenis kortları alana geçiş bölümünde mızrak gibi gökyüzüne bakan bir insan düşme anında bedenine saplanacak demirleri yörük obaları konserine gelirken iki ay önce gördüğümde temel demir çubukları eğriltmiştim şimdide geçiş oln yerin 1 metre çukur oluştuğunu yaya geçişlerde çok büyük tehlike oluştuğunu…..
10.- teşekkürüm olacak çok gerekli olan Seyyar AĞAÇ SÖKÜM VE DİKİM ARACININ ALINACAĞI Duydum eğer gerçekse SEVİNCİMİ anlatamam ..Binlerce ağaç kesidikten sonra bile olsa …
İŞTE SAYIN üstadım bir günlük Muğla sorunlarınını yalnızca 10 tanesi
Takdir buyurursunuzki yazmalıyız her hemşerimiz ne sorun öneri dilek şikayet varsa PAYLAŞMALI ..
Saygılarımla Sizdemi BRÜTÜS DEMİYECEĞİM .

Müşteba KARAMANOĞLU 27 Nisan 2015 / 03:25

Yüksek öğretim kurumu ile tek başıma başardığım yönetmelik ve tüzük değişimleri
1 – Yatay geçişlerde sağlanan yenililkler Açık öğretim fak: okuyanlar Örgün öğretime geçme hakkını kazandı..
2 – Öğrencilik durumunu donduran öğrencilerde YATAY Geçiş hakkı kazandı .
3 – Açık öğretim fakültesine ikinci Ünv hakkı olarak değilde ÖSYM tarafından YGS.sınaıv ile yerleştirilenler diğer örgün Ünv. Açık öğretim bölümlerine kayıt yapma hakkı kazandılar . ( iki Açık ünv. kayıt ) yaptırıp okumaya devam ediyorlar. ( Atatürk Ünv. On Dokuz Mayıs ünv. – iSTANBUL üNV. ANKARA ÜNV….) Açık öğretim bölümleri gibi
4 – Üniversite okuma yaşı 65 .oldu bu yaşa kadar herke Örgün öğretim devam edebilecek …
5- Şimdide Yüksek Lisans – Tez – Master -Doktara için yaş sınırınız sonsuz yanı öğrenci kaç yaşında olursa olsun bu haklardan faydalanacak
6 – Okuldan atılan okulla ilişiğini bitiren öğrencilerde kayıt yapma ve okuma hakkını kazandı .

Bunlar YÖK . acısından bakıldığında reform eğitimde Rönesans tır..
Sayın Kılıçdaroğlu YÖK acısından olaylara hakim olunacak açıklama yapmalı ..
190 yakın ÜNİVERSİTEDE 2 MİLYON ÖĞRENCİ NASIL HANGİ YÖNETMESİZLİKLE YÖNETİLECEK
ÖYLE LAP DİYE OLACAK DEĞİL .
Eğerki ben öğretimime tekrar başladığım 2001 de çıkarılan bir af ile orta sondan Lise ye afla geçiş yapamasa ve bu afla geçiş haberide yerde atılan bir gazetede okumasa idim şu an bitirdiğim onca üniversite ve devam ettiğim üç üniversite olmayacak ben hale orta son terk olarak hayatım devam edecekti ..
Sayın Kılıçdaroğlu Şöyle eğitim nasıl nedir bir baksın …
İki çivi az çakılan 3 milyon adet olarak resmi yerde kullanılan botların üç çividen 3 milyon botta kaç rakam yaptığını kaç ton geldiğini kullanılmayan çivinin ne kadar Tl .Yaptığının hesabını yaparak hesabını bilmeli ..Denge unsuru iyi kullanılmalı .
Eskiler bir lafı Vardı ..
Laf gemisi peynirle yürümez bu muydu ..acaba ..

Müşteba KARAMANOĞLU 27 Nisan 2015 / 10:54

Efendim sağolunuz ,sorunlarımızı dile getirelim ..
Otel Petek önündeki yanlış Trafik yönlendiirlmesi ,araç park yaerlerinin ,ve dönüşlerin trafik kurallaırna uyulmadığını defalarca 155 arayıp otel önündeki mobeseden hem yola dönüş istikametinde yolun ne kadar dar olduğunu MOBESE kameraların altında durarak fiziki hareketlerimi kamera görüş alanında göstererk hemde telefonla defalarca uyarmıştım ..
Aynı mevkiide elim bir trafik kazası sonucu Milli piyango bayı Necati ağbinin Oğlu Mehmeti trafık kazası sonucu kaybettik .
Alacele hemen Petek otelinin Hastane caddesinden, Orman önünden sola dönüş ters Yol dönülmez durmuna getirildi,
Otel önündeki plastik dubalar çoğaltıldı ,
Şimdi yine aynı yerde, tehlike devam ediyor..
Geceleri dubalar SÖKÜLÜP ,otopark durumuna getiriliyor
Bir araç park etmek için, Yayalar için Tehlike ARZ etmektedir….
Saygılarımla ..

reşat öztepe 27 Nisan 2015 / 22:08

Gocuman; Okuyucularıyla özdeşleşmiş başka Duayen veya Profosyonel anlamda Köşe yazarı mutlaka vardır. Yerel anlamda da vardır,ulusal anlamda da vardır. Sana bu yazıyı yağcılık olsun diye yazmıyorum. Zira hem siz ve hemde bana oldukça yakın olanlar yakînen tanırlar. İstesem de yağcılık yapamam. Gazetelerde yazdığım “maslahım” da “‘Hasbihal'” dir. Sizi tebrik ediyorum. okuyucularının yorumlarıyla beslendiğini sadece laf ile değil,eylemiyle de ortaya koyuyor. Ne mutlu fikirlerin “‘Özgürce’ paylaştığı bir “‘Tarlamız'” var. Bu tarla verimlidir dostlarım, zira değerler hem zor yetişir hemde zor yetişir. Kendi içimizden çıkan değerlerimize sahip çıkalım. sevgi ve saygı.