SAĞDUYU HAKİM OLMALI « Hamle Gazetesi

SAĞDUYU HAKİM OLMALI

Bu haber 03 Haziran 2010 - 0:00 'de eklendi ve 575 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bakıyorum,
İsrail’in estirdiği devlet terörü üzerine, farklı kesimlerden değişik
açıklamalar birbirini takip ediyor.

Türkiye’nin
nasıl bir politika izlemesi noktasında, kimileri olması gerektiği şekilde makul
yaklaşım sergilerken, bazıların bakış açısını akıl fikir erdirmek gerçekten
zor.

Neymiş
efendim.

Bir şekilde, akıtılan
kanın yerde kalmaması için İsrail’e saldıralım!

Ülkemizdeki Musevi
vatandaşlara yaptırım uygulayalım!

O ülke ile olan
ilişkileri hemen keselim!

Kısaca,
mantık dışı görüş serdedenler yanında, ülkemizin birçok kentinde haklı
gerekçelere dayanan İsrail’i tel’in mitingleri.

Elbette
İsrail’in yaptığı yanına kar kalmayacaktır.

En
azından kalmamalıdır.

Ne
var ki, maşa varken, elimizi yakmadan.

***

Evet,
İsrail’in yaptığı düpedüz insanlık dramıdır.

Yıllardır,
asla tasvip edilmeyen benzer girişimlerine bir yenisini daha eklediği apaçık
ortada.

Üstelik,
aralarında çocuklar ve kadınların da bulunduğu 33 farklı ülke vatandaşının tek
amacı, Mavi Marmara Gemisiyle insani yardım malzemesi taşımak olduğu halde.

Dolayısıyla
İsrail askerlerinin yaptığı eylemin tasvip edilen hiçbir yanı yoktur.

Üstelik
çirkin eylemin müsebbibi aynı ülke, bu defa tüm dünyayı karşısına almıştır.

En
azından şu ana kadarki izlenimler bu doğrultudadır.

***

Tablo bu iken, en
dikkatli ve tutarlı hareket etmesi gereken ülke kuşkusuz Türkiye’dir.

Zira şu sıra,
Ortadoğu’daki bazı gelişmeler karşısında dikkatlerin üzerimizde olduğu ülkeyiz.

İran’la yapılan Uranyum
anlaşması bunun en belirgin örneği.

Yanı sıra, aynı bölge
ülkelerin bazıları ile olan yakınlaşmalar, Türkiye’nin doğuya kaydığı sav’ına
neden olmaktadır.

Dolayısıyla daha nice
gelişmelere İsrail’in Mavi Marmara Gemisine saldırı da eklenince Türkiye,
tarihin en kritik dönemlerinden birinde, haklı iken haksız pozisyona düşmemek
için sağduyu ile hareket etmek zorundadır.

Atılacak
yanlış bir adım, sonrasında telafisi zor bir yola girilmesine neden olabilir.

Bu
yüzden bir kez daha altını çizmek gerekirse Türkiye, bu olayda izleyeceği politika ile elini güçlendirebilir.

Güçlendirmelidir de.

Tabi bu, gelişmeler
üzerine mantıklı karar vermesiyle mümkün olur.

Aksi halde, zaten
yalnızlaştırılmak istendiğimiz süreçte iyot gibi ortada kalacağımızın resmidir.

***

Bu
süreçte, üzerinde durulması gereken başka ayrıntılar da var.

Hem
de basitçe geçiştirilecek türden değil.

İsrail’in Mavi Marmara Gemisine
saldırıp, yapılan açıklamalara göre 19 kişinin hayatını kaybetmesi üzerine
Ortadoğu ülkelerine bakıyorum.

Hiç birinden ses seda
yok.

Sanki yardım edilmesi
düşünülen ülke Müslüman değil.

Kendi bölgesinde
konuşlanmıyor.

Dolayısıyla bu olay bir
kez daha gösterdi ki, Ortadoğu ülkelerinin bırakın Filistin’e sahip çıkmasını
kendilerine bile hayrı yok.

Aksi olsaydı, petrolün
zenginleştirdiği niceleri, göstermelik de olsa ses çıkarırlardı.

Ama
değil.

Bir başka nokta, aynı
eylem üzerine İsrail’in, daha önce olmadığı kadar pek çok ülkenin tepkisini
çektiği.

Ama
yetmez.

Kaçıncı seferdir dünyayı
hiçe sayarak, bir yerde devlet terörü estiren ülkeye, diplomasinin hakim olması
doğrultusunda bir takım yaptırımlar uygulanarak haddi bildirilmelidir.

Bildirilsin ki bir daha
bu tür çirkinliğe tevessül etmesin.

Yok eğer, olayın
sıcaklığıyla kınama girişiminde bulunanlar, yarın bir gün yine kulağının
üzerine yatarlarsa, İsrail’in yaptığı yanına kalacak demektir.

Onun
için Türkiye, bunların farkın olan bir ülke olarak sağduyu öngören devlet
politikası izlemek zorundadır.

En
azından elimizi güçlendirecek kozu, iyi kullanmalıyız.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.