Sahi Bayram Varmıy Dı?

Bu haber 24 Nisan 2014 - 21:31 'de eklendi ve 747 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İSMAİL ATASEVER

Bir gün öncesinde, serde öğretmenlik olunca heyecan içerisinde sabah erkenden kalkıp Cumhuriyet alanına doğru yürümüştüm.

Nasılsa bayramdı.

Her taraf küçük yavrularımızla dolup taşacaktı.

Her manganın başında öğretmenleri olduğu halde özellikle öğrenciler sallapati yürüyeceklerdi.

Hem de rengarenk kıyafetleri içerisinde.

Sanırsınız papatya tarlası.

***

Saatler yavaş yavaş ilerliyordu.

Buna karşın, geçmişte kulaklarımızda çınlayan her okulun bando takımından eser yoktu.

Biran duraladım.

Neden derken, Milli Eğitim Bakanlığının almış olduğu karar aklıma geldi.

Nedense bayramların şekli değiştirilmişti!

Bundan böyle her okul 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kendi bünyesinde kutlayacaktı.

Cumhuriyet meydanında yapılan kutlamalar sembolik olacaktı.

Nitekim öyle de oldu.

İlişkin olarak Atatürk İlköğretim Okulu bahçesinde, az sayıda da olsa öğretmen, öğrenci ve velilerden oluşan bir topluluk vardı.

Kendilerine göre çalıp oynuyorlardı.

Birde eski garaj alanı.

Kısa bir süre öncesinde 30 Mart seçimlerine yönelik olarak gerçekleştirilen miting alanı bu defa Menteşe Belediye Başkanlığı tarafından çocuklara tahsis edilmişti.

Yine de, geçmiş bayramların hilafına aşırı bir kalabalık yok.

Sadece belirli bir grup, meydanın ortasına konan kaydıraktan kayıyorlardı.

***

Bu arada dikkat çeken bir başka ayrıntı, sadece 23 Nisan Bayramının kutlanıp kutlanmadığı değildi.

Yıllar boyu her bayramda resmi daireler dışında tüm evlerin balkonu ve pencerelerinden sarkıtılan bayraklar da yok denecek kadar azdı.

Sadece bazı vatandaşlarımızın evlerinde bayraklar aşağıya doğru sarkıtılmıştı.

Belli ki hükümetin aldığı kararı tasvip etmediğini evlerine bayrak asmamakla göstermişti.

Bayrak asanlar da her şeye karşın bugün bayram demek istemişti.

***

Bu yüzden olsa gerek, karşılaştığım birçok dostum sormuştu.

Siz öğretmensiniz, bilirsiniz.

Bayramlar kaldırıldı mı?

Biran tereddüt içerisinde kaldım.

Yine de hükümetin her halde bir bildiği var demekle yetindim.

Tatmin olmamışlardı.

Her halde bu hükümet eski köye yeni adet getirmek istiyor demekten kendilerini alamadılar.

***

Sonra kendi kendime düşündüm.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı neden sembolik hale getirilmişti?

Net bir açıklaması olmamakla birlikte, değişik kıyafetleri giyen çocuklardan oluşan bayramların ailelere mali külfet getirdiği yaklaşımı, gerekçe olabilir dedim.

Yanı sıra, bayram hazırlıkları günler öncesinden başladığından, çocukların derslerinden alıkonulduğu şeklinde düşünülmüş olabilirdi.

Ne var ki bu açıklama, halkı tatmin etmekten uzaktı.

Madem ki değişik kıyafetler ailelere maddi bağlamda sıkıntıya düşürürdü.

O zaman öğrenciler günlük kıyafetleriyle bayrama çıkabilirlerdi.

Buna kimsenin itirazı olmazdı.

Sonra, derslerin aksayacağı yaklaşımı da gerekçe olamazdı.

Yoğun ders temposundan bir yerde bunalan çocuklar için bu tür hazırlıklar, onların biraz olsun nefes almalarını sağlardı.

Hal böyle iken bayramların eski köye yeni adet misali kaldırılması eğilimi, kimler nasıl bir yaklaşım içerisinde olsalar da çok mantıklı değildir.

Aksi olsaydı, dünyanın birçok ülkesinde, özellikle demokrasinin tüm kuram ve kavramlarıyla yerleştiği batı ülkelerinde bu tür özel günler topyekûn kutlanmazdı.

Üstelik o ülkeler her geçen gün daha bir görkemli kutlamaya çalıştıklarına göre bizim farklı eğilim içerisinde olmamız, yerinde bir uygulama olmaktan uzaktır.

Hele 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Türkiye’nin geleceğini şekillendiren oluşumlardan TBMM’nin kuruluşuna izafeten karar altına alınmışsa.

Sonuçta, 23 Nisan 1920 tarihinde TBMM’nin teşekkül ettirilmesi nedeniyle Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklarımıza armağan edilen bayramın değişik cehreye büründürülmesi üzerine tek söyleyebileceğimiz, SAHİ BAYRAM VARMIY DI?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.