Saldırmak değil sarılmakta çözüm

Bu haber 25 Haziran 2015 - 19:05 'de eklendi ve 656 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Beden, ruhun aracıdır.

Eğer ki; ruhun aracı bakımlı olup, iyi bir kapasite ile çalışamaz ise, ruhsal bir varlık olan insan, hedeflerine erişemez.

Çağımızda insanlığın  idrak etmesi gereken husus; hastalıkları nasıl tedavi edeceğinden evvel kendisini nasıl hasta ettiğini kavramasıdır.

Hastalıklar bir sonuçtur. Bu sonuca götüren etmenleri keşfedersek rüzgara karşı değil, rüzgarla aynı ritimde sörf  yaparız.

Ben inanılmaz derecede, ritimleri ve frekansları aynı olanların, yaşam ve mutluluk ritimlerininde, daha güçlü birliktelik ve güç birliği oluşturduklarına inanırım.

Hayatta en mutluluk verici olay, güç birliğini yakalamaktır.

Aristoteles’e göre gerçek varlık, duygularımızın bize gösterdiği biçimdir demişti.

Ben de insan; duygusal, fiziksel ve ruhsal bir varlıktır diyorum.

Bu üçlü armoni güçbirliği içinde çalışır ise, insan için bütünsellik ortaya çıkmaktadır diyorum.

Bir cümle okumuş ve derin manalı bu cümleyle vurgun yeme misali, gözlerimi, gözlerimi olduğu kadar zihnimi ve kalbimi de daha fazla açmıştım.

Sözün özü diyordu ki ;
”Bu yüzyılda artık her konuda bilgiye erişim kolay.

Dilediğiniz kadar bilgiyi zihninize depolayabilirsiniz.

Unutulmaması gerekli bir gerçeklik var ki, gerçek bilgi yaşamınız sırasında, içinde bulunduğunuz acz halinde kullandığınız ve  sizin acz hallerinizi bertaraf ettiğiniz bilgidir” diyordu.

Bu bilgi, din, dil, ırk ayrımı yapmadan, tüm varlıkların birliğine, dirliğine inanan ve insanları aynı ritimde akan, çağlayan yapmaya çalışan hareket noktasında uygulama alanı bulmalıdır.

Bakıyorsun Dünya üzerinde bir sürü  diller kullanımda.

Her dil kendi alanındaki kişiler arasında canlı bir varlık olarak yaşamakta.

İnsanlar arasında anlaşma sağlayan tabii bir vasıta olarak fonksiyon görmekte.

Dil: Canlı bir varlık,

Sosyal bir müessese,

Seslerden örülmüş bir ağ,

Anlaşma sistemi,

Milli bir varlık,

Milli bayrak,

Milli hafızanın, milli duyguların ve düşüncelerin, bütün maddi ve manevi değerlerin ortak hazinesi.

Anlamalıyız ki; dil, millet denilen insan topluluğunun en önemli sosyal varlığı ise;

Tüm insanlığı ortak lisanda birleştiren ve kaynaştıran lisan biz insanlığa gerekli.

Farklı bayrakların dalgalandığı bir dünyada ortak paydalara ihtiyaç vardır.

OSHO demişti ki: “Saklamak değil, paylaşmak olsun özün. Eleştirmek değil,çözümü göstersin sözün. Yıkmak değil yapmakta olsun gözün. Saldırmak değil sarılmakta çözüm” diyerek ortak payidar olduğumuz noktanın sevgi, uzlaşı ve hoşgörü olduğunu belirtmektedir. Ne hoş bir payidar olma noktası göstermekte bu söz ile.

Ben derim ki:

Biz ve insanlık alemini bir aile yapacak,

Buzları çözecek,

Kalplere dokunacak bir lisana, çok ama çok büyük bir ihtiyaç vardır.

Ne dersiniz bu lisan SEVGİ LİSANI OLSUN MU?

Biliyoruz ki kalpten çıkan her şey kalbe gider.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.