ŞANGAY’dan Zeytinyağı Sektörüne Mesaj..

Bu haber 15 Şubat 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.208 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Bu şehrin bir hafızası var..

Muğla ile akan yolculum,şehrin geçmişini,değerlerini  ve değerli insanlarını öğrenmeye çalıştım.

İlin nabzını tutmak istiyorsanız Sayın Özcan Özgür’ün yazılarını takip etmeniz yeterli..Yıllar içinde  bu şehre ait inanılmaz hafıza yaratmış.Kalem-baz  bir eda ile  bilgileri yoğurup sunuyor.

Sayın Zafer KARADAĞ’ı ile  Özcan Özgür’ün köşesinde tanıştım.

Muğla’lı ve Muğla ve Memleket Sevdalısı.

Uzaklarda uluslar arası ticaret yapıyor..(Şanghay’da )

Aklı memleketinde ve bu ilin takipçisi.Gündeme zaman zaman yazıları ile katılıyor..

Ben de ülkemize sevdalı bir birey olarak, Sayın ZAFER KARADAĞ’IN yazılarını (www.harclik.net) takip ediyorum.

Sizlerle en son yazdığı makalesini paylaşmak istedim.

ÇİNLİLER ZEYTİNYAĞINI SİLİP SÜPÜRDÜ, PEKİ TÜRK MARKALARI?..

Türk Zeytinyağı Sektörünün Değerli Mensupları,

Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olmaya kalkanlar, sadece kendilerine değil, çevrelerine de zarar verirler.Bu nedenle ben, onlardan biri olmamaya özen gösterdim ve “Sevgi, bilgi ve tecrübe paylaştıkça değerlenir” diyerek, 1999 yılında internet üzerinden ve ücretsiz olarak yayınlamaya başladığım HARÇLIK (www.harclik.net) dergim vasıtasıyla, en azından 8.000’den fazla kayıtlı Okuruma, bilgi paylaşımı konusunda örnek olmaya çalıştım. Bu bağlamda, Çin pazarı hakkında 9 yıl önce başladığım bilgilendirme çabalarım dahilinde, sektörümüzün bu pazara ilişkin değerli bilgiler edinmesini sağlayacak katkılar üretmeyi kendime vazife edindim, çünkü ben hem zeytine, hem de Türkiyem’e sevdalıyım.

Örneğin, yıllar önce Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde düzenlenen ve Ülkemizin önde gelen gazetelerinin ve TV kanallarının yoğun ilgi gösterdiği kalabalık bir toplantıda, o zamanki TİM Başkanı sayın Oğuz Satıcı’nın isteği üzerine bir konuşma yaptım.

O konuşmamın özeti şuydu; sadece “Yunanlı komşularımız yılda 22 litre zeytinyağı tüketirken, Türkiye neden 1,5 litre tüketiyor?” diye hayıflanarak bir kısır döngü içinde tartışacağınıza, kısa ve orta vadede Dünyanın en büyük zeytinyağı pazarı olacağına inandığım bir ülkeye ihracat yapmak için çabalayın. Siz Ülkemizdeki 1,5 litre tüketimi azımsamakta tabii ki haklısınız ancak benim yaşamakta olduğum 1,3 milyar nüfuslu Çin Halk Cumhuriyeti’nde kişi başına düşen yıllık zeytinyağı tüketimi sadece ve sadece 4 gramdır. Zeytinyağını yeni keşfetmeye başlayan Çinlilerin, önümüzdeki yıllarda bu 4 gramı katlaya katlaya artıracaklarına inanıyorum. Lütfen siz de ihracat planlarınıza Çin pazarını eklemeyi ihmal etmeyin.”

Benim; “Çinliler yılda sadece 4 gram zeytinyağı tüketiyor” şeklindeki vurucu söylemim, ertesi günü çıkan gazetelerde manşet olmuştu.

Peki, bunları niye bugün yazıyorum biliyor musunuz?

Çünkü benim o gün ve sonrasında üretmeye devam ettiğim samimi çabalarımı ısrarla göz ardı etmeye çalışan, nedenini anlayamadığım bir şekilde önemsemeyen, tavsiyelerimi dinleme lütfunda dahi bulunmayan ve bir kez olsun Şanghay’daki ofisimizi ziyaret etmeyen kanaat önderlerinin aşağıdaki haberi okurken ne düşündüklerini merak ettim.

Değerli Grup Üyeleri, Çinliler artık yılda 4 gram zeytinyağı tüketmiyorlar, 44 (kırkdört) gram tüketiyorlar!

Yani aynı süre zarfında 1,5 litreden 2 litreye çıkan Türkiye pazarı yüzde 33 büyürken, Çin pazarı inanılmaz bir şekilde yüzde 1.100 büyüdü!

Ben, bu artışın hızla devam edeceğini ve de Çin pazarının Türk ihracatçıları için Dünyadaki en büyük fırsatlar ülkesi olduğunu, 9 yıldır olduğu gibi, bundan sonra da söylemeye devam edeceğim.

Peki Türkiye’nin bu pazardan aldığı pay ne kadar dersiniz? Ne yazık ki sadece yüzde 2 (iki)… Asıl acı olan ise şu; gazetecilere; “Türkiye’nin Çin’e zeytinyağı ihracatı arttı” diye beyanat veren sektör yetkilileri, bu yüzde 2’lik ayıba bir de sevinmemizi bekliyorlar…

Biliyorsunuz ben, sektörümüzün ikiye bölünmesinden duyduğum üzüntüyü ve bunun 700.000 tonlara ulaşacak olan Türk zeytinyağının geleceğine verdiği zararı sık sık dile getirdim.

Ne var ki, benim kaleme aldığım o birlik ve beraberlik çağrılarım, her iki cenahın da tepkisini çekti ve bazıları bana karşı bir nevi düşmanlık beslemeye başladılar, bunu gayet net olarak ta hissettiriyorlar.

Ama ben o çağrıları yapmaya devam edeceğim çünkü biz hancıyız, onlar ise yolcu! elbet bir gün o birliğin sağlandığına da şahit olacağız.

Son söz: Yıllardır, “Çin pazarının yüzde 25’ini ele geçirdik, geçiriyoruz, az kaldı geçireceğiz!” diye diye masal anlatanların, bugün yayınlanan aşağıdaki haberi okurken ne hissettiklerini de o gazetecilere anlatmalarını istiyorum ve başta sarfettiğim cümleyi yineliyorum; “Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olmaya kalkanlar, sadece kendilerine değil, çevrelerine de zarar verirler.” Diyor sayın Zafer Karadağ.

Uluslararası ticaret;uluslararası piyasalarda etkin rekabet gücü oluşturabilmek , ülke refah seviyesinin yükselmesine katkı sağlayabilecektir.Gelin zeytin yağı üreten il olarak, bir kurul oluşturalım ve pazarlama strateji planı yapalım.Sağlıklı yaşam iksirimizi uluslar arası ticarette hak ettiği yere getirelim..

Kalemine sağlık Sayın Karadağ..Muğla’dan ŞANGAY’a kucak dolusu selamlar.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.