Sakar’da İftar Yaptınız Mı?

Bu haber 06 Haziran 2017 - 0:03 'de eklendi ve 1.036 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Prof. Dr. Namık Açıkgöz

 

Güneş, Gökova Körfezi’nde, batışını biraz daha geciktirip denizle cilveleşir gibiydi… Güneş “Bayatım..” diyor; deniz: “Batma… Biraz daha eğlen!…” diyordu. Deniz maviliğiyle gökyüzü maviliğinin kesiştiği yerde büyük bir portakal gibi duran güneş, sanki bu güzelliği terk etmek istemiyormuş gibi nazlı nazlı ve denizi yalvartarak “Batayım.” Derken, deniz de işveli işveli yalvarırken, siz Sakar yamacında denile güneşi cilveleşmesini seyrede seyrede iftarı bekliyorsunuz. Bir yandan da hafif esen rüzgâr, etraftaki çamların rayihası ile sizi tepeden tırnağa kuşatıyor. Siz zaten bu güzellik karşısında damar uçlarınıza kadar yaşama heyecanı ile dopdoluyken, rüzgarın yaptığı delişmenliğin farkında bile değilsiniz… Çünkü doğa hazzı yaşamayı iradeniz gemleyememiş, aklınızın yerini heyecanlarınız ve hazzınız almıştır.

Deniz mavisi bir yandan… Gök mavisi bir yandan… Çam yeşilliği her taraftan. Kartal yuvasından veya uçaktan bakar gibi sizin heyecanınız öbür taraftan… Ve tabii ki en ulûhiyet yaşatan kısmı da sabırla iftarı beklemek… Bütün bu güzellikleri verenin rızası için tutulan orucun, gene bunları verenin güzelliği bilinciyle, cennet benzeri bir yerde açılması…

Güneş ile denizin cilveleşmesi bitip kızıllık gökyüzünü kaplamaya başladı mı, göğe de, denize de size de sadece akşam çözmez, her yere bir hüzün çöker.

Yüreğinizin bir yanında hüzün, bir yanında manzaranın insanı dirilten etkisi ve öbür yanında iftar ulûhiyeti…

Hizmet de güzel olunca, birçok güzelliği bir arada yaşamanın mutluluğu ile çöken karanlık umurunuzda değildir. Yıldız yıldız gökyüzünü, yakamoz yakamoz denizi ve fışıltılı çam esintilerini kucaklarınız akşamın güzelliği içinde.

***

Sakar Tepe ve Gökova-Akyaka sadece yaz tatili ile gündeme gelir ne yazık ki. İnternette araştırın, buralarla ilgili haberlerin çoğu turizm mevsimi çıkar. Oysa buralarda mevsim farkı yoktur. Hatta yaz dışında buralar daha da hayat doludur.

Sakar Tepe’den Gökova körfezine baktığınızda, mevsim mevsim aryılmayan bir coğrafya görürsünüz. Tıpkı cennet gibi. Cennette ilk bahar, yaz, son bahar, kış olduğunu okudunuz mu hiç?. Okumadınız… Sakar ve Gökova da öyle… 12 ay baha. Yaz mevsiminde sadece sıcağı ve insanı artıyor… O kadar…

Bu güzellik 12 ay insana bir yaşama sevinci ve heyecanı verir.

Vaktiyle, İl özel İdaresi çok güzel bir karar almış ve bu güzelliği, insanların nefes gibi içine çekmesine ve lokma lokma tadıp doymasına katkıda bulunmak üzere, yamaca kartal yuvası gibi bir tesis yapmışlar. 1994’te ben geldiğimde tesis henüz işletmeye açılmamıştı. Bir müddet sonra Besim Tibuk burayı kiraladı ve Net Tesisleri adı ile bir süre faaliyet gösterdi. Çok iyi de oldu. Çünkü Muğla merkez ve yakın çevrede büyük grupları topluca yemek yiyip bir araya gelebileceği büyüklükte bir tesis yoktu. Sonraları düğün alanları yapıldı ama tek amaca hizmet eden bu mekânlar, yöreye bir farkındalık katmadı. Sakar tesisleri, bulunduğu yer ile ve manzarasıyla birçok özelliği barındırıyordu ve gerçekten de yörede farkındalık yaratan bir mekândı.

Ne yazık ki bu tesisler, “bahtsız güzel talihi” yaşadı ve beklenen ilgiyi görmediğinden bir süre sonra kapandı. 3 Yıl önce bir başka arkadaş grubu burayı tekrar hizmete açtı. O da olmadı… Maalesef o güzellikler yalnızlığa ve hüzne terk edildi. Önünden her geçişte yüreğim yanıyordu…

İşte bu güzel tesisler, Sakar Doğa Park olarak tekrar hizmete açıldı ve ben yoğun meşguliyetim yüzünden bir türlü gidip görememiştim. Nihayet dün gidip görme ve sunulan hizmeti yakından yaşama fırsatım oldu. Size de ve özellikle mekân sıkıntısı çeken gruplara tavsiye ederim.

Bütün bu güzellikleri tekrar yaşamamız için büyük bir cesaretle işe girişen sevgili Faysal’ı ne kadar tebrik etsek azdır.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
neşet bayır 12 Haziran 2017 / 15:00

Değerli hocam; Sizi, öncelikle en derin saygı ve hürmetlerimle selamlıyorum. Küçük ama doğrusunu söylemek istediğim konu şu: Sakartepe tesislerinin inşaatı 1985 yılında zamanın valisi Kemal NEVHREZOĞLU zamanında yapılmış bir tesis olup, açılışı ise 1986 yılının ilkbahar aylarında yine zamanın Kültür ve Turizm Bakanı Mevsut YILMAZ tarafından hizmete açılmıştır. Hatta tam kurdele kesimi anında da küçük yollu(3-4) şiddetinde deprem olmuştu. Yani o tesisin açılışı 1994 yılı değil 1986 yılıdır. Ancak tesis nedendir bilmiyorum randımalı bir biçimde hiç çalışmadı,çalıştırılamadı. Saygılarımla…