Şair Bekir Sıtkı Erdoğan’ın Ardından

Bu haber 25 Ağustos 2014 - 23:56 'de eklendi ve 1.427 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Bekir Sıtkı Erdoğan’ı, bizden önceki kuşak “Kara gözlüm efkarlanma gül gayrı” şarkısının şairi olarak tanır. Bizim kuşak “Gurbetten gelmişim yorgunum hancı” mısraıyla başlayan Binbirinci Gece şiiriyle bilir. Ben Bekir Sıtkı Erdoğan’ı “Marya” şiiriyle tanıdım. Orta ikinci sınıfta, Türkçe öğretmenimiz Kemal Yurdakul Aren, Tarık Gürcan’ın okuduğu Marya şiirini dinletmişti. Ne güzel bir okuyuş, ne güzel bir şiirdi o öyle. Uzak iklimlerin romantizmi, zengin bir ses örgüsü ve dinamik bir ritmle veriliyordu.

Lise yıllarımda Bekir Sıtkı Erdoğan’ın Dostlar Başına adlı kitabını edindim. Kışlada Bahar (Karagözlüm efkarlanma gül gayrı), Hancı ve Marya şiirlerinden başka ve en az onlar kadar güzel şiirlerinin olduğunu gördüm ve neredeyse kitaptaki şiirlerin tamamını ezberledim.

“Önce bir yağmur, bir yağmur…

Sonra ıpıslak iki kuş…

Sonra yıkılmış insanlar geçti vitrinlerden

İnsanlar… Kahrolmuş…”

mısralarında olduğu gibi, serbest ama klasik ses ve ritm terbiyesinden geçmiş şiirleri de vardı;

“Bir yar sevdim etekleri yeldirme

Yeldirir sallanı sallanı kâfir

Sakın dedim kimselere bildirme

Bildirir sallanı sallanı kafir”

mısralarında olduğu gibi, klasik halk şiiri vadisinde şiirleri ve

“Belki manzum bir yalandır, belki âyet gözlerin

Belki cinlerden perilerden rivâyet gözlerin”

beytinde olduğu gibi klasik şiirin mazmun dünyası ve aruz ölçüsüne göre şiirleri de vardı. Her üç şiir vadisinde de başarılı ve 20. yüzyıl insanı duyarlılığını yansıtan şiirlerinin yanı sıra, son zamanlarda hikmet burcundan şiirler söylemeye başlamıştı. Çoğu rübai tarzında olan bu şiirlerinde de hem klasik çizgiyi korumuş, hem de modern insanın sancılarını işlemişti. Şu rübaisi buna bir örmektir:

“Bir yol bilirim, Adem’le Havva’ya gider

Bir yol bilirim, gizlice sevdâya gider

Bir yol ki ömür bahçelerinden geçerek

Yaşlarla, figanlarla musallâya gider”

Son zamanlarda şiirlerinde, klasik geleneğe uyarak Nihâî mahlasını kullanmış ve bu mahlası kullanmasını şöyle ifade etmişti:

“Bekir Sıtkı’yla şahsileşmesin naçiz adım, sanım

Dilin mahsulüdür halkımla ortak çünkü divanım

Üzüldüm nefsimin ham benliğinden neyleyim ismi

Nihâî mahlasımdır, yok benim başka ünvanım.”

Bekir Sıtkı Erdoğan, geleneğin ses ve ritm özelliğini, çağın birikimiyle yeniden yoğurarak şiir potasında eriten bir şairdi. Bir Yağmur Başladı ve Dostlar Başına adlı kitaplarıyla edebiyat dünyasında yer aldı. Henüz basılmayan Kaybolmayan İzler adlı divanı ve Sabır Sarmaşıkları adlı kitabının edebiyat dünyasına kazandırılması çok iyi olur.

Bekir Sıtkı Erdoğan 8 Aralık 1926 günü Karaman’da doğmuş, askerî lisede ve Kara Harp Okulu’nda okuyup subay olmuş ama bir yandan da Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirmiştir. 24 Ağustos 2014 günü İstanbul’da vefat eden Bekir Sıtkı Erdoğan doğum yeri olan Karaman’da toprağa verilmiştir.

Allah büyük şairin mekânını cennet eylesin.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.