Sandras Dağı, Kış Turizm Merkezi Olmayı Bekliyor

Bu haber 17 Ocak 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.246 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İSMAİL ATASEVER
Her halde Muğla ili hudutları dahilinde ikamet eden her kim olursa olsun Sandras ismine uzak değildir.
Olamaz.
Neresinden bakarsanız bakınız, önceki yıllar bir yana çeyrek asırlık süreçte hiç dillerden düşmedi.
Düşemezdi.
Sadece ülkemiz değil dünyada kar örtüsünün en fazla kaldığı yerlerden biriydi.
Hal böyle olunca, kış sporları arasında yer alan kayak için biçilmiş kaftandı.
Öyleyse tek bir gerçek vardı.
Sandras Dağı Kış Sporları için dizayn edilmeli.
Edilmeli ki, böylesine ideal bir merkez kendi haline bırakılmasın.
İşte bu düşünceden hareket mülki amirler;
Ya yap işlet devret.
Ya da İl Özel İdaresi kaynaklarını devreye sokmak suretiyle Sandras dağının Kayak merkezi olması gerektiğinde birleştiler.
Neresinden bakarsanız bakınız çeyrek asırlık bir süreci kapsayan bu oluşum adına ilk adımı atan dönemin valisi Lale Aytaman, akabinde Cemil Serhadlı olmuştu.
O günlerde Serhadlı’nın, yerel bazdaki basın mensuplarını sandras Dağına davet ederek konunun uzmanı Fransız ve Türk yetkililerle incelemelerde bulunduklarını biliyorum.
Serhadlı’dan sonra görev gelen valilerden Lütfi Yiğenoğlu, Hüseyin Aksoy, Temel Koçaklar, Ahmet Altıparmak ve Fatih Şahin de Sandras Dağının kayak merkezi olması adına çaba gösterdiler.
Her bir mülki amir, Sandras Dağının gerçekten kış sporları için ideal merkezlerden biri olabileceği inancını taşıyorlardı.
Dolayısıyla her birinin arzusu, turizm gelirleri itibariyle önemli bir konuma sahip Muğla’da turizmi çeşitlendirmekti.
Kısaca, sadece belirli aylarda değil, bütün yıl turizm yapılabilecek aktivitelerin yer alması gerektiğinde birleşmişlerdi.
Ne var ki her biri, burasının işlerlik kazanması için adımlar atmalarına karşın, tesisleşmeyi gerçekleştiremeden başka illere atandılar.
Nihayet Vali Fatih Şahin’in daha bir titizlik göstermesiyle, kendi çapında bir kayak merkezi yapıldı.
Yapıldı ya hiçbir zaman ülkemizin önemli kayak merkezleri arasında yer alan Bursa Uludağ, Bolu Kartalkaya, Erzurum Palandöken, Kayseri Erciyes ve Isparta Davraz seviyesine çıkamadı.
Oysa, mevcut kayak merkezleri bir yana dünyada pist uzunluğu bağlamında 1.800 M. İle en uzun parkura sahipti Sandars
Özellikle Fransa’dan gelen heyetler, aynı pist uzunluğunu gördüğünde hayran kalmışlardı.
O süreçte aynı heyet üyelerinin;
“Siz ne yapıp edip Sandras Dağını kış sporları için düzenlemelisiniz.
O zaman göreceksiniz ki, istim üzerinde bir kayak merkezi olmuş” dediklerini hatırlıyorum.

Ama olmadı.
Dahası olamadı.
Özellikle işin kotarılmasında yükümlülük taşıyan dönemin milletvekilleri, yeterince meselenin üzerine eğilmediler.

Oysa, Sandras Dağı ile ilgili düzenlemeler yapılmış olsaydı, turizm bağlamında bugün için sadece Muğla’dan elde edilen yıllık 4 milyar tutarında döviz girdisi, daha bir artardı.

Ne yazar!
Çoğu kez altını çizdiğim, “umduğumuz yerden geç geçiyoruz” gerçeğiyle hep yüz yüze geldik.
Buna karşın günümüz valisi Mustafa Hakan Gerçeker, daha bir titizlik göstererek Sandras Dağının ülkemiz dışında uluslararası düzeyde kayak merkezi olması adına duyarlılık gösterir mi?
Bekliyoruz.

***

Bu arada acaba diyorum?
Acaba turizm adına, dünyada böylesine avantajlara sahip kaç ülke vardır?
Yeterli olduğunu sanmıyorum.
Olsa da bir elin parmaklarını geçmez.
Buna karşın hala harekete geçilmemesini anlamak mümkün değil.
Üstelik, ülke ekonomisine turizmin katkısı ortada iken.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.