Sağlık Bakanı yanıltılıyor! (2)

Bu haber 26 Ağustos 2010 - 0:00 'de eklendi ve 571 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Sağlık Bakanı Recep Akdağ ile Hamle TV’de yaptığımız program kısa ama, dolu dolu program oldu. Domuz Gribi’ni başarı ile atlattığımızı belirten Sayın Bakan Akdağ, Pakistan’da ortaya çıkan virüse karşı önlem alındığını, olası Domuz Gribi salgınına karşı stokta aşı bulundurduklarını belirtirken, sağlık sektöründe kesinlikle özelleştirme yapılmayacağını söyledi.
Tam Gün Yasası konusunda Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuru nedeniyle CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nu eleştiren Sayın Bakan Akdağ, bu konuda kararlı olduklarını belirterek, hastaneden muayenehanesine hasta sevk edenlerin yakasına yapışacaklarını kaydetti.
Kanserojen madde ihtiva eden oyuncakları toplattıklarını belirten Sayın Bakan Akdağ, GDO’lu ürünler ve zayıflama ilaçları ile ilgili olarak da, “Bu iki konu bakanlığımızı ilgilendiriyor gibi görünse de, Tarım Bakanlığı’nı ilgilendiriyor. GDO’lu olduğu söylenen ürünler tarım ürünü. Zayıflama ilacı denilen de tarım ürünü, bitki. GDO’lu ürünler kontrol altında, bu konuda ülkemizde endişeye yer yok. Zayıflama ilaçlarına gelince, doktor kontrolünde kullanılmalı.” dedi.
 
xx      xx      xx
Sayın Bakan Akdağ’ın sorularıma verdiği yanıtların hepsi beni tatmin etti.
Ancak Muğla’ya yeni bir hastane ve Tıp Fakültesi konularındaki açıklamalarından tatmin olmadım… Muğla’ya kötülük ediliyor!
Ama bunu yapanın Sayın Bakan Akdağ olduğunu söyleyemem… Kendilerinin samimiyetini gördüm. Samimiyetlerini görürken, Muğla konusunda yanıltıldıklarını düşündüm…
Dünkü yazımda sayın bakanın Muğla’ya yeni bir hastane konusunda yanıltıldığını ortaya koymaya çalıştım.
Umarım haklı çıkmam…
 
xx      xx      xx
Sağlık Bakanı Sayın Prof. Dr. Recep Akdağ’nın M. Ü. Tıp Fakültesi Hastanesi konusunda da yanıltıldığını düşünüyorum.
Hastanelerle ilgili “Arsa bulmak eskisi gibi kolay değil. Çünkü hastaneler sürekli genişleyen bir yapıya sahip.” diyen Sayın Bakan Akdağ, “Muğla’ya 300 yataklı bir hastane yapalım, Tıp Fakültesi de bu hastaneyi kullansın.” diyor.
Varsayalım, Muğla Belediye Başkanı Op. Dr. Osman Gürün, imar planı değişikliği talebini yerine getirdi. Gidildi, 112 Evlerin yanındaki Vakıf arazisine yeni hastane yapıldı. Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nurettin Demir de ikna edildi…
Sayın Bakanım, dediğiniz gibi hastaneler sürekli genişleyen yapıya sahipler. Bu doğru, ama Muğla Devlet Hastanesi’nin bulunduğu yerde hizmet vermeye devam edebileceğine inanmamla birlikte Türki turizminin üç armadasından biri olan Muğla’da Tıp Fakültesi’nin çok hızlı gelişip, genişleyeceğine göre, çok değil 5, en çok 10 yıl sonra yeni bir hastane yapma gereği ortaya çıkmayacak mı?
Bu kaynak israfı ve Muğla için “imaj kaybı” olmaz mı?!!
 
xx      xx      xx
Aslında Muğla Üniversitesi Tıp Fakültesi ve 200 yataklı hastanesi DPT’den geçmiş, 7 trilyon da kaynak yaratılmış. Ama karara Sağlık Bakanlığı “şerh” koymuş…
Bakanlık kararlı… İşte Sayın Bakan Akdağ’ın bu konudaki sözleri:
“Üniversitelere Tıp Fakültesi kurulmasını en çok isteyen kişi benim. Bana göre Muğla, bir Tıp fakültesi kurulması için çok uygun bir kent. Muğla Üniversitesi Rektörüyle görüştük, kendisi bu konuda çok istekli. Tıp Fakültesini kurmak, geliştirmek, canlandırmak bizim işimiz değil. Fakat biz destek veririz. Devlet Hastaneleriyle, Tıp Fakültelerinin ortak kullanılması en uygun çözümdür. Rize, Marmara ve Sakarya’da bu böyle işlemektedir. Muğla şehir merkezi 60 bin nüfusa sahip. Bu nedenle Tıp Fakültesi hastanesini kaldırmaz. Kurulacak olan yeni hastanelerin alt yapısı ve uzman kadrosu kolay şekilde kurulmuyor.”
Sayın Bakan Akdağ’a hemen karşılık verdim: “Nüfus gerekçeniz uygun değil. Çünkü Tıp Fakültesi’ni yönetenler sahip olmak istedikleri hastaneyi klasik tedavi edici hastaneler gibi görmüyorlar. Fakülteyi Muğla turizmi ile entegre edip, geriatriyi öne çıkararak Muğla’da 12 ay sağlık turizmi yapılmasını sağlamak istiyorlar. Bunun için hastanenin yanına geriatri köyü kurmaktan söz ediyorlar…”
Sayın Bakan Akdağ’ın yanıtı şöyle oldu:
“Sağlık turizmi noktasına gelindiğinde gerekeni yaparız. Gerekiyorsa yeni hastane de açarız.”
Sayın Bakan Akdağ, çok kibar insan. Yanıtına karşılık “Yapmayın beyefendi…” diyemedim!
 
xx      xx      xx
Anlaşılan o ki, Sayın Akdağ’ı yanıltanlar başarılı olmuşlar… Muğla Belediye Başkanı Op. Dr. Osman Gürün’ü ikna ederlerse, Muğla TOKİ marifetiyle yeni bir hastaneye sahip olacak… Mevcut hastanenin etrafında oluşmuş ekonomi ne olursa olsun!..
Doğrusu ben ortada Muğla adına bir başarı görmüyorum.
Mesele TOKİ ise, Tıp Fakültesi Hastanesi’ni de TOKİ yapabilirdi. Hatta Fakülteyi de… Evet, üniversite kendi ihalesini kendisi yapıyor, ama bu çok önemli konuda bir anlaşma yapılabileceğini de umuyorum…
 
xx      xx      xx
Bu sene Tıp Fakültesi’ne öğrenci alınıp alınmayacağını merak ediyorsanız, işte Sayın Bakan Akdağ’ın sözü:
“Muğla Üniversitesi ve Devlet Hastanesi arasında bir protokol yapılırsa, en kısa sürede öğrenci alımı yapılabilir. Bu protokolün 3-4 ay içerisinde imzalanacağını düşünüyorum. Tıp Fakültesi’nin durumu kısa sürede çözülecektir.”
Umarım üniversite bu sözü bari değerlendirir…
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.