Sakin şehrin kabakçısı

Bu haber 10 Nisan 2017 - 0:41 'de eklendi ve 253 kez görüntülendi.

Köyceğiz ilçesinde yaşayan Mustafa Aykaç’ın emekli olduktan sonra hobi olarak başladığı su kabağı işlemeciliği gelir kapısı oldu.

Unutulmaya yüz tutmuş bir sanat olan su kabağı işlemeciliğine, eşinin evdeki küçük boncuklarını işleyerek başlayan Aykaç, internetten satışa çıkardığı ürünlere yoğun talep olunca işlemecilikten gelir elde etmeye başladı. Çeşitli figürler ile renklendirdiği su kabaklarından yaptığı el emeği dekoratif lambaları, Köyceğiz Belediyesinin kendisine verdiği stantta eşi Sevda Aykaç ile birlikte sergileyen Mustafa Aykaç’ın Cittaslow başvurusu yapılan Köyceğiz için yaptığı Sakin Şehir ürünleri ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor.
Emekli olduktan sonra İstanbul’dan gelerek, Köyceğiz’e yerleştiğini ve hobi olarak bir iş ile meşgul olma arayışı içerisine girdiğini anlatan Mustafa Aykaç, “Arkadaşımın birinden kese yapımında kullanılan kabakların tohumundan rica ettim. Bahçeye diktik hiç beklediğimiz gibi çıkmadı. Bu kabakları ne yapalım derken, evde eşimin küçük boncukları ile işlemeye başladım. İşlediğim birkaç ürünü internette satışa çıkardım ve talep oldu. Bunun üzerine çalışmaya başladım, ardından Köyceğiz Belediyesi bir stant verdi. Geçen sene ürünlerimizi o stantta sergiledik. Ürünlere rağbet oldu her gelen ürünlere hayran oldu. Köyceğiz’in gülen yüzü denmeye başlandı. Bu işi hem hobi olarak yapıyoruz hem de zaman geçirmek için yapıyoruz. Eşimin de bu konuda bana çok büyük desteği var. Bu işin pisliğinden, tozundan, toprağından şikayetçi değil” diye konuştu.
Muğla yöresine uygun, Ege Bölgesi’ni temsil edecek figürlere ağırlık vermeye çalıştığını dile getiren Aykaç, “Efe figürleri, Atatürk figürleri ve son olarak Köyceğiz’in sakin şehre başvurması ile sakin şehir çalışması, tamamen doğaçlama belli bir kalıba sadık kalmadan, kabağın üzerine adapte olacak şekilde yapacağım figürü yerleştiriyorum. Boşlukları da o anki ruhsal durumumu anlatan şekiller ile dolduruyorum” dedi.
Bahçesine ektiği fideler büyüyüp kendi standart boyuna geldiğinde kurumaya terk ettiğini belirten Mustafa Aykaç, kabağın suyunun iyice çekilmesini bir sene beklediğini ifade etti. Çalışmalarında belli bir kalıp ve ölçü kullanmadığını vurgulayan Aykaç, “Ürün bozulabiliyor, son işlem kaldığında kabak patlayabiliyor. Riskleri var. Çoğu arkadaş seçme kabak üzerine çalışır belli bir boyutta ve ölçüde, ben elime gelen kabağı çalışırım. İllaki bir ölçü aramam. Elime gelen kabağa işlemek istediğim deseni adapte ederim” şeklinde konuştu.
Su kabağı işlemeciliğinin güzel ama sabır isteyen bir iş olduğunun altını çizen Aykaç, şunları kaydetti:
“Kabağın üstünde binlerce delik açılıyor, onlara şekil veriliyor. Temizlemesi çok zor, temizlerken 2-3 defa hastanelik oldum. Tel fırça fırladı. Ayağımı, elimi parçaladım. Eğer kabak işliyorsanız malzemelerinizin kurulumundan, elektrik tesisatından anlamanız gerekiyor. Altlıkları var, oduncuda kestiriyoruz kendimiz zımparalıyoruz. Onun üzerine monte ediyoruz. Bu işlerde birazcık el becerisi olacak, biraz sabır olacak, biraz yenilikçilik olacak.” (İHA)

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.