Sağlık turizmi derken, bizleri bıyık altı güldürmeyin

Bu haber 04 Mayıs 2018 - 1:18 'de eklendi ve 769 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Gülten Şimşek

 

Dünya çok karmaşık bir yapıya büründü. Savaşlar, çekişmeler, terör.

Paylaşım sorunları ve ülkelerin hegomanya istekleri hepimizi gerdi.

Bu dünya huzur dünyası değil.

Stresli ve sanayileşen üretimle, hepimiz hastalıklara koşar adımla gitmekteyiz.

Tütün kullanım yaşı, ortaokul yaşlarına inmiş durumda. Buna keza sağlık sorunları katlanarak büyümekte..

Sağlık çalışanları bile emzik gibi tütün kullanıyor.

Halk, sağlık sunucuları için, ele verir öğüdü kendi kırar söğüdü söylemi ile olaya çok ciddi bakmıyor.

Gıda güvenliği çok önemli bir problem. Erişim sağladığımız gıdalar sağlıklı mı?

Sanayi devrimi sonrası yaşam şeklimizle birlikte sağlığımızda kaydı gitti ve obezite en temel sağlık sorunlarından bir tanesi oldu..

Stresli yaşam, sağlıksız beslenme ve tütün kullanımı en çok da kalbimizi bir vurgun gibi vurmakta.

Damarlarımız büzüştükçe, tıkandıkça, buruşuk erik gibi hızla yaşlanmaktayız.

Ülkemizin kalbi nasıl Ankara ise, insanın ana merkezide kalptir. Kalp çalışırsa kanı pompalar ve insan yaşar.

Kanı pompalayamazsa, bil ki damarlarında tıkanma vardır.

Kan gelmeyince kalp dokularında oksijensiz kalmaya bağlı iskemi olur ve biz buna kalp krizi diyoruz.

Kısaca kalp dokularına yeteri kadar kan gidemediği için kalp fonksiyon yapamaz.

Ayvayı yemek an meselesidir.

Yani kalp krizi kalbin koroner arterlerinde gerçekleşen bir bozukluk sonrası meydana gelen yetersizlik sonucu şiddetli göğüs ağrısıyla ortaya çıkan ve ölümle sonuçlanması olası patolojik durumdur..

Bir üniversite yetkilisi, Muğla için biz sağlık turizmi vermeye hazırız diye bir söz söylemişti, Sayın Özcan Özgür ironi yapıyor ya, bu ironide beni bir gülmek aldı diyor ya aynen öyle oluyorum. Bu söz aklıma gelince, beni bir gülmek değil de ağlama hissi sarıyor.

Hastalık zor ve hasta yakınları içinde çok yıpratıcı.

Kalbi tekleyen çoğunlukla başka illere gitmek zorunda kalıyor.

Başka illere gitmeyen hastalarda özel sağlık kuruluşuna gitmek zorunda kalabilir. Acil bir vaka olarak girmezseniz cebinizde paranız olması lazım. Kimin parası var ki?

Zengin için sorun değil, dar bütçeli vatandaş için sorun.

Hem vatandaş devlet kuruluşundan hizmet almak istiyor olabilir. Fark ücret ödemek vatandaşa ağır gelebilir.

Vatandaşın tercih etme hakkı olmalı. Cebine güvenen özel sağlık kuruluşuna gidebilir.

Parası olmayan ne yapsın?

Muğla Üniversitesi Tıp Fakültesi; sağlık turizmi yapacak, yabancı hastaya sağlık hizmet vereceğiz diyorlar ya, ben de dur bakalım önce Muğlalının kalbine dokun diyorum.

Güzelde önceliğimiz rutin hizmetlerde vatandaşa hizmet sunabilmek.

Düşünün ki Yeşil Kartlı bir hastayı ambulansa koydunuz ve çevre illere kalp krizi nedeni ile sevk ettiniz. Sevk ettiniz güzelde, para pul olmayan bir vatandaşın başka ilde tedavi olup dönmesi zor. Para lazım para. Çay içsen para. Su içsen para. Her şey para ile dönüyor.

Hem Muğlalı neden şehrinde tüm sağlık hizmetlerine erişemesin ki?

Muğla Devlet Hastanesi ve Muğla Tıp Fakültesi bir protokolle birleştirilmiş ve Eğitim Araştırma hastanesi olmuştu.

Bu hastane de hegomanya artık tıp fakültesinin diye düşünüyorum.

Sağlık hizmetlerinin kalitesi ve sağlık hizmetlerine erişimi ile ilgili her türlü sıkıntıda, ben öncelikle tıp fakültesinin eksiği olarak görürüm.

Görüyorum da.

Muğlalı kamusal alandan kalbi için sağlık hizmetlerine erişim istiyor.

Kalp krizi geçirdiğinde devletin şevkatli eli ile kalbine dokunulmasını istiyor.

Sağlık turizmi yapacaksınız da bizleri bıyık altı güldürmeyin.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.