Sakar Sarnıçlarını Değerlendirmiyoruz

Bu haber 03 Ağustos 2015 - 18:02 'de eklendi ve 846 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Gökova Körfezi’ni en güzel seyretme noktaları, Sakar Tepe ve yamaçlarıdır. Yamaçta, birkaç noktada seyir alanları yapılmışsa da, buralar, medenî ihtiyaçların giderilebileceği yerler değil.

Manzara çarpıcı…

Yeşil ve mavi bir arada…

Ufuk desen muhteşem!…

Enginlik desen harika!…

Ama burayı câzip bir merkez hâline getiremedik…

Sülün Osman, Galata Kulesi’ni sahtekârlıkla satmış ama biz Sakar’dan Gökova görüntüsünü gerçek olarak satamıyoruz. Birkaç tezgahçının müteşebbislik gücüne terk ettiğimiz Sakar Tepesi’nde ve yamacında, vaktiyle büyük bir tesis açıldı ama bir türlü işletilemedi. Yer lanetli midir nedir?!..

Sakar tesislerinde daha aşağıda, keskin bir kıvrımın köşesinde tarihî bir sarnıç var. Atalarımız su bulunan her yere mutlaka çınar da dikerlerdi. Sakar yamacındaki sarnıçların yanında da çınarlar var. Sakar tesislerindeki sarnıcın yanında ulu bir çınar var. Daha aşağıdaki kıvrımın köşesinde bulunan sarnıcın etrafı ise, tabiri caizse çınar cenneti.

Ne yazık ki, ne bu sarnıcı değerlendirebiliyoruz, ne de 15 kadar çınarı. İnişte sağ tarafta bulunan sarnıç ve çınarların yola mesafesi 20-25 metre falan.  Buraya butik bir büfe yapmak ve etrafına medenî ihtiyaçları giderecek yerler tesis etmek, coğrafyanın farkındalığını yaratmak için büyük bir fırsattır.

Keskin kıvrımın iç kısmında, eski sakar yolu var. Yokuşu tırmanırken, eski yolun kullanılacağı bir soluklanma alanı, alt geçitle sarnıcın yanındaki tesise bağlanabilir.

Turizmi deniz, güneş ve kum üçgenine hapsetmenin gelip tıkandığı bir noktadayız. Bu noktadan çıkışımız, kültür turizmine vereceğimiz önemle sağlanabilir. Kültür turizminde önem vereceğimiz pek çok husus olmakla birlikte, Muğla yöresine özgü sarnıçların kültür turizminin bir başka özgün unsuru haline getirilmesi gerekir. İlimizin tamamına yayılmış olan sarnıçlar, dünyaya tanıtılarak bir ilgi merkezi haline getirilebilir.

Marmaris, Datça, Köyceğiz, Dalyan, Ortaca ve Fethiye yönlerine giden yolların geçtiği Sakar yamaçlarında yer alan sarnıçları görünür hale getiremediğimiz sürece, gâliba benim yazdıklarım, birer iyi niyet mektubu olmaktan öte geçemeyecek.

Oysa bu güzel coğrafyanın her metre karesi işlenebilir ve dünyaya tanıtılabilirdi. 21 yıldır “Muğla Sarnıçları” diyorum… Yazılar yazdım, uluslararası kongrelerde bildiriler sundum…  Neredeyse beni dünya duydu ama yöneticilerimiz maalesef duymadı ama sağ olduğumuz sürece, biz bildiklerimizi anlatmaktan çekinmeyeceğiz.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.