Şâhidî Kitabeleri

Bu haber 14 Şubat 2017 - 0:13 'de eklendi ve 783 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Namık Açıkgöz

Mezar taşları ve kitabeler, bulunduğu toprakların tarihi hakkında bilgi veren en objektif metinlerdir ve bir yörenin tarihi yazılırken mezar taşları ve kitabelerin eksik bırakılması demek, yazılan o tarihin eksik kalması demektir.

23 yıldan beri Muğla mezar taşları ve kitabeleriyle uğraşıyorum ve zaman zaman bu yörenin kimliğine ışık tutacak mezar taşları ve kitabeleri yayımlıyorum.

Bu hafta da, Muğla’nın adını 16. Yüzyıldan beri “Şâhidî-İ Muğlavî” tamlamasıyla duyuran Şâhidî  (1468-1550) ile ilgili 2 kitabeden söz etmek istiyorum.

Şâhidî, özelde Muğla kültürü ve genelde Türk kültürü  için çok önemli bir şahsiyettir. Mevlevî şeyhi ve bunun yanında edebî bir şahsiyet olmasıyla Şâhidî, Muğla hafızasının  en önemli şahsiyetidir.

Şâhidî Camii’nin bulunduğu yer, Mevlevi-hanenin ikinci yeridir. İlk yeri Kurbanzade Camii ve Serpil Parkı’nın olduğu yer imiş. Kanuni Sultan Süleyman 1522 yılında Rodos seferi için Muğla’dan geçerken 24 Temmuz günü Şâhidî ile görüşür ve Şâhidî sultandan Mevlevi-haneyi  bugünkü Şâhidî Camii’nin olduğu yere taşıma izni alır. Bunun üzerine Mevlevi-hane taşınır.

Bir Mevlevi-hane, içinde pek çok farklı bölümü barındıran bir külliyedir. Cami, semahane, aşhane, derviş hücreleri, varsa mezarlar vs… Muğla’ya özel bir yapı olarak cami ile semahane aynı mekan olarak tasarlanmıştır.

Bu mekânlardan bugüne sadece cami ve türbe kalmıştır. Türbenin son dönem eseri olduğu meydandadır. Caminin inşa kitabesi maalesef günümüze ulaşmamıştır. 1868’de camiyi, Muğla mütesellimi Hacı Osman ağanın oğlu Hacı Muhammed, camiyi tamir ettirmiştir. Bu tamir kitabesi bugün camiin giriş kapısının üst kısmında vardır.

Kitabe metni şudur:

Muğla hânedânnıdan merhûm ve mağfûrun leh

Hâcı Osman Ağa-zade el-hâc Muhammed

ağanın ruhıyçün rızâ’en lillahite’âlâ fâtiha. Sene 1286

Gene cami civarında sıbyan mektebi (muallim-hane) olması lazım.  Evliya Çelebi’nin verdiği bilgilere göre, camiye yakın bir yerde bin kadar çocuğun devam ettiği bir sıbyan mektebi vardır ve kitabesi Farsça bir manzumedir. Bu manzumenin beytinde ebced  hesabıyla mektebin yapılışına tarih düşülmüştür. Kitabe metni şöyledir:

Makâmî sâht sâhib-hayr-ı mün’im

Muallim-hâne’i mî  kerd kâ’im

Be-emreş Şâhidî mî goft târîh

Mu’allim-hâne âbâdân dâ’im

Kitabenin Türkçe tercümesi şöyle: Nimet vermeyi seven bir hayır sahibi, bir muallim-hane yaptı. Şâhidî onun emri ile bir tarih söyledi. Muallim-hane daima ayakta kalsın.

Son mısradaki ebced hesabı Hicrî 951 yılını gösterir. Bu, Milâdî 1544-45 yılına tekâbül eder.

Merhûm Şâhidî’nin torunları, maalesef son mısradaki temenniye ihanet etmişlerdir. Bugün ne o muallim-hane var, ne de kitabesi!… Şimdilik Sayın Valimiz Amir Çiçek’in gayretiyle Sâhidî’nin yaşadığı olduğu tahmin edilen evi kurtardık; inşallah gelecekte hem kitabeyi buluruz, hem de sıbyan mektebinin yerini…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.