Sahiller de Talan mı Var?

Bu haber 17 Haziran 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.140 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Yerel seçimler geldi geçti. Kim ne anladı?

Benim anladığım tek şey var. Herkes gitti futbol takımı gibi tuttuğu partiye veya uğruna ölmeye ve öldürmeye hazır olduğu lidere oyunu verdi.

Öyle hale gelindi ki Yalova seçiminde “Tatava yapma bas geç” diye de slogan üretildi.

Yani sorgulama, oyunu ver geç!

Neden?

xx        xx        xx

Muğla’da da basıldı geçildi…

Basıp geçenler umarım neyi basıp geçtiklerinin farkındadırlar ve bu gün pişmanlık içinde değillerdir. Ve umarım yarında pişmanlık içinde olmayacaklardır.

Seçim sürecinde kimse adayları sorgulamadığı gibi soru sorabilme durumunda olanlarda soru sormadılar. Seçimden önceki yazılarımda ben aynı soruyu birkaç kere yineledim:

Belediye başkanı olması halinde kıyıları halka açabileceğini söyleyen var mı?

Hiçbir aday bu soruyu ciddiye alıp yanıtlamadı.

xx        xx        xx

Normaldir… Adaylar beni ciddiye almamışlardır. Almak zorunda da değiller.

Belki programlarında vardı, bana “Oradan oku salak” dercesine sorularıma yanıt vermemiş olabilirlerdi. Elime geçen her programa baktım. BBP Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Harun Akın hariç hiç birinin beyanında “Ben belediye başkanı olursam kıyıları halka açacağım.” ifadesi yoktu!

xx        xx        xx

Yani Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün seçilirken kimseye “Kıyıları halka açacağım” sözü vermedi. Şimdi kimsenin Başkan Gürün’den “Kıyıları neden halka açmıyorsun?” diye hesap sorma hakkı yok!

Zaten Başkan Gürün böyle bir söz vermiş olsaydı da kıyıların tamamını halka açması mümkün olamayacakmış!

Muğla’nın en önemli kıyıları seçimden önce Muğla İl Özel İdaresi kuruluşu olan MELSA tarafından işletiliyordu. Özel İdare kapanınca MELSA’yı Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne verdiler, ama…

Altın yumurtlayan tavuklarını vermediler!

xx        xx        xx

MELSA Büyükşehir Belediyesi’nin şirketi haline gelince Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile el ele vermiş; yeni bir altın yumurtlayan tavuk kümesi, pardon vakfı kurmuş:

MUÇEV (Muğla Turizm Çevre Vakfı)!

El koymalar, tartışmalı ihaleler, CHP’li belediyelerin isyanları olmasa bu vakıftan haberimiz olmayacaktı?

Vakıftan haberimiz olsa, ihalelerden haberimiz olurdu. Veya ihalelerden haberimiz olsa vakıftan haberimiz olurdu…

İl Özel İdaresi kapanınca Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na devredilen MELSA dönemin Valisi Dr. Lale Aytaman tarafından kurdurulduğunda şirketin neden kurulduğunu, hedeflerini, amaçlarını bilmeyen yoktu.

Sayın Aytaman’dan sonra MELSA’nın girerinden çıkarından kamuoyunun ve hatta İl Genel Meclisi’nin haberi olmaz oldu!

Bakalım MELSA’nın yeni Müdürler Kurulu Başkanı Yavuz Kayı sayesinde haberimiz olur mu?

xx        xx        xx

Şimdi gel de merak etme, merak edip sorma…

Bu MUÇEV neden kuruldu? Hangi ihtiyaçtan ortaya çıktı? Her yerler ihaleye çıkmış, basının haberi yok! Basının haberinin olmadığı bu ihalelerin acaba ilanı var mıydı?

Fethiye Kumburnu ihalesinin iptal edildiği söyleniyor? İhaleyi kimlerin içinde kimi kazanmıştı? Neden iptal oldu? Şimdi kime verildi?

Benim asıl merak ettiğim, o sahil işletmelerinden elde edilen paralar nerelerde harcanacak?

xx        xx        xx

Biz bu soruların yanıtını ararken, Ortaca’dan tepki geldi.

Dalyan’ın İztuzu Sahilini de ikisi İngiliz olmak üzere 5 ortaklı DALÇEV A.Ş. almış.

Ortaca Belediye Başkanı Hasan Karaçelik, daha önce bu sahilin Dalyan Belediyesi tarafından işletilmekte olduğuna dikkat çekerken, şimdi bu yerin DALÇEV’e ihalesiz verildiğini, kendilerine de bu gelişmenin telefonla bildirildiğini söylüyor…

Ortaca’da kıyamet kopuyor.

Sadece orada mı? Her yerde…

xx        xx        xx

Ortaca’da çevreciler, yöre halkı imza kampanyası başlatmış.

Kampanyaya katılanlardan CHP Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir yaptığı açıklamada AK Parti’nin CHP’yi ve dolayısıyla CHP’ye oy verenleri, en önemlisi Muğla’nın doğal çevresini cezalandırdığını öne sürmüş.

İddia ilginç tabi… “Sanki CHP’li belediyeler cezalandırılıyor gibi bir durum var. Muğla artık Büyükşehir oldu. Muğla’nın her yanına büyükşehir hizmet götürüyor. Sahiller, plajlar da bunun içinde. Buraların korunması sorumluluğu da büyükşehirde, ama Valilik bir vakıf kurup buraların gelirini ben alırım diyor.” diyen Milletvekili Demir şöyle devam ediyor:

Böyle şey olmaz. Doğayı korumak hepimizin görevi ama bu iktidar burada kazanamayınca AKP insanlarla birlikte doğayı da cezalandırıyor. Ben burada bu ihaleyi alan kişilere de sesleniyorum. Rant için girdiğin bu yoldan vazgeç ve bu sözleşmeyi yırt at. Sen kimin kumsalını kime veriyorsun ey Recep Erdoğan. Devletin valisini, vali yardımcılarını kendi çıkarların için kullanacaksın! Vereceksin emri halkın haberi olmadan! Buraları peşkeş çekeceksin, yok öyle yağma. Hep birlikte mücadeleye devam edeceğiz, mücadelemiz ve yolumuz açık olsun.

AK Parti kurmaylarının ve Muğla Valiliği’nin bu iddialara bir yanıtı olur umarım…

xx        xx        xx

Soruyoruz, sorularımız havada kalıyor…

Tavşan eczaneye gidip, “Havuç var mı?” diye sormuş. Eczacı, “Burası eczane, burada havuç ne arar?” diye kızmış. Tavşan dönmüş gitmiş, ama ertesi gün gene gelmiş: “Havuç Var mı?”… Soru birkaç gün daha tekrarlanmış. Sonunda eczacı sinirlenmiş, tavşanı bir güzel pataklamış, dişlerini eline vermiş. Tavşan inatçı. Ertesi gün gene gelmiş:

– Havuç suyu var mı?

Bu gidişle o tavşana döneceğimizin de farkındayım.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.