Sakar Tepe’nin Talihsizliği « Hamle Gazetesi

Sakar Tepe’nin Talihsizliği

Bu haber 17 Kasım 2015 - 0:16 'de eklendi ve 1.069 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Namık Açıkgöz

 

Türkiye’nin en güzel körfezlerinden biri olan Gökova’ya âdetâ gökyüzünden bakar gibi bakma imkânı sunan Sakar tesisleri bir türlü çalışmadı.

Önce Besim Tibuk kiraladı tesisleri… Büyük bir heyecanla açılış yapıldı… Bürokrasisi, sivil toplum örgütleri ve meslek odaları o açılış akşamı ne kadar sevinmiş ve heyecanlanmıştık öyle bir tesise kavuştuğumuz için.

Öyle ya!…

Yamaçta bir kartal yuvası gibi duruyordu. Bütün Gökova ayaklarımızın altındaydı… Yeşili ve maviyi, hem denizin mavisini, hem gökyüzünün mavisini gözlerimizle içimize çekme imkânına kavuşmuştuk. Zaman zaman ailece gidip güzel yemek hazzı yaşarken, bir yandan da manzaranın hazzını yaşıyorduk.

Ama olmadı…

Bir süre sonra tesis kapandı. Yıllarca kapalı kaldı. Önceki sene tekrar açıldı. Bir grup fedakâr girişimci tesisleri ayağa kaldırmak için bir araya geldi ama maalesef sonuç gene aynı. Tesislerin önüne bir göbekli kavşak açılmayınca, tesisler ayakaltı uğrak yeri olma özelliğini kaybetti. (O zaman Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri olan değerli arkadaşımız Prof. Dr. Mustafa İsen ile Sakar tesislerinde kahvaltı yapacaktık. İsen hocayı Akyaka’dan alıp Sakar Tepe’ye kadar çıkardık; oradan geri götürüp tesislere varabildik. Çıkarken bu defa taa aşağı inip oradan Muğla’ya dönmüştük.)

Sakar tesislerinin talihsizliğini, geçen gün Sakar Gözetleme tepesindeki tesislere gittiğimizde yaşadık.

Değerli arkadaşım Prof. Dr. Alaattin Karaca ile bir akşamüstü çayı içelim, tatlı bir edebiyat sohbeti yapalım ve yeni projeler üretelim dedik tepedeki tesislerde. Aman Allah!… Demez olaymışız!…

Birkaç sene önce o tepeye gitmiştim ve yolu ahım şahım olmasa da, pek kötü değildi. Şimdi gittiğimizdeyse, ancak paletli araçların ilerleyebileceği bir yol hâline geldiğini gördük. Güneş batımına karşı çayımızı tepede içme inadımız yüzünden Alaattin hocanın arabasına zulmettik. Garibim, yorgun katır gibi, bir o yana bir bu yana yata yata çıktı tepeye.

Hepi topu 3 kilometrelik bir yol. Yarısına yakınının yüzüne bakılır. Geri kalanı, yani bir buçuk kilometresi berbat. Cebimden para verip yaptırasım geldi valla.

Bir yandan Büyükşehir Belediyesi, bir yandan Orman Bölge Müdürlüğü bir el atsalar da, o güzelim coğrafyaya ulaşma imkânına kavuşsak.

İsterseniz dağlarınız taşlarınız altın olsun ama oralara ulaşacak yollarınız yoksa, o altın dağınız hiçbir işe yaramaz. Bizim altın dağlarımız yok ama en az altın kadar değerli Sakar Tepe’miz var… Bütün güzellikleri ayaklarımızın altına seren, her an yüzlerce insanın uğrak yeri olabilecek bir mekânımızın yolu yok; iyi mi?!…

Bu anlattığım, turizme uzak bir yöremizde olmuyor a dostlar; turizm dendiğinde akla gelen 3 ilden birinde oluyor.

Büyük Şehir Belediyesi, Orman Bölge Müdürlüğü ve Vilayet makamlarımıza duyurulur.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.